şükela:  tümü | bugün
  • nescafeden audi q7 cikaniyla ayni sehirde yasiyorum. biz mesaj yollasak tenezzul edip kaydiniz alinmistir mesaji yollamazlar. bahtimi sikeyim.

    bir an once aralarina katilmak istedigim grup.
  • bazen çekilişle değil danışıklı dövüşle kazanırlar. mesela kampanyayla bizzat ilgilenen yetkili kişi bir de bakmışsınız çekilişten çıkacak hediyeyi ihtiyacı olan birine iletivermiş. ama büyük çaplı çekilişlerde yapmaya güven, özveri ve tecrübe yeter mi ? bilemiyörüm.
  • o insanlardan biriyimdir.cep telefonun ilk çıktığı dönemlerde cipslerin içinden çıkan kartları postayla göndermişliğimin sonunda kol gibi motorolam olmuştu.
  • çevre kolejinin düzenlediği seminere gitmek için niyetlenmiştim. o gün oğluma bakmam gerektiği için biletimi arkadaşıma verdim. ingiltere seyahati kazandı benim bilet.

    tanım: bahtımı yan döndüreyim dedirten olaydır.
  • yandex'in lamborgini'sini de kazanan olacak...merak edilenler listesine onu da alacağım. bi' pislik olacak gibi geliyor bana ama dur bakalım.

    ama zaten bize çıkacak değil ya...çıksa bile hemen satarım o kadar fakirim sen düşün. o yüzden düşündüm de çıkmasın bana zaten. hem neden çıksın ki? çıkmasın amk. herhangi bir çikletten bi' çük bile çıktığını vaki değil zaten daha. şansımı skim.

    edit: bak daha lamborghini'yi bile doğru düzgün yazamıyorum. çıksa ne olacak ki? çıkmasın.
  • bedava max dondurma bile kazanamayan biri olarak çok kıskandığım insanlardır. şans paçalarından akıyor maşallah.
  • bir yağ markasının yıllar evvel yaptığı bir çekilişte ananeme no-frost buzdolabı çıktı. bilinçli olarak katıldığı bir şey değildi,markette alışveriş yapınca tutuşturmuşlar eline. bayağı da büyük bir buzdolabıydı,demek o yıllar kazananlar belliymiş.
  • (bkz: amlarına koyayım onların çok ayıp ediyorlar)

    mavi bilgisayar'ın mavi bilgisayar olduğu yıllarda sunny konsol direksiyona yedek talihli olmuştum. midtown madness'ın da piyasadan çekildiği yıllardı. yetişse ve birileri direksiyonlarını almaya yeltenmese bir anlam kazanabilirdi o kafayla.
  • kanaatimce çok büyük, özellikle uluslararası firmaların çekilişlerinde tesadüfen kazanan, mahalle marketi ya da anadolu kaplanlarının çekilişlerinde ise eş dost arasından katakulli ile belirlenen insanlardır.

    niye böyle diyorum? çünkü bu büyük firmalar kampanyalarını büyük çaplı yapar ve genelde taşşaklı yöneticiler (ör. avrupa pazarlama sorumlusu vs) bu çekilişleri dikkatle yürütür. zaten verilen en uçuk hediye bile bunların tv'deki bir günlük reklam bedeli etmez. hile yapmaya gerek yoktur yani. bu kadar avantajlı pr faaliyetlerini iki tane plaza angutunun sabote edip imajı sıfırlamasını istemezler.

    mesela bir arkadaşımın kardeşi 90'larda fanta'dan avusturya'da balon gezisi kazanmıştı. bayaa bi haftalık turdu galiba. yine yakın bir arkadaşın diyeyim, annesi (annesinden ayrı yaşıyor arkadaş), turkcell'in o büyük velvele ile yaptığı kampanyadan bmw kazandı. resmen gidip anahtar teslimi aldı herifler.

    edit: sonradan aklıma geldi; sene 1983-84 filandı. nispeten şanslı bir adam olan eniştem, galiba alo'dan bornoz kazanmıştı. o zamanlar alo ve omo arasında ölümüne bir rekabet vardı ve alo deli gibi pazarlama faaliyetlerine girişmişti. (reklamlarında ajda pekkan, zeki müren ve emel sayın'ın oynadığı zaman. türk halkının emel sayın'cılar ve ajda pekkan'cılar diye ikiye bölündüğü zaman. vay amk be... internet yok, telefon yok, kargo yok. mektupla form gönderiyorsun 6 ay sonra cevap geliyor) neyse işte bir gün şirin kozan'ımızda mahalleye koca bir kamyon geliyor. kamyonda bir de zenci adam var. amerikalı demişlerdi. adres arıyorlar elinde bir kağıtla. enişteme bornozu teslim edip gidiyor kamyon. adamlar kamyona doldurmuş hediyeleri, anadolu'ya tek tek dağıtıyor, ciddiyete bakın! mahallede yılın olayı olmuştu bu bornoz, daha doğrusu bornozun teslim edilişi.
  • koç üniversitesi bahar şenliklerinde psp kazanmışlığım var. bir de 2008'de bi araba çekilişine katılmıştım, neden bilmiyorum ama çok umutluydum, çıkmadı. kısfmet hep bunlar..