şükela:  tümü | bugün
  • kutup bölgelerinde rastlanması muhtemel maymun.
  • kar sporlarını*** öğrenmeye çalışırken başa gelen düşmeler yuvarlanmalar ve artistik hareketler(!) sonrası edinilebilecek ünvan.
  • budist rahiplere üç maymun heykeli ilham kaynağı olmuş, karda yuvarlanmayı seven ve kartopu oynamaları ile ünlü sevimli japon makakları. belgesellerin eses oğlanlarıdır bu piç kuruları.
  • latincesi macaca fuscata olan, japon şebeği olarak da bilinen karasal maymun türü.
  • keyiflerine düşkün hayvanlardır.

    http://img-2.onedio.com/…ab5317d305e6a580003ce.webp

    tam bir emekli amca duruşu.
  • maymunlar aleminin en tatlı ve en sevimli olanları bunlar olsa gerek.. insanın evine alıp besleyesi geliyor.. kırmızı yüzlerini ve birbirlerini temizlemelerini seyretmek pek keyifli..
  • japonya'nın kaplıca sularında meditasyon yaparak huzura eren yakut yüzlü tüy yumakları. özellikle suya vurduklarında oluşan su baloncuklarını tutmaya çalışmaları çok eğlenceli. sevilir.

    buyrun

    ve bu

    en son ki görüntüler
  • şu an yerinde olasım geldi bu maymunun. tam bir keyif pezevengi. oooohhhh oturmuşlar doğal kaplıca göletinin içine sıcak sıcak , tey yavrum. yapılır mı bu yaff. bulan var bulamayan var :/

    şööyle gölette arkamıza yaslanıp, elimizdeki kokteyl kadehiyle , biz de kürdanımızın ucundaki zeytinimizi yesek olmaz mı?
  • acayip bir canlı. ufuk açıcı. kendilerini ilk kez baraka belgeselinde görmüştüm. o zamanda da dikkatimi çekmişti, bakışları ve tavırları bir acayip gelmişti; ne var ki üzerine çok düşmemiştim. şimdi bir kez daha karşılaştım kendileriyle ve belgesellerini izledim. hayret ettim. bize çok benziyorlar, net.

    -lider erkeğin, yeni devraldığı önderlik görevinin yükü altında ezilmesi, kendini soğuk ve katı davranmak zorunda hissetmesi. dondurucu soğukta üşümek pahasına da olsa diğerlerinin aksine kaplıcalara girmemesi, bir köşede titriyor olduğunu saklaması. (babam ve oğlum geldi aklıma)
    -anne, yavru ve teyze ilişkisi. annelerin gösterdiği sabır ve yavruların gösterdiği bütün o merak. kız kardeşlerin yavrularına bakarken birbiriyle dayanışması. annesinin dalda kendi tutunsun diye bıraktığı yavrunun ciyak ciyak annesini çağırması.
    -karla olan ilişkileri. kendilerini üşüttüğünü, yemek kaynaklarını örttüğünü bilmelerine rağmen; ilk kar yağdığında heyecanlanmaları, yavruların kar topu oynamaya çalışması hatta çocukken ve hala yaptığımız gibi yavru hiro'nun da ağzını göğe doğru açarak diliyle karları yakalamaya çalışması. (annem bu sahnede beni şaşırtarak demek içimizde var dedi)
    -lider erkeğin kimseyi istemiyorum havalarına rağmen, aslında yapayalnız oluşu ve yanına bir arkadaş araması. yanımdan uzaklaşın havalarının ise yavru hiro'nun sempatik tavırlarıyla en sonunda eriyip çözülmesi.
    -sevgiyi tattıktan sonra, liderlik görevinin yükü altında ezilen o kişiliğin gidip yerine daha özgüvenli, diğerlerini daha iyi yönlendirebilen sağlam bir kişiliğin gelmesi.
    -kaplıcalardaki halleri. o suyun içindeki dingin ve meditasyona yakın olan davranışları. o an ne düşündüklerini gerçekten çok merak ettim. yavrularını mı düşünüyorlar, karın nereden geldiğini mi düşünüyorlar, baharı mı düşünüyorlar, neler geçiyor acaba içlerinden. (eski insanlar karı çoğunlukla gökte oturan tanrılara yormuşlardı)
    -hiyerarşi. herkes lafta eşit olmasına rağmen bazılarının daha eşit olması. kaplıcanın bazı bölümlerine kimin girip kimin girmeyeceğine karar verenler olması. (plajlara iyiden iyiye sadece parası olanların alındığını biliyorsunuz değil mi?)
    -bahar sonunda çiftleşme zamanı gelen liderin agresifleşmesi ve yavru hiro'nun ondaki değişikliği fark ederek uzaklaşması. (bir erkeğin agresifleştiğini çoğu çocuk anlar ve yanına gitmekten imtina eder)
    -sevişmek için sevgiyle, ilgiyle, tımarla kurulan bir ilişki seçeneğinin en doğrusu ve en sağlıklısı olması. (kucağıma yat saçını seveyim?) birbirlerine şarkı söyleyip kur yapmaları. buna rağmen sürüye yabancı bir maymunun gelip tecavüze yeltenmesi, dişiye ağır anlamda şiddet uygulaması, daha sonra sürünün erkekleri tarafından yakalanıp kan revan içinde kendini zor kurtarması.
    -sakat doğan ve öz annesi tarafından terk edilmiş maymunun çığlıklarını duyan başka bir dişinin; dayanamayarak ve başına iş açtığını bilerek öz yavrusuna ilaveten onu da bir evladı olarak yanına alması. (bu arada antik yunan kültürü'nde henüz doğmuş bir bebeğin doğaya terk edilmesi, onu tanrılar'a iade olarak sayılır ve barbarlık kabul edilmezdi)
    -çocukların ölüm kavramını anlayamamaları fakat anlamak zorunda olmaları.

    işte böyle, bu kırk dakikalık belgeseli izlemek içinizi açıyor. müzikler ve dört mevsimlik japonya manzarası da cabası.

    türkçe: http://www.vidivodo.com/…aymunlari-belgesel/1279683
    ingilizce: https://www.youtube.com/watch?v=duh-jgslx_e