şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: veba)
  • (bkz: dieu noir)
  • ingilizlerin hapşırınca "god bless you" yani "tanrı seni korusun" demesinin nedeni olan salgın hastalıktır aynı zamanda veba, yani black death, yani kara ölüm. çünkü veba başlangıcı tıpkı basit bir üşütme gibi başlarmış hapşırık, aksırık, tıksırıkla. bu yüzden bir insan hapşırdığı zaman, karşısındakiler üzüntüyle, ve daha ziyade dehşetle, hapşıran kişiye "god bless you" diyerek onun için duacı olduklarını vs. iletirlermiş yakında öleceğini bildikleri için.
  • ona kara ölüm deniyordu. bu ismi almasının nedeni, damarların çatlayıp deri altında kuruyan kanın siyah renkli noktalar oluşturmasıydı.

    dünyayı kasıp kavururken 1347-1351 yılları arasında avrupa'ya sıçradı. sonuçları da yıkıcı oldu. fransız vakanüvis jean froissart'ın gerçeğe yakın olduğu kabul edilen saptamasına göre avrupa nüfusunun yaklaşık üçte birini öldürdü. büyük şehirlerdeki etkisi daha da büyüktü. floransa nüfusunun %50'sini viyana nüfusunun %60'ını yok etmişti.

    ancak uzun vadede sonuçları bugünkü avrupa'nın temellerini de atmıştı:
    1) kilisenin otoritesi sarsıldı, daha bireysel bir din ve seküler bir yaşam anlayışı ortaya çıktı.
    2) başlangıçta, tanrı'nın günahkarlara cezası olduğu düşünülen şeyin, pratik tedavi yöntemlerine ihtiyaç duyan bir salgın hastalık olduğu anlaşılınca, tıp, teolojik öğretinin baskısından sıyrılmaya başlayarak klinik gözlemlere dayalı bir bilim dalı olarak algılanmaya başladı.
    3) azalan iş gücü vassalın etkisini de azalttı, soylular gündelik ihtiyaçlarını kendileri karşılamak zorunda kaldılar, dolayısıyla halka indiler.
    4) aynı sebeple mekanizasyon ve teknolojik çözümler öncelik kazandı öncesinde işcilere yaptırılan pekçok iş için mekanik aletler kullanılmaya başlandı.

    bütün bunların aynı yüzyıl içinde varacağı nokta renaissance ve reform olacaktı!
  • bazı bilim adamları kara ölüm'ün yaygın iddianın aksine hıyarcıklı veba olmadığını savunurlar. bunun sebebi, vebanın bulaşma yolu olan yersinia pestis bakterisini` :alexandre yersin` taşıyan pirelerin üstünde yaşadıkları ve gittikleri yere hastalığı götüren farelerin kara ölüm avrupa'yı kasıp kavururken ortada olmamasıdır.
    salgının en çok can aldığı köylerde o devre ait yapıları inceleyen bilim adamları güvercin ve kumru yetiştirilen kuşlukların fareler sürekli etrafta gezinip salgını yayıyor olsalardı çoktan yıkılmış olacağını buna kanıt gösterirler, çünkü bu yapılar farelerin kolayca en tepeye kadar tırmanmasına olanak sağlayacak şekilde inşa edilmiştir, eğer fareler sürekli ortalıkta geziniyor olsalardı kuşları telef edebilirlerdi diyerek tezlerini savunurlar. ayrıca yine o zamanlar tutulmuş yazılı kaynaklarda fare ölümlerinden ya da farelerin çokluğundan hiç bahsedilmemiştir. alexandre yersin'in bir veba salgınında görev yapmak üzere gittiği çin'de hastalığın sebebini anlamak için kadavraların eklem yerlerindeki şişliklerden aldığı örnekler ise kara ölüm'ün tasvir edildiği eserlerdeki deri üzerindeki şişkinliklere benzememektedir.

    kısaca kara ölüm hala bir muammadır.
  • 14. yüzyılın ortalarında yaşanmış veba salgını.
  • günümüzde'de hala yaşanmakta olan kömür madeni işçilerinin, terki diyarından sonra verilen isim
  • decameron'un yazılmasına sebep olmuş salgın.
  • veba salgını kaynaklı olması tamamen bir teoridir. en güçlü şüpheli veba olarak görülmesine rağmen daha önce hiç bilinmeyen ve sonrasında da tekrarı görülmeyen bir hastalığın sebep olması da son derece olasıdır.
  • sonucunda, kilise otoritesini yıkıp geçmiş, din adamlarının yaydığı ahlakı sallamayan insan topluluklarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. kara ölüm avrupa ve dünya tarihinde çok önemlidir. ortaçağı bitiren esas neden budur. ölümü enselerinde hisseden insanlar, sanılanın aksine dine sarılmamış, aksine sıçarım öbür dünyana diyip kaç gün/ay/yıl olduğu muallakta olan zamanını değerlendirmek için kilisenin yapmayın dediği ne varsa yapmaya koyulmuş, itaatsizliğe başlamıştır.

    yığınla insan ölmüştür falan ama geride kalanların hayatını değiştirmiştir. insanlar, en basitinden duayla yara iyileştirme, felaketi önleme safsatasına inanmaktansa yarayı dağlayıp iyileştirmenin daha mantıklı olduğunu fark etmişler, tıbbın karşısında kilisenin osuruktan teyyare olduğunu keşfetmişlerdir. çok çok önemli bir toplumsal travmadır. bize de bir benzeri lazım.