şükela:  tümü | bugün
  • tanımadığın bir şehirde gün henüz ağarmış, hava soğuk ve uykunu da yeterince alamamışsın. şehrin yeni uyandığı o saatlerde vücudun; yılların yorgunluğu üzerine eklenen acılar ile dökülüyorken, kargalar sabahın ilk şarkısı için provalarını yapıyor. balkona çıkıp titreyen ellerinle bir sigara yakıp ilk nefesini çektiğin an; hooop filmin içindesin.

    hadi bakalım, başrolun hayırlı uğurlu olsun.

    işte böyle bir his.
  • söz konusu filmin mekanı zeki demirkubuz'un klasik varoşları şeklindeyse pek de ilgi çekici bir his değildir.

    farkli türde varoş mekanlar olabiliyor bazı varoşlarda uyuşturucu satıcılığı yaygınken bazılarında illegal örgütlenmeler olabilmektedir. bazıları tamamen yoksul yığınlardan oluşurken bazılarında çarpık ilişkiler yoğun olabilmektedir. zeki demirkubuz bu türlerden hiçbirine uymaz. onun varoşluk anlayışı arada kalmışlıkla ilgilidir. onun mekanlarında ne uyuşturucu satılır ne de politize olmuş yığınlar olur. onun varoşluk anlayışı karşı komşunun kızını düşünürken arabesk dinleyip futbol maçı izlerken tüm dünyadan kopan vasıfsız insanların yaşam tarzıdır. muhtemel karşı komşunun kızı da mahallenin en bıçkın delikanlısına aşıktır ve bu delikanlı parkta bahçede bira içen sorumsuz bir tiptir dolayısıyla bu varoşlarda seven de sevilen de sürekli içki içer. herkes arada kalmış kimse olduğu mekandan mutlu değildir ve kuvvetle muhtemel eğitimli hemcinslerinden neftet ederler hatta eğitimli insanlar onlar kadar sevemezler bile.

    dolayısıyla böyle bir mekanda zeki demirkubuz filminde hissetmek ziyadesiyle berbat bir duygudur.