şükela:  tümü | bugün
  • canute olarak da geçer. 10'ncu yüzyılın sonu ile 11'nci yüzyılın başlarında, bugünkü ingiltere, danimarka ve norveç'in bir bölümüne hükmetmiş danimarkalı kral. kıyıdaki dalgalar ile olan anektodu ile meşhurdur.

    hikaye odur ki, özellikle ingiltere'nin hakimiyetinin ele geçirilmesinden sonra gücü ve otoritesi iyice sağlamlaşan knud'un çevresinde muazzam bir dalkavuk ordusu peydah olur. kralın gücünün her leye yeteceğini, dünyadaki en güçlü insan olduğunu yineler dururlar. bilge knud, şahsında krallık makamının bu kadar ilahi bir kata oturtulmasından rahatsızdır. ve bir gün, tahtının sahilde, dalgaların sınırına konulmasını emreder. çevresindekilerin meraklı bakışları altında tahtına oturur, elini dalgalara karşı, emreder bir şekilde kaldırır ve haykırır:

    "ey dalgalar, emrediyorum size, durun!"

    dalgalar dinlemez yüce knud'u, kumsalı dövmeye devam ederler. bir yandan da haşmetli kralın ayaklarını ıslatmaktadırlar.

    (seyredenlerin gözlerinin faltaşı gibi açıldığını hayal etmek zor değil)

    bir kez daha bağırır knud:

    "siz benim egemenliğim altındasınız ve tahtımın üzerinde durduğu tüm bu topraklar bana aittir ve emirlerime itaat etmeyenler cezasız kalmayacaktır. bu nedenle, sizi yükselerek topraklarımı ve beni ve elbiselerimi ıslatmaktan men ediyorum. size durmanızı emrediyorum!"

    dalgalar isyan edercesine krallarına, durmazlar. aksine daha da yükselirler.

    tahtından doğrulur knud arkasına döner. kendisini hayretle izleyen tebasına der ki:

    "tüm ahali bilsin ki kralların gücü beyhude ve geçicidir. ve hiç bir kralın gücü ve kudreti, dünyanın, denizlerin ve cennetin efendisi olan tanrı'nınkinin yanında kıymetli ve kayda değer değildir."

    ve ardından knud, afallamış ahalinin önünde tacını çıkartır, bir haçın üstüne çakar.

    knud'un bu efsaneleşen gösterisi, egemenlik kavramı üzerine son derece önemli bir nasihat niteliğindedir. zira knud, egemenliğinin kaynağı olarak kendisini değil tanrı'yı, yani ilahi, kutsal ve tartışılmaz bir makamı adreslemiştir. bir insan olarak zaafları bulunan kral, hükümran olarak tanrı'nın elçisi olarak konumlandırır kendini. gücü ve yetkiyi tanrı'dan almıştır, tanrı'nın elçisi, dünya üzerindeki aracıdır.
hesabın var mı? giriş yap