orko 8

  • azimli
  • tadına doyum olmaz (759)
  • 3044
  • 5
  • 1
  • 0
  • evvelsi gün

gazi

bugün akşam 1800 sularında işten eve gitmekteyken, bilkent'teki tsk rehabilitasyon merkezi önünde bir şahıs dikkatimi çekti. kısa boylu ve dikkat çekici şekilde topallayan, bir elinde spor çanta olan bu şahıs, gelen giden araçlara el edip otostop çekiyordu.

yanından geçerken bacağının protez ve üstünde de komandoların giydiğinden polar mont olduğunu gördüm. akan trafikten dolayı 100 - 150m sonra ancak durabildim, dörtlüleri yaktım. topallayarak yanıma geldi, etiler orduevi'ne gitmek istediğini ancak nasıl gideceğini bilemediğini söyledi. yolumun tam zıttı istikamette olmasına rağmen "atla, buluruz" dedim.

yolda hikayesini anlattı, zaman zaman ağlayarak.

gazimiz uzman çavuşmuş. beytüşşebap'ta, geçtiğimiz sene, 2014 16 ocak'ını 17 ocak'a bağlayan gece baskın yiyen bir karakola desteğe giderken konvoyları pusu yemiş. çatışmada yaralanan bir askeri, helikoptere taşımış. dönerken topukkoparan mayına basmış, sol bacağı dizden kopmuş. helikoptere taşıdığı asker, yeni doğan bebeğini görmeden şehit düşmüş. bir astsubay da daha büyük mayın nedeniyle belden aşağısını kaybetmiş.

tedavi masrafları, yol vb ile ilgili ulaşmaya çalıştığı tüm makamlar başkasına paslamış. ankara'da parasız kalmış. bir devre arkadaşı faizle borç verebileceğini söylemiş. "250tl dünya kadar para nasıl ödeyeceğim, zaten aylığım ne ki benim" derken ağladı. buna rağmen vakarını koruyordu. hiçbir orduevi, uzman çavuş olduğu için almamış. dikmen polisevi kabul etmiş. etiler orduevi'ne gitme nedeni de, o devre arkadaşı ile buluşmak, yol parası borç almak.

adı mehmet olan bu gazimizin hikayesi de ilginç. çeçen asıllı bir kardeşimiz. çeçenistan savaşı sırasında çocukken türkiye'ye göç edip maraş'ın andırın ilçesine yerleştirilmişler.

bu arada mesai çıkışından dolayı zaten trafik berbat haldeydi, bir de üstüne tamamen allak bullak olmuş ben, yolu şaşırdım. epey bir dolanarak ve hatta yanlışlıkla girdiğimiz çıkmaz bir sokaktan dönerken önümüzü kesen sivil polis tarafından sorgulandıktan sonra orduevini bulduk. arkadaşını aradı, arkadaşı afyon'da olduğunu, yardım edemeyeceğini söyledi. orduevine gittik birlikte, nöbetçi astsubay evraklarını inceledi, yardımcı olması için nöbetçi amiri çağırdı. sarıldık, helalleştik.

dönerken radyoda türkçe'yi ağdalı bir amerikanca aksanı ile konuşan bir kız, buenos aires izlenimlerini anlatıyor, arjantinliler'in ne kadar elegant olduğundan bahsediyordu.

ek: burada kalsaydı acıklı bir vefasızlık hikayesi olurdu belki ama devamı var: (bkz: #48730434)

devamını okuyayım »
15.01.2015 02:12