şükela:  tümü | bugün
  • acid mothers temple and the melting paraiso ufo nun swordfish ten cikan ve kendi tanimlamalariyla occitanian folk muzigi etkisi ile kaydettikleri sahane album.
  • ispanyolcada aynı zamanda "sevgili" demek daha doğrusu " kız arkadaş"
  • novia / novio
  • la novia pt. 1 ve la novia pt. 2 adlı iki parçadan oluşan acid mothers temple and the melting paraiso ufo albümü. la novia pt. 1 40 dakikadan fazla süren sabır isteyen güzel bir parçadır. ana melodi psycedelic bir tarzda değişik vokallerle ve enstrümanlarla yinelenir durur. bu hipnotize edici etki gürültülü rock bölümlerine rağmen etkisini yitirmez.
  • spotify'da shigeru umebayashi'yi takip ettiğim için varlığından haberdar olduğum film. zira spotify bugün dedi ki şigeru'nun yeni bir albümü eklendi. açtım baktım, bu filmin soundtrack albümü.

    aslında film ile ilgili söyleyecek çok şeyim yok zira daha 12 dk. önce haberim oldu kendisinden. bir tek fragmanını izledim, hoşuma gitti. kısaca iki erken ve bir kadının arasındaki aşk üçgeni hakkındaymış. bu da fragman:

    la novia teaser tráiler oficial (2015)

    peki neden yazıyorum bu entryi?

    müzikler azizim, müzikler. shigeru umebayashi çok güzel bir iş çıkarmış. keman ve piyano ağırlıklı leziz mi leziz parçalar var soundtrackte. şu an için bir youtube linki veremiyorum ama alın buradan bakın:

    la novia (original motion picture soundtrack) - spotify

    bugüne de çok yakışır şarkılar benden söylemesi.

    sevgiler,
  • bol spoiler icerir.

    guzel film, masal gibi.
    bu siralar degisik seyler denemeye taktim kafayi, kendisi izledigim ilk ispanyol film olur. ayrica oyle az diyaloglu, siirli falan sanat filmi tarzi bir sey olmasi da cabasi.

    está la luna.. está la luna.. hala kulaklarimda.

    muziklere ve danslara bayildim. o ates basinda gitgide hizlanan dans, hani kizlar ve erkekler icice iki halka halinde donerken, muzikle kimin onunde dururlarsa onu optukleri.

    gelin hanimi basta begenmemistim ama o bakislar falan, celiskileri, iki erkek arasinda kalmayi, vicdan azabini falan cok guzel yansitmis. filmin sonlarina dogru iki erkekle ben de hemfikirdim kendisinin muhtesem oldugu konusunda.

    ayrica ben olsam ben de kacardim. gelinin filmin basinda dedigi gibi, siz olsaniz siz de yapardiniz.
    bu yarim kalmislik gibi, bir seyleri kaciriyormus hissi kadar beter bir sey yok hayatta. her hosuna giden coluklu cocuklu, evli adamla kacilabilir anlamina gelmiyor bu tabi ki. o yasanmislik, ikisinden de buram buram sacilan o yogun ozlem, ask kurduruyor empatiyi izleyiciye. kizin ici gidiyor zaten, besbelli kalmis, bitmemis. eli istemsiz tutuyor elini, baskasiyla dugunu oluyor ama gozleri hep onu ariyor. niye, nasil ayrilmislar boyle severken, sonra adam niye gidip bunun kuzeniyle evlenmis keske anlatilsaydi filmde.

    en guzel kisimlari gelinin gelecekten gelen haliydi. sevmiyorsan yapma, evlenme diye resmen yalvardi kendi gencligine. camlari unufak etti, aydan medet umdu, yine anlatamadi. olacak olan oluyor. o hata yapilacaksa kimse onune gecemiyor.

    gorsel olarak on numara. her sahneyi durdurup kaydetmek istedim. gelinin bakislari, atla sahneler, col, danslar, hepsi hepsi cok masalsi, cok sahane.

    ekleme: col dedigim kapadokya'ymis ya la. pof.
  • çekimleri kapadokya'da yapılan filmde bir kadın ve iki erkeğin aşk üçgeni çerçevesinde bir durumu, bir öyküyü anlatmaktan çok nedeni anlaşılmayan bir kavuşamamayı fotoğraf, şiir ve şarkılarla anlatmayı tercih etmiş yönetmen. genelinde olmasa bile hasret, tutku, sevgi ve çaresizlikle dolu duygu yer yer izleyiciye aktarılabilmiş.

    gaipten gelen yaşlı kadın (gelinin sağduyusu belki) gabriel garcia marquez'in "kırmızı pazartesi" romanını çağrıştırıyor...
  • içinde masalsı bir düğün, harika danslar, sözler, şarkılar, görüntüler ve aşırı derece tutku barındıran 3 kişilik bir aşk filmi. lorcanın bir oyunundan uyarlama olduğunu öğrenince sözlerin şiirselliği yerine oturdu.
    evlenmek üzere olanlar ve henüz evlenmeyecek olanlar izlemeli, hem düğün-dans konsepti hem de duygusal olarak varolan başka birinin yükünün nelere yol açabileceği üzere.
  • lorca nın kanlı düğün adlı eserinden uyarlama olduğunu okuduğum an biraz önyargılı dursam da film daha ilk sahnesinden beni içine çekti ve bir buçuk saat ben de kendimi o düğünün tam ortasında hissettim ve gözümden akan yaşlar tesadüf sayılmazdı. her şey o kadar yalın bir halde anlatılmış ki tıpkı yaşıyormuşçasına, bir o kadar basit, bir o kadar naif...
  • düz izledim bu filmi, evet görsel ve müziksel anlamda gerçekten iyi bir film, hikaye de gerçekten etkileyici(bkz: kanlı düğün)(bkz: bodas de sangre). fakat en basitinden, filmde devamlılık adına birkaç hata bariz bir şekilde sırıtıyor ve hikayenin büyüsünü bozuyor.