şükela:  tümü | bugün
  • isveçli yönetmen tomas alfredson tarafından yönetilen 2008 yapımı isveç korku - romantik filmi...

    film 12 yaşındaki bir çocugun* komşusu olan genç kıza* olan sevgisini ama zaman geçtikte kızın gerçekte ne olduğunu görmesiyle içine düştüğü karmaşayı anlatıyor.

    edit: filmin orjinal sitesi http://lettherightoneinmovie.com/
    imdb linki ise http://www.imdb.com/title/tt1139797/ dur
  • isveç'te ve bazı uluslararası festivallerde hayli sevilmiş tuhaf film. esasında bir kitap uyarlamasıdır. bu sevginin bir kısmı oradan geliyor da olabilir. film maalesef bana ilginç gelmemiştir. var bir yerinde bir yamukluk ki sevemedim, sayamadım, belki de hikayeyle bütünleşemedim. vampir filmi olarak görmek yerine farklı ve soğuk atmosferli bir drama bekliyorum diyorsanız izleyiniz derim.
  • vampir filmi değil bildiğiniz dramadır. drama olarak izlerseniz güzel film ha yok ben korku filmi olarak izlemek istiyorum derseniz kendinizi yormayın. yani rec ile bir alakası ilgisi yok filmin.
  • imdb top 250'de çoktan yerini almış olan ama hassas bünyelerin kesinlikle uzak durması gereken bir film. ilk 10 dakikasından sonra hala izlemeye devam edebiliyorsanız sorun yok demektir.
  • konusunda vampir gectigine bakmamak lazim, bambaska lezzette bir dram. buram buram isvec tadinda.
  • hiç vimpir filmi filan sevmem (na sorun dı hororculara) lakin bu film öyle değil, ayılmadık bayıldık. bu da lilja 4 ever gibi sarı veletlerden yardım alınarak meydana gelmiş. öyle soğuk, böyle buz gibi. lakin yakıyor

    ilginç detaylar var evet:

    --- spoiler ---
    hadmedilme hikayesi doğru olabilir, dikkatli seyredenler oskar'ın eli'nin kukusuna odaklandığı bir sahne gözlemleyebilir.

    en hoşuma giden ayrıntı "davet almadan" eve giren vimpirellanın kan ağlaması sahnesidir. ilgincime gitti, manyağım çıktı.
    --- spoiler ---

    ahaha, inanmıyorum ya, vimpir filmi sevmek ve ben! lakin evet, psikolojik analiz filmi, vimpir filmi değil.
  • vampir filmiydi, dramaydı kategorizasyonuna girmeden hakkında direkt olarak söylenecek tek söz iyi bir film olduğudur.
  • muhtemelen klasiklerden biri olarak kabul edilip yıllar sonra bile sahneleri üzerinde tekrar tekrar yorumlar yapılacak bir o kadar soğuk bir o kadar sıcak isveç filmi...

    ilk önce hannibal sonrasında da dexter'ın etkisiyle olsa gerek vahşet bağıra bağıra gösterilmediği sürece dramatik unsurlar daha çok dikkat çekiyor. özellikle bu filmde...

    umarım öncesi ve sonrası yine bu formatta çekilir.
  • korku filmi düşüncesiyle başına oturduğum, ancak bambaşka bir tat alarak başından kalktığım, güzide isveç filmi. herkesin dediği gibi, korku gibi bir beklentiyi karşılayamayacak, ancak minimalist filmlerden de hoşlananlar için çok daha fazlasını verebilecek bir film.

    spoiler olabilir
    öncelikle hikaye bir romandan alıntı olmasından dolayı, bu konuda altyapısı olanlar daha derin anlamlar çıkarabileceklerdir filmden.
    filmde az çok kanlı sahne yer almakta, ancak bu sahneler olabildiğince yerli yerinde ve kararında detaya girilerek gösterilmiş. böyle olması insanı hikayenin derinliğine daha fazla çekiyor. yaşananların dramatik yapısına yönlendiriyor izleyiciyi. filmin görsel yapısı da bu anlatımı kuvvetlendiriyor.

    film içerisinde alt hikayelerin bulunması yanısıra yönetmen bize gerek duymadığı konuları da anlatmaktan kaçınıyor. bu da gerçekliğe kapılmadan hikayenin masalsılığını oldukça kuvvetlendirmekte. ilk ölen adamın aranması, eli'nin babasının (değil muhtemelen) hastaneye kaldırılması, camdan düştükden sonra ona ne olduğu gibi.

    akılda kalan sahneler olarak hastanede vampir kadının yanması ve malum havuz sahnesi sinemasal olarak fazlasıyla başarılı ve filmi daha da başarılı kılıyor.

    filmin başından itibaren eli'nin "ya ben kız değilsem" sözleri filmin sonlarına doğru eli'yi çıplak olarak gördüğümüzde anlam kazanıyor. romanda da yer aldığı gibi eli'nin hadım edilmiş bir erkek olduğunu anlıyoruz. bununla birlikte eli'nin oscar'la olan ilişkisini tekrar gözden geçirmek gerekiyor. diğer tarafdan babası mı değil mi belli olmayan adamla olan ilişkisi de -ki muhtemelen babası değil- insanı düşündürüyor. oscar'ın da en son babasının yanındayken evlerine gelen adam ve evde oluşan garip ortam ve sonradan oscar'ın gece evden ayrılması da türlü ihtimalleri akıllara getirmiyor değil.

    ve filmin sonlarına geldiğimizde oscar ve eli trene binip mutlu mesut giderlerken eli'nin babası (?) ve oscar'ın kaderleri akıllara geliyor. farklı bir tatla bitiyor film.

    spoiler olabilir

    http://kavanozdakiadam.blogspot.com/…ht-one-in.html
  • yılın en duygusal filmlerinden biri. iki çocuğun aşk hikayesi bir vampir temasıyla işlenmiş.
    http://www.otekisinema.com/?p=2063