şükela:  tümü | bugün
  • led zeppelin grubunun müziğinin temelinde, gencebay müziğinden etkilenimlerinin yoğun miktarda bulunması durumudur.

    malum grup üyeleri, vanity fair olduğu sanılan dergiye, "biz yıllarca bir türk müzik adamının ritm, riff ve altyapılarını inceleyerek, bu ritm, riff ve altyapıları kendi müziğimizde kullandık, bunu da ilk defa buradan söylüyoruz; o türk ün adı da orhan gencebay`dır." şeklinde açıklamalarda bulunmuş. söz konusu olay, odtü öğrenci temsilcileri konseyi başkanı, odtü sosyoloji bölümü öğrencisi berkay orhaner ve adını şu an hatırlayamadığım bir üniversite akademisyenimiz tarafından orhan gencebay`a da iletilmiş. 2006 yılı ocak ayında, gencebayın etiler’deki stüdyosunda orhan gencebay’ın bizzat kendisinden de doğrulandığı belirtilmiş. gencebay bu hadiseyi alaturka yarışmasında kendisine sorulması üzerine de ifade etmiş.

    bu durum, jimmy page nin, kashmir de kullandığı riffler ve pena tekniğinin, gencebay ın ", bırakın da yaşayalım" eseriyle zirve yapan, batı müziği motiflerini bağlamaya uygulayarak, bir de bunu klasik türk müziği tambur sistemi ile entegre ederek oluşturduğu, kendine has tezene tekniğiyle olan büyük benzerlikle dahi fark edilebilir. jimmy page kashmir eserinin bestelenme aşamasını anlatırken, sitar icrasını hindistan, morrocan, ortadoğu kaynakları üzerine oturttuğunu belirtiyor. 73 yılında bestelenip, 75 de lp ye konan eserin birçok bölümünde, gencebay ın 72 çıkış tarihli, aşk pınarı rifflerine rastlanabilir.

    söz konusu olay, okan bayülgen in kral çıplak programında, bayülgen tarafından gündeme getirilmiş, orhan gencebay ın ağzından da teyit edilmiştir. ohio university deki bir tez için konuşan jimmy page nin gencebay dan, müziğin ilahı olarak bahsettiği malum programın kayıtlarında mevcuttur.

    örneğin gencebay - led zeppelin ilişkisi üzerine bir araştırmaya buradan bakabilirsiniz;

    (bkz: ben doğarken ölmüşüm vs fool in the rain)

    --------------------
  • kendileri zaten epey çalıp çırptığı, milletin bestesinin altına kendi isimlerini yazıp, akabinde davayı yiyince telif ödemek zorunda kaldıkları için falan normaldir.
  • (bkz: benim de söyleceklerim var)
    kaç yıl oldu bilmiyorum bu iddianın çıkalı, ama iddiada bir hayli yalan/yanlış nokta var. bu noktalar olayın kendisinde değil aslında. hayır, olabilir elbet, jimmy page orhan gencebay'ı dinlemiş/ondan etkilenmiş vs. olabilir. bu kısma daha sonra gireceğim. ama ondan önce bu iddianın en "sağlam" dayanağı olarak gösterilen jimmy page'in röportajına bakalım önce:

    olay şu ki, vakti zamanında (ki bu çoğu "kaynak"ta 1974 olarak geçiyor), jimmy page vanity fair adlı bir dergiye bir röpartaj vermiş, etkilendiğini söylemiş vs.
    şimdi öncelikle şu dergiye bir bakalım:
    http://en.wikipedia.org/…air_(historical_magazines)

    görüldüğü gibi bir kaç tane vanity fair dergisi yayımlanmış ve bunlardan sadece sonuncusu led zeppelin ortaya çıktıktan sonra yayınlanmış ve o da bildiğin moda-popüler kültür dergisiymiş. ne 1974'te aktifmiş, ne de müzikle alakalıymış. hadi diyelim playboy'un led zeppelin'le ilgili haber yaptığı varsayılırsa, bu vanity fair'in de led zeppelinle ilgili röportaj yapmış olma ihtimalini değerlendirelim (1983'ten sonra elbet), ve biraz google'layalım:
    http://www.google.com/…d172d6db3cc&biw=1680&bih=854

    http://www.google.com/…d172d6db3cc&biw=1680&bih=854

    ne bir röportaj mevcut, ne de o röportajın içinde geçen bir orhan gencebay ibaresi.

    acaba diyelim başka bir dergi miydi o, ve tekrar araştıralım (ingilizce sayfalarda elbette, zira bu iddiaların hepsi türkçe kaynaklı ve aynısı- 1974 vanity dair dergisi, yani olmayan dergi):

    http://www.google.com/search?as_q=|+%22jimmy+page%22+%22orhan+gencebay%22&as_epq=led+zeppelin&as_oq=&as_eq=&as_nlo=&as_nhi=&lr=lang_en&cr=&as_qdr=all&as_sitesearch=&as_occt=any&safe=images&tbs=lr%3Alang_1en&as_filetype=&as_rights=#q=%22led+zeppelin%22|%22jimmy+page%22+%22orhan+gencebay%22&hl=en&lr=lang_en&as_qdr=all&tbs=lr:lang_1en&prmd=imvnso&ei=U5pcT7fLE4WCOsTPsPUI&start=0&sa=N&bav=on.2,or.r_gc.r_pw.,cf.osb&fp=75088d172d6db3cc&biw=1680&bih=854

    görüldüğü gibi burda da sonuç yok.

    varmak istediğim nokta şu ki, en azından jimmy page'in ya da herhangi bir led zeppelin üyesinin orhan gencebay'a dair bir röportajı bulunmuyor. bu iddiaların hepsi uydurma.

    şimdi de olayın 2. kısmına gelelim. jimmy page'in orhan gencebay'ı dinlemiş olma olasılığı: elbette "0" değil bu olasılık. dinlemiş olabilir, duymuş olabilir vs. ama özellikle kashmir şarkısında riffleri alma gibi bir durumu yok. bunun bir kaç nedeni var, öncelikle kashmir'in genel riffleri sadece jimmy page'e ait değil, john bonham a.k.a bonzo'nun da büyük emeği var şarkının rifflerinde. hatta asıl riffin bonzo imzası taşıdığı kabul edilir bazı "fan"lar tarafından. ki bonzo'da, yo dostum yo, grupta farklı müzik türlerini araştıracak bir insan değil, hiç olmamış. ikincisi, kashmir ritm itibariyle jimmy page'in 1967'den beri üzerinde çalıştığı dadgad tonu üzerine oturtulmuş. ayrıca kashmir'deki arap/hint etkisinin asıl sebebi, jimmy page'in çok uzun zaman önce sahip olduğu sitar (kendisi bunu george harrison'da sitar yokken ben de vardı diyerek tiye alır) ve onun üzerinde oynaması başlamış, 1972'de bombay orkestarı ile hint müzisyenler eşliğinde yapmış oldukları denemelerle olgulaşmıştır.

    sonuç olarak, led zeppelin'in orhan gencebay'dan etkilenmesi diye birşey söz konusu değil. tutarsız yalan ve yanlış kanıtlar var. etkilenmemelerin sebebi orhan gencebay'ın yetersiz ya da led zeppelin'in kusursuz olması vs. gibi gereksiz ve gerçek dışı polemikler başlatıcı sebeplerden değil, led zeppelin elemanlarının muhtemelen orhan gencebay'dan haberleri olmamasından kaynaklı (1974'ten bahsediyorum). dinlemiş olsaydı etkilenirler miydi, muhtemelen evet. en azından orhan gencebay'ın elektro saz uğraşlarına jimmy page muhtemelen acayip saygı duyar, hemen sahip olmak isteyip kurcalardı.
  • olayın ilk dile getirildiği yer mavinota.com ve orhanabi.net adlı internet sitesidir. bu sitelerde derginin çıkış yılının 1974 yılı olduğuna dair bir yazı veya bölüm bulunmamaktadır. hatta derginin vanity fair olduğu da kesin bir dille belirtilmemiştir. sadece bu dergilerden biri olma ihtimali de vardır şeklinde altı çizilmiştir. bu sebeple 74 yılına ait vanity fair dergisine dair izler aramak, asıl kaynaktan yola çıkılarak yapılmış bir araştırma değildir. zaten olsa bile 39 yıl önce çıkmış bir derginin internette dökümünün olması imkansıza yakındır. çok sağlam bir arşivci herhangi bir ingiliz veya dünya sitesinde paylaşmadıysa ki paylaşsa bile bulmak çok güçtür. orhanabi net sitesi üyesi mehmet canıtez ile orhan gencebay ile bu konu üzerine görüşme yapan odtü'den berkay orhaner'in görüşmesi ve okan bayülgen'in kral çıplak programında, "orhan abi yıllar önce bi üniversitenin tezinde, jimmy page' nin sizden , müziğin ilahı olarak bahsettiğini biliyor musunuz?" şeklinde sorduğu sorunun akabinde yapılan muhabbet dışında yapılan tüm yorumlar afakidir. bu sebeple bu iki argüman dışında verilen bilgileri baz alarak yapılan intermet araştırmaları netice vermeyecektir.

    bu linkte sohbetin bi kısmı vardır. programın tamamı için verilen adreste link de vardır;

    http://www.dailymotion.com/…2010-5-kysym_shortfilms

    ayrıca led zeppelin grubunun gencebaydan habersiz olması imkansızdır. müziğinde doğu kültürünü bu denli çok barındıran bir grubun, o dönem bu türün en büyük temsilcisi hakkında bilgi sahibi olmaması abestir. en basitinden yarabbim longplayi çıktığı yıl dünyanın en çok satış yapan sanatçısı olan gencebay'ın hem o yıl hem önceki yııllarda, eserlerinin yunanistan, ispanya, arjantin, israil, mısır, hindistan gibi ülkelerin önde gelen sanatçıları tarafından okunduğu, dünyanın bir numaralı sitar üstadı ravi shankar ile sitar üzerine çeşitli fikir teatileri bulunduğu ortadadır. geçmiş entrylerimde bu eserlerden, okuyan sanatçılardan bahsetmiştim .isterseniz özel olarak da yollayabilirim. gencebayın ravi shankar' ın hediye ettiği sitarı hala baş köşesinde durmaktadır. jimmy page kashmir eserinin bestelenme aşamasını anlatırken, sitar icrasını hindistan, morrocan, ortadoğu kaynakları üzerine oturttuğunu belirtiyor. o dönem sitarı eserlerinde en sık kullanan isim gencebay ve ravi shankar. bu iki isimden biri olan gencebayı, bu müzikle bu kadar haşır neşir olan bir grubun bilmemesi imkansızdır. ayrıca aşk pınarı ve kashmir eserlerinde birbirine benzeyen riffler vardır. bakın ritmden bahsetmiyorum. melodik bir benzerlik bu. ayrıca led zeppelin'in in orhan gencebaydan haberdar olmaması şu sebeple de imkansızdır. o sebep de şu ki; sanat hayatında hiç sahneye çıkmayan orhan gencebayı sahneye çıkarmak için o dönem bir hayli uğraş veren ahmet ertegün ile led zeppelin yakınlığı. biliyorsunuz ki ahmet ertegün led zeppelin grubunun patronluğunu yapmıştır. albümlerinde prodüktörlük yapmıştır. led zeppelin' in orhan gencebaya ilgisi ahmet ertegün üzerinden oluşmuş dahi olabilir. ki çok büyük ihtimalle bu böyledir. hatta ve hatta ahmet ertegün'ün bu iki ismi bir araya getirmeyi planlamış olabileceğini dahi düşünmeden edemiyorum. ingiliz sayfalarında bu yakınlığa dair haberleri vikipedi bilgilerini de bulabilirsiniz. ki yukarki entryde verilen ingiliz sayfalarında zaten ahmet ertegün ismi de çıkmış. ben türkçe google' ı göstereyim, siz ingilize kendiniz bakın;

    http://www.google.com.tr/…a4d3145d&biw=1166&bih=661

    ayrıca: (bkz: ben doğarken ölmüşüm vs fool in the rain)
  • sadece iddiadır. üstelik bu iddiayı kanıtlayabilecek herhangi bir döküman da bulunmamaktadır. dolayısıyla uydurmadır!
    ortaya sunulan en büyük iddia "vanity fair" adlı bir dergiye jimmy page'in 'sözde' vermiş olduğu bir röportaj(mış). daha önce yazıldığı (bkz: #27719417) gibi böyle bir dergi led zeppelin faalken ne varmış ne de led zeppelin'in herhangi bi elemanının orhan gencebay'a dair herhangi bir röportajını içermekte. daha da önemlisi, internette bu röportaja dair herhangi birşey yok.

    bu "sözde" röportajın yayınlanma tarihi internette (elbette sadece türkçe kaynaklarda) 1974 olarak geçiyor. kısa bir google araştırması ile ulaşılabilir.

    şimdi bir de olayın ilk dile getirildiği kaynaklardan birisi olarak atfedilen orhanabi.net sitesin bir bakalım. durumun en gücel halini harikulade özet geçmiş çok yakınlarda bir yazı:

    şöyle diyor yazıda: "türkiye’de fazla bilinmeyen bir konu olarak led zeppelin’in vanity fair dergisine verdikleri bir röportajda doğu müziğinden oldukça etkilendiklerini, ‘özellikle orhan gencebay isimli bir türk müzisyenin şarkılarından ilham aldık’ diye söylediklerini aktardı.
    sonrasında bu görüşmeyi birlikte yaptığımız arkadaşım ozan önen, orhan gencebay’la yaptığımız görüşmeyi internete aktardı. bildiğiniz gibi internet bazen devasa bir ‘kulaktan kulağa’ oyununa dönüşebiliyor. nitekim ozan’ın yazısı da çok farklı biçimlerde alıntılanarak kullanıldı. kimi mecralarda benim kimliğim ‘sosyoloji bölümü öğretim üyesi’ olarak geçiyor, yanlıştır. diğer yandan vanity fair’in ilgili sayısının bende olduğuna ilişkin yazılar da gerçeği yansıtmamaktadır. bazı forumlarda yazarlar açıkça vanity fair’in o sayısını görmek için beni işaret etmektedirler. kendilerinin bilmedikleri bir konuda nasıl bu kadar emin olduklarını hayretle izledim. ayrıca orhan bey’i ziyaret ettiğimiz gün orhan bey’in kendisi de bize vanity fair’in ilgili sayısını göstermiş değildir. kendisi hangi led zeppelin şarkısında özel olarak bu etkinin görülebileceğini de aktarmamıştır. vanity fair dergisinin ilgili sayısı tarafımdan kesin olarak bilinmemektedir. orhan bey’de o gün bize derginin ilgili sayısı hakkında başka bilgi vermemiştir."

    bundan daha güzel bir açıklama olamazdı. yahu ortada derginin basımı yok, tabi olamaz kanıtı da!

    şimdi da konuya ilişkin diğer "destekleyici" iddialara gelelim.

    - böyle bir derginin internette dökümünün olmamasının imkansıza yakın olması. dolayısıyla derginin gerçekte olmuş olması.

    yahu şaka mısınız siz! dergi o yıllarda basılmamış. hadi diyelim, 83'ten sonra bir röportaj verilmiş orda bahsedilmiş. e o da yok. hadi diyelim başka bir dergi olsun. e o da yok. yok arkadaş böyle birşey. jimmy page böyle bir şey diyecek, "orhan gencebay" adlı bir müzisyenin ritm ve rifflerinden etkilendik/kullandık diyecek ve hatta bir üniversitte tezinde müziğin ilahı olarak bahsedecek ve bunun kaydı olmayacak. buna inanmak daha da büyük bir şaka. siz the beatles, led zeppelin, pink floyd gibi "efsane" grupların fanlarının ne kadar ileriye gidebileceklerine dair hiçbir şey bilmiyorsunuz. röportajın bir köşesinde led zeppelin ve/veya jimmy page'in adı geçiyor diye dergi alan, onu dijital ortama aktaran binlerce "fan" var. size şöyle aktarayım; 1963-1966 arasında (ki bu jimmy page'in neil christian and the crusaders'tan ayrılıp the yardbirs'e geçtiği dönemde yapmış olduğu stüdyo gitaristliği dönemi) birleşik krallık'ta yayınlanan "rock" tarzındaki albümlerin en az % 60'ında jimmy page'in yer aldığı düşünülüyor. o kadar çok kişi ve grupla çalmış ki kendisi kiminle çaldığını hatırlamıyor, ama bunun listesinin tutan, jimmy page'in kendisinden çok daha iyi bilen bir sürü "fan" var. yahu adamın yeni yaptığı çalışmaları dinlemek için evini soyan hırsızlar bile var*. en ufak bi gazete küpüründe yer almışken, daha veletken tv'ye çıkmış olduğu için bunun kaydını alıp dijital ortama yükleyenler var. achilles last stand, royal orleans, ledzeppelin.com vs. gibi binlerce "fan"ın her dakika böyle paylaşımlar yaptığı forumlarda grup üyelerinin hangi konserde hangi groupieyle takıldığını bilen tipler var. ve siz iddia ediyorsunuz ki, jimmy page, orhan gencebay hakkında böyle bir şey diyecek ve böyle bir röportaj olsa bile dijital ortamda olmayabilir. yoo dostum yoo, siz hiçbir şey bilmiyorsunuz "fan"ların ne kadar uç noktaya gidebileceklerine dair. hatta size şöyle bir link vereyim, bu iddia daha önce bir forumda dile getirildi, herhangi bir cevap dahi almadı.

    - gelelim orhan gencebay'ın okan bayülgen röportajına:

    maalesef kendisi yanlış bir bilginin kurbanı olmuş.

    - bir diğer iddia da led zeppelin'in orhan gencebay'dan habersiz olma olasılığına. bu iddiayı yapan ben "(1974'ten bahsediyorum)" diye not düşmüşüm. daha fazla açıklama yapmak gereksiz bu nottan sonra. elbette şimdi haberleri vardır. hele ki robert plant ve jimmy page'in 1994'teki no quarter denemesi olduğu varsayılırsa, bundan daha gerçekçi birşey olamaz.

    sitar olayına ise hiç girmiyorum. 70'lerde "sitarı en sık kullanan isim gencebay ve ravi shankar" sözünü siz siz olun az buçuk müzik bilen bir hintliye söylemeyin. ben söylemem yani. söyleyemem yani benimkilere.

    ahmet ertegün** led zeppelin'e yakın bir isim olsa da asla patronu olmamıştır. hatta prodüktörü hiç olmamıştır. led zeppelin'in tüm albümlerinin prodükteri jimmy page'in kendisidir. ahmet ertegün atlantic plak şirketinin kurucu 2 ortağından birisidir. atlantic ise led zeppelin'in ilk 5 albümünün plak şirketidir. benzerlik iddia edilen kashmir şarkısı ise physical graffiti albümündedir, ki onda da plak şirketi yine led zeppelin'in kendisinin sahip olduğu swan song'tur. bilgileri düzeltmek her zaman faydalıdır.

    fool in the rain ve ben doğarken ölmüşüm miksi ise müzikal açıdan güzel olmuş, fakat ortada altyapı benzerliğinin bulunduğunu düşünmüyorum. fool in the rain'in davul partisyonlarını ayırıp bir sürü şarkıya ekleyebilirsiniz. hatta çoğu şarkıyla çoğu şarkıyı "mix"leyebilirsiniz. misal led zeppelin ve ozzy osbourne'ın muhteşem mixini dinlerseniz kulaklarınızın pası da silinir. cidden cuk diye oturan mixler de var, bazıları gerçekten birbiri için yaratılmış gibi duruyor. fool in the rain mixi ise bunların benzerliğinin yanında hiçbir şey açıkçası. hatta ortalıkta benzerlik de yok. davul partisyonlarının başka bir şarkıya yerleştirilmesi var sadece.

    şimdi whole lotta love linki verdik diye jimmy page intihalcileri yine üçüşür, bence şu 3 şarkıdan da (1,2,3) bir intihal/benzerlik/mix çıkarsalar süper olur. girişler aynı lan!

    --- özet ---
    varmak istediğim nokta şu ki, en azından jimmy page'in ya da herhangi bir led zeppelin üyesinin orhan gencebay'a dair bir röportajı bulunmuyor. bu iddiaların hepsi uydurma.
    dolayısıyla bu iddia da gerçek değil.

    --- özet ---
  • keman ve darbuka taksimleri dikkate alınırsa daha ziyade kumkapı ve sulukule civarından etkilendiği iddiasıyla çürütülen tez, ya da adnan şenses.

    http://www.youtube.com/watch?v=iphyknohgnk
  • şimdi bu hikayeyi ben orhan gencebay'ın dandirik jürili popstar yarışmalarında birinde anlatırken duydum. fazla da üzerine takılmadım, "aga kurt cobain kendini pompalıyla vurmuş", "marilyn manson kendine sakso için kaburga kemiklerini aldırmış" tarzı hikayelerin pek de üstüne çıkamadı. ta ki;

    şu since i've been loving you videosu'nun ilk 30 saniyesini dinleyene kadar;

    http://www.youtube.com/watch?v=mfqi-u5exue

    adam hayvan gibi blues'lar ile başlıyor, tüm grup giriyor ve orda sırf o melodiyi çalabilmek için hazırlık yapıyor.

    hangimiz bir türk filmi izliyor hissine kapılmadık ki?
  • batılılaşamama kompleksinden mütevellit kendi şarkıcısını / sanatçısını 'görünürde' küçümseyen ama 'içten içe' seven türk halkının 'gurur duyabileceği' hadise. led zeppelin müzik yapınca wow, orhan gencebay yapınca ühühü ne de olsa bu coğrafyada. batılılaşamama kompleksi; doğu'ya dair ne varsa küçümseme halleri kendi özümüzü reddetmemize sebep oldu, şizofrenik olduk. fazıl'lar okusalardı zamanında şu vanity fair'leri iyiydi.
  • konuya da deginecegim ama oncelikle eksi sozlukteki cahil sayisinin artmasina deginmek istiyorum. vanity fair diye bir dergi ne demek amk? 1 degil 2 degil 3 degil 5 degil...

    bu nasil bir sey biliyor musunuz?

    soyle bir sey: real madrid diye bir futbol takimi varmis, orada futbol oynaniyormus.

    ulan vanity fair diye bir dergi ne demek, tobe tobe, agac kovugunda mi buyudunuz?

    konuya gelirsek: orhan gencebay bana birber diyalogda:

    ufo gordugunu,
    depremleri onceden hissedebildigini,
    kizilderililerin, isveclilerin ve 8-10 milletin turk oldugunu anlatmisti.

    ha yanlis anlamayin, orhan gencebay yalanci falan degil, fantastik seylere inanmayi seven tatlis bir adam.

    led zeppelin'in kendinden etkilendigi hikayesi piyasaya surulmus, adam da dusun dusun yillar icinde kendini inandirmistir.

    ya da vanity fair diye bir dergi yazmistir belki (tobe tobe vanity fair diye bi' dergiymis)

    yok... michael jordan diye bi basketci.
  • dunya uzerinde, turkiye benzeri kac tane sikindirik ulke ve bunlarin uzerinde yasamis kac tane orhan gencebay, baris manco vs. gibi aslen bayagi sikindirik ama yasadiklari cografyanin dusuk standartlarina bagli olarak yerel efsane olmus adamlar olabilecegini hayal bile edemeyen vizyonsuzlarin sanrisidir.

    2018 yilinda olmamiz, neredeyse her dedikoduyu bir kac dakika icinde yalanlama/dogrulama imkanimiz olmasi gibi konulara hic girmek istemiyorum yukarida mr mojo risin mahlasli kardesimiz tane tane anlatmis zaten.