şükela:  tümü | bugün
  • guatemala’da maya koylerinde inanilan ve buyuk saygi duyulan, aziz-pagan tanrisi-yahuda arasi, colomb oncesi inanclarin ve hristiyanligin cok renkli bir karisimini yansitan tuhaf, mesum kisi. adi san simon olarak da geciyor. maximon’a mayalar genel olarak inaniyormus ama kilise baskisindan su anda yalnizca uc koy kalmis acikca ibadet eden (santiago atitlan, san andres ixtapa, ucuncuyu hatirlayamadim). sadece paskalya’dan onceki haftada (semana santa) yapilan torenlerde ulkenin her yerinde maximon ortaya cikiyor, hatta isa ile yuzlesiyormus. neyse, maximon'un ne ozelligi var derseniz, aziz olmaktan fersah fersah uzak bi abi aslinda bu. surekli - ama hakikaten durmaksizin- sigara ve rom iciyor, kadin pesinde kosuyor. maximon’a ibadet eden koylerde maximon’un bir evi var, semana santa disinda maximon surekli bu evde duruyor. tahtadan yapilmis, uyur gorunuslu, yasli, sakalli, sivri yuz hatli bir adam maximon, evin orta yerinde duruyor. kafasinda bir kovboy sapkasi var, boynunda bir kravat ve ayrica kravatin sagindan solundan yer yerinden fularlar sarkiyor. bacaklari yok (fazlasiyla zampara oldugu icin kiz pesinde kosmasin diye ayaksiz oldugu yaziyor rough guide’da ama bilemiyorum tabi). sabah 6 aksam 6 arasi ziyaret ediliyor, kalan vakitte uyuduguna inaniliyor cunku. ziyarete giderken mutlaka bir sise rom ve/veya sigara goturuluyor. maximon’un basinda iki adam duruyor surekli. bu abiler gelen rom ve sigarayi alip, duzenli araliklarla maximon’un bogazindan asagi rom boca ediyorlar (soylemeye gerek yok ya, ahsabin ici bos, likir likir yag gibi kayiyor rom), sigarasi veya purosu da hic eksik olmuyor, sondukca agzina yenisini yakip veriyorlar. sigaranin kullerini ayri, izmaritini ayri kapta topluyorlar, daha sonra bunlari satiyorlarmis. kullerin uykusuzluga iyi geldigine, izmaritin de hirsizlardan koruduguna inaniliyor. mekanda ayrica onlarca rengarenk mum ve kedi merdiveni benzeri tuhaf nesne var, iceride surekli recinemsi bir tutsu yaniyor. ibadete gelenler bir suru mum ve tutsu yakip, tin tin tin tin diye devam eden (daha dogrusu dili bilmedigimiz icin kulaga oyle gelen) monoton bir ses ve tonlamayla maya dilinde uzun uzun dualar ediyorlar. bazi yerlerde tavuk (canli) ve yumurta da kullaniliyormus bu ibadet-ayinler icin ama bize denk gelmedi. yine bizim gittigimizde yokmus ama diger maximon evlerinde bir de iri yari teyzeler ruhsal temizlik isteyip istemnedigini soruyorlarmis, istersen, birisi seni supurge calisi gibi bir seyle hafiften doverken oburu uzerine rom puskurtup dua ediyormus. maximon’da olmasa da, pagan geleneklerini surduren koylerin kilise ayinlerinin onemli bir parcasi coca cola, fanta vs. gazli icecekler bir de, bunlarin icindeki gazin insanin icindeki kotulugu, kotu enerjiyi ortaya cikaracagina inandiklari icin kullaniyorlarmis.

    yazinca komik gorunuyor ama koyluler cok ciddiye aliyor bu ayinleri. dalga gecen turistlerin feci halde dayak yediklerine dair uyarilari okuyunca biz de en ciddi suratimizi takindik izlerken. esasinda torene sahit olunca o kadar da absurd veya komik gelmiyor, hatta koylulerin torene nasil derin bir inancla katildigini, yorulmadan bacaklarina kramp girmeden dakikalarca ayni pozisyonda oturup, nefes almadan dua ettiklerini gormek oldukca etkileyici. soyle bir dusununce, bu torenlerin diger dinlerin torenlerinden daha absurd olduklarini, hatta daha genel soylersek herhangi bir inanc veya ibadetin diger bir inanc veya ibadetten daha tuhaf oldugunu (veya bir inanc ya da ibadetin bir digerinden daha iyi, mantikli, normalvs. -sifatlar cogaltilabilir- oldugunu) soylemek de mumkun degil aslinda...yumurta ve rom kullanmayi ekmek ve sarap kullanmaktan ya da hayvan kurban etmekten daha tuhaf olarak degerlendirmenin akla yatan bir gerekcesi olabilir mi?

    ayrica (bkz: san juan chamula) (bkz: popol vuh)
  • efsanelerden birine göre maximon kadın düşkünü bir adammış. kocalar gündüz çalışmaya gittiklerinde, maximon geride kalıp adamların eşlerini götürüyormuş. sonra bir gün bunu iş başında yakalamışlar, almışlar, kesmişler kollarını ve alt gövdesini ki bir daha yapamasın. maximon pişman olmuş ve hayatının geri kalanını iyiliğe adamış. iyilik adına ne yapmış bilinmez ama, şu saatte herhalde oturmuş purosunun keyfini çıkarıyordur.

    şaka bir yana, maximon aslında yürekli adam/heykel/tanrıymış. varlığıyla, her yıl ona ev sahipligi yapmak için seçilen fakir ailelere bir gelir kaynağı oluşturuyor. her ziyaret eden önüne para, yiyecek, içecek, hediyeler koyuyor, aile de en azından bir yıl boyunca geçim sıkıntısı çekmiyor. takdir ettim.

    merak edene: giriş 2 quetzal, fotoğraf çekmek 10 quetzal.
  • inancın ne kadar vazgeçilmez olduğunu kanıtlayan cezaevi tanrısıdır. http://www.bbc.com/…od-that-gets-people-out-of-jail
    falın, burçların ve mitolojinin işlevini yerel ölçekte(guatemala) gerçekleştirir.