şükela:  tümü | bugün
  • nico francois'nin ismi..
  • velvet undergroundla yaptigi i'll be your mirror die bir sarkisi var ki birkac gun dilime dolasti soyledim durdum... cok komik, cocukca bir melodisi var ve nico nun kalin sesiyle ve aksaniyla daha da komik oluyo ama olsun... tam da sevgiliye telefon acip bagira cagira soylenecek sarki turunden...

    i'll be your mirror
    reflect what you are
    in case you don't know
    i'll be the wind, rain and the sunset
    lighten your door
    show that you're home

    chorous:
    when you think the night is in your mind
    dead inside you twisted and unkind
    let me stand to show that you are blind
    please put out your hands
    'cause i see you

    i'll find it hard to leave
    if you don't know
    the beauty you are
    but if you don't
    let me be your eyes
    end to your darkness
    so you won't be afraid

    chorous

    i'll be your mirror
    (reflect what you are)
  • broken sword adlı muhteşem oyunda her iki bölümünde de yer alan, george stobbard'ın mütemadiyen asıldığı, kendisi de arada yüz veren arada vermeyen (bkz: gosterip vermemek), beraber maceradan maceraya koştukları fransiz karakterdir nico. ilk bölüm olan shadow of the templar'da tanışırlar, nico haber muhabiridir, cafe'deki patlama olayını araştırıyordur, önünde boş zamanlarında atıp tutan, fal bakan bir çiçekçinin durduğu apartmanda oturur. george'u sürekli bir takım işlere koşar, "cooğrc karakola git", "cooğrc o boya nerden alınmış öğrenebildin mi?", "cooğrc bu adamı bulmamız lazım" yapar.
  • kotu bir grace nakimura taklidi oldugunu uzulerek belirtmeliyim nico'nun.
  • nico ismini bi erkek arkadasinin anisina almistir (yani nico aslinda erkek arkadasinin ismi) - ari diye cocugu vardir eroine kendi elleriyle baslatmistir
  • nico'nun sarki soylemesi hakkında birisinin 'an ibm computer with a garbo accent' benzetmesi yaptığını yazıyor andy warhol.
  • mcbrain . iron madien nın bateristi .
  • steven seagal'in "above the law" filminde canlandirdigi karakterin adi.
  • alain delon'dan olan oğlu ari'yi de kendi elleriyle uyuşturucu bağımlısı yaptıktan sora bi gün ana-oğul karşılıklı uyuşturucu alırlarken ari'nin krize girmesi üzerine 'belki kasette kullanırım' düşüncesiyle oğlunun çıkardığı sesleri kaydettiini okumuştm bi yerde. öyle bi anda böyle bişiyin aklına gelmesi oldukça ilginç ve herşeyi bırakıp bu işe girişmek baya manyakça
  • groupie denip yabana atılmış rock ilahesi. avrupa'da bir miktar modellik, la dolce vita'da küçük bir rolden sonra new york'a transfer olmuş; warhol'un factory'sinde ve velvet'larla sahnede arz-ı endam etmiş, doors filminde utanmadan şöhret manyağı isterik kadın olarak resmedilmiş, cohen'in uzun yıllar aşkı kalmış, chelsea girls gibi plakları olan, ama en büyük müzikal tecrübesi camera obscura olan, ibiza'ya taşınıp oğlunu da eroinman yaptıktan sonra bisikletini süt kamyonuna çarpması sonucu ölmüş, talihsiz kadın, uslanmaz ruh. marc almond biyografisinde ona nasıl saygı duyduğunu, bir düet için çağırdığında sefaletine karşın nasıl asaletini koruduğunu, duymayan kulağına rağmen şarkıyı güzelleştirebilme çabalarını anlatır. lou reed femme fatale'i kendisine yazmış olsa dahi bok gibi de davranmıştır. john cale'e çok vefa borçlu olduğunu söyler. şöyle de bir olay var: seksenlerde nico warhol'un new york'taki bir sergisinin açılışına gidiyor ve warhol'dan birazcık para istiyor. warhol ona bir banknot uzatıyor. nico da: bunu imzala, çerçeveletip duvarıma asacağım; bir tane de harcamam için verir misin, diyor. böyle bir kadın yani. marianna faithfull için dendiği gibi: she was a lady even disgrace. camera obscura da deneysel elektronikliği, şahane my funny valentine cover'ıyla eşsiz bir lp'ydi. (bkz: marianne faithfull) (bkz: factory) (bkz: andy warhol)