şükela:  tümü | bugün
  • cok ama cok eglenceli tek kisilik oyun. alisilagelmis stand-up'lara cok benzemiyor. insanin hic bitmesini istemedigi, bittiginde de "ulan keske engin benim arkadasim olsaymis ne eglenirmisiz be" diye dusundugu, icten, sevimli, samimi, yakisikli oyun. bir ara tekrar gidecegim seyretmeye. bu arada doluca sponsor oldugundan sarap da beles.
  • efsun'un da çaldığı stand up.
  • engin günaydın'ın açacağı tiyatro için gerekli finansmanı sağlamak amacıyla sahneye koyduğu tek kişilik oyun. zira oyunda da engin günaydın, salonu doldurabilmek için zaga'da skeçlere katıldığını samimiyetle anlattı. neyse bu meseleyi geçelim şimdilik...

    beklentilerimin altında bir şeyle karşılaştığım bir oyun oldu bu. seyrederken, zorlama bir oyun olduğu ve bu işi zevkle yapmadığı hissine kapıldım. ilk başta gülmeye şartlı gittiğim için, oyun başında bolca gülerken bu durumun yavaş yavaş azaldığını ve oyun sonunda hiç gülmediğimi farkettim.. öncelikle oyunun akıcı olmamasının, hikayeleri yazdığı defterden ve sahnenin yanındaki kızdan "şunu anlatsana engin, bunu anlatsana engin" şeklinde aldığı yardımlarla oyunu götürmeye çalışmasının beni oldukça rahatsız ettiğini söylemeliyim. onun haricinde bir malın, iyice havaya girdiğinde kendini boş bir arazide hayal etmesine ve engin günaydın'ın bunu tasvir edişine de oldukça güldüğümü de belirtmem gerek. ama yine de izlediğim oyuna 25 milyon vererek kendime dedim ki: evet, o hikayedeki mal benim.

    kanımca engin günaydın da aynı okan bayülgen gibi rol yaptığında inanılmaz derecede başarılı olurken, kendi kimliğine büründüğünde rol yaparkenki hali kadar çekici olmuyor. umarım engin günaydın, gerekli parayı toparlar ve tiyatrosunu kurar. tek kişilik oyununu pek beğenmesem de kendisine "yolu açık olsun" diyorum...
  • engin günaydin dan çok orjinal bir deneme.bugün itibariyle seyretme firsati buldum.tahmin ettigim gibi büyük bir kismini dogaçlama yapiyor.zaten engin günaydin in en basarili oldugu alanlardan biri dogaçlama.aradaki hikaye geçislerini de gayet iyi kotariyor.oyunu daha çok sahneledicekçe ve gelistirdikçe daha iyi olacak kesinlikle.ama bu haliyle bile çok fazla eglendiriyor.bir buçuk saatin nasil geçtigini anlamiyor insan.
  • abisiyle ilgili anlattığı hikayeleri, dinleyenleri, gülmekten öldürebilcek seviyede olan stand up gösterisi.
  • belki de ölürken, hayatımız film şeridi gibi gözümüzün önünden geçerken geriye bakıp, yaşadığımızı zannedip yaşamadığımızı farkettiğimizde söyleyebileceğimiz cümle.
  • sonunda daha once izleyemeyen ankaralilar'in da kavu$tugu, 12 kasim'da migros sanatolia'da sahne alacak gosteri...
  • "bir arkadaş anlattı" yalanına başvurmayan dürüst anlatıcının durumunu, birinci tekil şahsın ağzından anlatan cümle.
  • gidilen, görülen, ama beklentileri pek karşılamayan gösteri.gösterinin sorununun ne olduğunu tam kestirebilmiş değilim aslında,anlatıda kullandığı "yani" kelimesinin toplam kelimelere oranının çok yüksek olması mı,gösteride canlandırdığı kişinin kendisi olması dolayısı ile "mal" olanın gerçekten kendisi olması mı yoksa "mal" yanını aşırı derecede yansıtması mı, "dur bak şimdi şunu anlatıcam" tarzı metinlerin gösterinin bütünlüğünü bozması mı,bütün bunların ben kıl olduğum için bana batması mı, hepsinin kombo olarak bende uyandırdığı etki mi.bence oyunculuk yeteneği gerçekten iyi zat ı muhteremin, ama anlatıda sıkıntı var.
  • sıradan tek kişilik gösterilere benzemeyen, değişik bir havası olan gidilesi görülesi oyun. ha zabıta irfan veya burhan altıntop gösterileri istiyorsanız boşuna zaman ve para kaybetmeyin oturun avrupa yakası izleyin. ama gösteri büyük anlamda bu tiplemelere dayanmadan akıyor. sıradan değil çünkü yapay bir akıcılığı yok. konuları sanki yeni hatırlamış, laf lafı açıyormuş gibi bir havaya bürünmeden döktürüyor engin günaydın. çok yaşa sen.