şükela:  tümü | bugün soru sor
  • krishna das'ın 2000 yılında çıkardığı "live on earth" albümünde yer alan şarkısı. sözleri şöyledir ki;

    om namah shivaaya
    shivaaya namaha,
    shivaaya namah om
    shivaaya namaha, namaha shivaaya
    shambhu shankara namah shivaaya,
    girijaa shankara namah shivaaya
    arunaachala shiva namah shivaaya

    her ne kadar anlamsız gibi gözüksede bu şarkı bir chantdır...
  • susheela raman'ın rama şarkısında geçen; söz dizimi.
  • (bkz: shiva)
  • "shiva'ya sığınıyorum"
    "shiva'ya teslim oluyorum"
    "shiva'nın önünde eğiliyorum"
  • (bkz: mahadeva)
  • bi gün meditasyona başlarsam sebebi bu şarkı. shambhu shankara namah shivaaya der susarım.
  • om namah shivaya mantrası, kendimize bir aşk şarkısıdır. kendi en derin iç doğamız için söylediğimiz bir aşk şarkısıdır. bu şarkıda biz, bir hologram gibi, bütünü temsil eden bir tanrı parçası olduğumuzun farkında oluruz. shiva evrenin yapıldığı ve yoğunlaşıp konsantre hale gelerek maddeleştiği bilinçli ve zeki enerjiyi temsil eder. shiva bütünlüktür.

    antik yogiler, siddhalar vs. modern fizikçilerin sahip olduğu dile ve metaforlara sahip olmadıkları için deneyimledikleri bu kozmosun birbirine bağlı ve bir parçası olduğumuz geniş bilinç enerjisi alanı için tanrı shiva veya lord shiva metaforunu kullanmışlardır. böylelikle derin meditasyon ile evreni ve kendilerini şiva olarak gördüler. shiva aynı zamanda kelime anlamıyla da ''that which is not'' anlamına da gelir. yani türkçe'ye çevirirsek ''o vardır ki, var olmayandır.'' gibi bir şey olur sanırım. burda da evrenin aslında yokluktan geldiği veya her şeyin boşluktan oluştuğunu anlamakta olan modern bilimsel gelişmelerle paralellik görüyoruz. bu mantrayı seslendirdiğimizde, ses titreşiminin gerçek benliğimize uymasını sağlıyoruz, ki bu, evrensel enerji alanının, kendimizin eşsiz ve değerli sırrına yoğunlaşmış bir tezahürüdür. mantranın sağlam titreşiminin en derin doğamızın çok saf bir ifadesi olduğu söylenir.

    na mah shi va ya beş heceli mantradır ve panchakshara (pançakşara) olarak adlandırılır. sanskrit dilinden ‘pancha’ beş anlamına gelir. 5 sayısı tamlığın, kesinliğin tezahürüdür; 5 parmak, 5 duyu, 5 element gibi. shivanın da 5 eyleminin var olduğu söylenir: yaratmak, sürdürmek, yok etmek, gizlemek ve zarifçe ortaya çıkarmak. bu mantra hareket ve eylemlerimizi shivanın, kaynağın saf eylemlerine ayarlayarak arındırır. koklamak, tadmak, görmek, hissetmek ve işitmek gibi beş duyumuz da arındırılır ve rafine edilir. denilir ki mantranın farklı heceleri, varlığımızın, çakralarımızın ve incelikli enerjilerin merkezlerini temizlediği söylenir. mantranın beş hecesinin temsil ettiği beş element, periyodik tablodaki gibi gerçekçi unsurlar değil, biz ve dünyanın yapılandırıldığı temel yolları temsil eder; toprağın katılığı, suyun likiditesi, ateşin şiddeti, havanın gaz hali ve görünmezliği ve son olarak eter veya mekânsal özü. mantrayı söylemenin simyasal süreci, varlığımızın bu unsurlarını veya yönlerini rafine eder ve arındırır.

    konuşurken sesin nasıl çıktığını merak ettiniz mi? vokal kordonun içinden hava akarken çıkan seslerin bir flüte giren havanın ses çıkarması gibi olduğu bilinen bir gerçektir. dilin farklı pozisyonları farklı sesler verir. bir flütte, bir deliğin kapanması havayı bir sonraki en yakın delikten geçirerek boru uzunluğunu değiştirir ve böylece sesin dalga boyunu değiştirir. dilin her konumu da belirli bir tüp uzunluğunu oluşturur; böylece sesin dalga boyu değişir ve böylece belirli bir ses çıkar.

    ilginçtir ki, aa, oo ve mm heceleri kapalı tüp uzunluğuna ihtiyaç duymaz. bunları dile getiren hiçbir engelleme yoktur ve ilginçtir, hiçbir çaba gerekmez. bu nedenle açıkça, "aaoooommmm" olarak telaffuz edilen om'un aslında tüp uzunluğu sonsuz olan seslerden oluştuğunu gösterir. mmmm sesi sonsuzluğa burun yoluyla açılır. aa hecesini söylerken, o bölgedeki titreşimleri kuvvetle hissetmek için avucunuzu kalp bölgesi üzerinde tutabilirsiniz. bunun nedeni, kalp-çakra (4. çakra) bölgesinin temel frekansının aaaa hecesi eşleştiği bir yer olmasıdır. benzer şekilde, avucunuzu boğazın üzerine yerleştirerek oo'yu dile getirirken titreşimleri kontrol edin. boğaz çakrası çevresindeki alanın temel frekansı (5. çakra) oo hecesinin frekansı ile çakışmaktadır. şimdi mm derken başın ve yüzün üzerindeki titreşimleri kontrol edin. bu titreşimler üçüncü göz merkezinin (6. çakra) etrafındaki rezonansa ve başın üstündeki en üst çakraya (7. çakra) bağlı olarak hissedilir.

    farklı bölgelerdeki vücudun hücrelerinin titreşimleri, vücut süreçleri üzerinde farklı etkilere sahiptir. örneğin telaffuzunun aoommnamahhşşivaaya olduğu söylenen om namah shivaya mantra hecelerini düşünün. heceleri analiz ettikten sonra şunu görürüz: om titreşimi yürekten başa doğru yaratır. namah bu titreşimleri artırır. shhh, kalp bölgesi yakınında bir basınç oluşturur. vaaya kalbe yakınında bir titreşim yaratır.

    bu yüzden "om namah shivaya" gibi mantraların neden bu kadar çok kez söylendiğini merak edebiliriz. çoğumuz bunun bir bağlılık veya inanç veya ibadet meselesi olduğunu düşünebilir ama bence aynı zamanda bunlar teknik uygulamalardır ve daha çok sağlığımızla (fiziksel, zihinsel ve ruhsal) daha fazla ilişkili olduğunu söyleyebilirim.

    diğer taraftan; om, lord shiva'nın kalbidir. om, alnın ortasında bulunan altıncı çakrada kafa üzerinde çınlıyor. buna üçüncü göz merkezi de denir. onunla ilgili duygusal sorunlar görme üzerine odaklanır. altıncı çakra, aynı zamanda gurunun (karanlığa ışık tutan,aydınlatan, kendi derin doğamızın bir başka tezahürü olan) yerdir. bu yüzden mantranın ilk kısmı, mutlak varlığın
    ve hakikatin çok rafine seviyelerde görülebilmesi için bizi zorlar.

    na ma şi va ya. na toprağı, ma suyu, şi ateşi, va havayı, ya ether,uzay veya boşluğu temsil eder. böylece na, topraklamayı, sağlamlığı ve katılığı temsil eden ve hayatta kalma konularıyla duygusal düzeyde çok fazla ilgisi olan sahip olma ve sahip olma hakkına odaklanan ilk ve kök çakraya* düşer. anüs ve cinsel organlar arasındaki omurganın tabanında bulunur. ma, su unsuru tarafından temsil edilen ve cinsellik etrafında duygusal düzeyde sorunlarla ilgili olan, hissetmek ve arzusunu yapma hakkı veren ikinci çakra*ya yükselir. göbeğin biraz altında bulunur. şi üçüncü çakra* ya da mücevherat kentine yükselir ve güneş sinir ağzında (bkz: solar plexus)bulunur. elementi ateştir. kişisel gücün temaları, hareket etmek ve kendi gücünde durma hakkı ve iradesi etrafında odaklanan duygusal sorunlar merkezidir. va, dördüncü çakra* ya da kalp merkezine biraz yükselir. elementi havadır. bu çakra, hayvan ruhunun alt üç yoğunluğunun ötesine geçerek ilk insan ve aşka açılmaya, sevilme ve sevme hakkına izin verir. ya, beşinci çakra* ya da boğaz merkezinde çınlıyor ve eter ve boşluk ile ilişkili. genellikle ifade, konuşma ve duyma hakkına ilişkin konularla ilgilenir.

    içimizdeki benlik, ego, hayatımızdaki problem yaratıcısıdır. drama ve gürültüler yaratarak hayatta kalır. ana meşguliyeti 'ben' 'benim' ve 'benim olan' dır. şiva mantrasında ''namah'' 'ben değilim, benim değil' demektir.(na: olumsuzluk eki, ma:ben'e dair) bu durumda om namah derken ben bana teslim olurum, hiç bir şey ben değildir, ben neysem o değilim, her şey om'dur. kendim de dahil olmak üzere her şey om'a aittir. böylelikle ben, ego teslim olduğunda geriye yüce huzur, yani shivaya kalır. bu yüzden selam olsun. om namah shivaya.

    mantrada enerji, en yüksek merkezden başlar, kaynağın içinde dinlenir ve daha sonra aşağıya iner ve yükselir, elementleri, çakralarını ve onları çevreleyen duygusal sorunları temizler. bu mantra söylendiğinde, kendi kendinizi önünüzde sık sık görselleştirirek yaratıp ve mantra'yı sevgiyle kendinize kendinizle (tercihen en az 108 defa) söylemek çok fayda sağlar.

    çeşitli kaynaklar:

    https://www.youtube.com/watch?v=jqateyfrtqs

    https://www.youtube.com/watch?v=g_bp_htjehs

    https://www.youtube.com/watch?v=g_bp_htjehs

    https://www.youtube.com/watch?v=dpfaex6ayrg
  • anuradha paudwal'ın pek güzel söylediği mantra. şuraya da linki bırakıverem gari om namah shivay.
    dinimiz amin.