şükela:  tümü | bugün
  • ken kesey'in 1962'de yazdığı klasikleşmiş roman. aynı zamanda 1975'te çek yönetmen milos forman tarafından filme alındı. jack nicholson'un başrolünü oynadığı bu film en iyi erkek ve kadın oyuncu dahil birden fazla dalda oscar aldı, danny de vito ve christopher lloyd gibi genç oyuncuların kariyerlerini başlattı. hapishaneden kaçmak için bir psikiyatri kliniğine gelen, ama varolan sisteme dayanamayıp karşı çıkmasının bedelini ağır ödeyen mc murphy'i, herkesin kızılderili şefi bromden'ın dilinden anlatır. psikiyatri alemlerine yöneltilen ciddi bir eleştiridir. filmi de en az kitabı kadar güzel sayılı eserlerden biridir bana kalırsa. gülmekle ağlamak arasında gidip gelirsiniz film ve kitap boyunca, ama sonu fena koyuyor tabii.
  • cuckoo ingilizce hem guguk kusu, hem de argoda deli anlamina geldigi ve de "one flew over the cuckoo's nest" derken kastedilen "deliler diyarindan biri geçti" gibi bir sey oldugu için -sözlükte bunca çevirmen varken söylemek bana düsmez ama-, basligi "guguk kusu" diye çevirmek pek de manali degildir.
  • bu filmde hemsire rolundeki kadin bizi gicik etmek uzere elinden geleni yapmis ve basarili da olmustur, oscar i da hakedip almistir.sonra yok olup gitmistir, neden ki?
  • yazarı geçenlerde öldü... filmi izlemeyi reddetmiş, hiç beğenmemiş falan gibi şeyler yazdılar, bilemiyorum ne kadar doğrudur.
    film 1975'te oscar'a 9 dalda aday olup 5 tanesini almış.
  • cuckoo's nest denen birşey vardır denebilir aslında. belki bu yuva bir guguk kuşu tarafından yapılmamıştır ama guguk kuşu bu yuvada doğmuştur haliyle onun bir yuvası vardır. bu biraz gereksiz zoolojik açıklamanın bence film içinde bir anlamı var. guguk kuşunun yavrusu bulunduğu mekana ait değildir bir şekilde bu yuvaya sızmıştır. mc murphy ve bromden de deli numarası yapan 2 akıllıdır onlar da tıpkı yavru guguk kuşları gibi bulundukları yere sızmıştırlar. ikinci bir ayrıntı da guguk kuşunun yuvayı terk etmeden önce yaptığıdır. (ki eminim filmi izleyenler bununla neyi kastettiğimi anlamışlardır)
  • filmle ilgili birkaç gereksiz detay vermek gerekirse...
    filmin çekimlerinden 2 ay önce jack nicholson'un ortadan kaybolduğu çekimleriin gerçekleştirileceği hastaneye kendini hasta olarak yazdırıp kaybolduğu günden beri burada takıldığı rivayet edilir.

    öykünün haklarını elinde bulunduran aktör kirk douglasın başrolü kendi için düşündüğü ama fazla yaşlı bulunduğundan yapımcı firma tarafından vazgeçirildiği söylenir. bu olayın aktörün ne kadar içinde kaldığını görebilmek için (bkz: amos)

    brad dourif'in oynadığı ilk filmdir ve buradaki rolüyle kariyerinin ilk * oscar adaylığını kazanmıştır. oynadığı rol aktörün üzerne fena yapışmış bu sebeple kariyeri boyunca ruhsal dengesi bozuk tipleri canlandırmıştır.kendilerini yakında lord of the rings filminde wormtongue olarak izieyeceğiz
  • jack nicholson'nın başrolünde oynadığı, sistem karşıtı bi adamın, akıl hastanesine deli diye sokularak sonradan nasıl delirtildiğini anlatan, sonunda dumur olunan, şaane filmin adı.
  • aynı isimle filmi cekilen bir cagdas amerikan romani.
    kumarbaz mcmurphy yani jack nicholsonun bir akil hastanesine gelmesi ve oradaki mevcut duzene karsi cikmasi, bunun etrafinda gelisen olaylarin anlatildigi zaman zaman ic parcalayan bir roman.
  • "hemsire itsu" rolundeki lan fendors'un oynadigi* tek film.
  • aslinda akil hastasi olmayan, sadece fazla hassas ve zayif olan kisilerin genellikle disariya uyum saglayamayip hastanede kalmayi tercih ettikleri bir ortama erkeksi ve iradeli bir adam olan mcmurphy'nin (jack nicholson) gelmesiyle yasananlari anlatan bir filmdir/kitaptir. mcmurphy oradaki herkesten farklidir, gucludur, isyankardir ve cevresindekileri de etkilemektedir. bu da hastanedekilerin otoritesini tehdit eden bir durumdur.
    (bkz: lobotomi)
    (bkz: hadim etmek)