saruman

  • 2053
  • 12
  • 5
  • 0
  • dün

temizlikçi kadın tuhaflıkları

temizlikçi kadın bilgisayardan anlamayabilir. hatta iyi niyetle temizlemek isterken onu bozabilir. hoş bir durum olmasa da yine de anlaşılır birşey. temizlikçi kanının işi ortalığı temizlemektir. kendi evi olmadığı için de neyin nerde olduğunu bilmez, abuk sabuk yerlere tıkıştırır eline geçeni. bu da makuldür. hatta ve hatta bazı şeyleri kırıp dökebilir. insanlık hali buna da razıyım ama bir temizlikçi kadın temizlik işinde saçmalıyorsa o zaman işler değişir. şöyle ki ...
bundan 4 sene önce boyu yaklaşık 150 cm olan bir temizlikçi kadın vardı. allah için boyunun yettiği yerleri gayet iyi temizlerdi ama saten boya olan duvarları silmeye kalktığında işler değişirdi. bir sandalyenin üzerine çıkmayı akıl edemediğinden (üşendiğinden değil ama asla. aklımın ucuna gelmeyen yerleri özenle temizlediğini bilirim) boyunun yettiği yere kadar silerdi. işin en komik tarafı yukarılarda bir yerde gözüne bir leke kestirip zıplamasıydı. birkaç kez gördüm, bana yetti. duvarların üst kısmı artık iyice kararmaya başladığında daha uzun boylu bir temizlikçiye ihtiyaç duydum.

kapıcımın karısı 1.70 e yakın boyuyla benim için idealdi. toza alerjim olduğu için temizlik sırasında pek evde durmam gerekli malzemeleri bırakır giderim. temizlik malzemelerinden de pek anladığım söylenemez doğrusu. yine de benden istediği 4 şişe tuz ruhundan şüphelenmeliydim. ev çok kirlendi dezenfekte edecek herhalde bir şekilde diyip saf saf 4 şişeyi bu kadına emanet edip evden ayrıldım. geri döndüğümde apartmandan girer girmez beni karşılayan kesif bir koku oldu. evin hali beterdi ama temizlikçi kadının hali içler acısıydı. bir elinde bez bir elinde tuz ruhu şişesi evin içinde yalpalaya yalpalaya dolaşıyordu. ayağındaki naylon çoraplar erimişti. dehşet içinde sorduğum "ya senin ellerin falan yanmıyo mu" soruma tam kafa bir dünya sözüyle tarif edebileceğimiz bir halde ama kocaman bir gülümsemeyle "yanıyooooğ ehehe" deyişi var dı ki görmeliydiniz. derhal kendisini balkona çıkardım ve kapıcıyı çağırdım. "ya ahmet efendi senin hanıma bi haller oldu gel bi bak" dememe kalmadı kapıcım "yine mi" diyerek fırladı yerinden. döndüğümüzde kadını balkondaki sandalyede kaykılmış sağa sola gülümserken bulduk. aldık hastaneye götürdük. kadıncağız kurtuldu bir şekilde ama ben kış günü tüm camlar açık yatmama karşın 15 gün o kokuyu çıkaramadım evimden. 3 ay grip gezdim. bu arada tuz ruhu olayını evde denemeyin dostlar. hastaneden aldığım bilgiye göre ciğerleri delebilme gibi bir özelliği varmış.

yeni temizlikçi kadınım tosun gibi tuttuğunu koparan cinsten bir et obur. işini gayet iyi yapıyor. bilgisayardan gayet iyi anlıyor (hiç dokunmaması gerektiğini biliyor) iki küçük kusuru var o da kadı kızında bile olur. öncelikle tvnin tozunu aldıktan sonra yakıp bi sigara 45 dakika test ediyor. iyi temizlenmiş mi rahat izlenebiliyor mu diye kontrolden geçiriyor. ikincisi de dediğim gibi et obur. iki kez dolapta her türlü yiyecek olmasına karşın buzluktaki kıymayı çözüp yediğine şahit oldum. her halde et seviyor diyip her seferinde kebap ısmarlıyorum ama nafile kıyma gidiyor bi şekilde. belki evine çocuklarına falan götürüyordur diye teselli buluyorum . canı sağolsun.

devamını okuyayım »
23.01.2002 20:08