şükela:  tümü | bugün soru sor
  • otuz yas bunalimi'ndan biraz farklidir.. aslinda o da tam 30'una basildigi gun baslayip 365 gun sonra biten bir hadiseyi ifade etmemekte, zaman axisinde +/- iki, uc senelik bir araligi kapsamaktadir ama 'orta yas' dendiginde bu aralik 40'lara kadar cikmakta, hatta bazen bir miktar asmaktadir..
  • aslında olmayan bir bunalımdır, bazı buyuk* insanlarin daha güzel kişilerle beraber olmasini, daha güzel arabalara* binmesini daha güzel şaraplar içmesini* vs kıskananların uydurduğu bir iftiradır.
  • (bkz: menopoz) (bkz: andropoz)
  • genc kizlara asiri ilgi, kilo verme saplantisi, kirmizi spor araba merakinin depresmesi (cunku hicbir zaman tam olarak kaybolmaz) ile teshisi konulabilen ve genellikle 35-45 yas arasi evli ve cocuklu erkeklerde gorulen bir sendromdur...

    adamin cogu zaman parasi vardir, hali vakti yerindedir ama rutinlikten cani cikmistir... sabah olsa da kalksak aksam olsa da yatsak dongusu, ev ve is arasindaki yolun cukurlarini ezberleme, kayin ormani ziyaretleri (bkz: kayinpeder) (bkz: kayinvalide), cocuklarin veli toplantilari gibi son derece uyarici faaliyetler de artik uyarmamaya baslamistir...

    bunalim onceleri masum sorgulamalarla baslar, "ben kimim?", "niye bunu yapiyorum?" veya "kac yilim kaldi ki?" klasik sorulardir... bir sonraki evrede gencken yapilan faaliyetler tekrar gundeme gelmeye baslar, hali saha sakatlanmalarinin buyuk bir cogunlugu bu tur kisilerde gozlemlenmektedir... gencliginde biraz daha atak olanlar ise doga yuruyusleriyle, gencliklerindeki dagcilik deneyimlerini hatirlamaya calisirlar...

    sendromun orta evreleri, aile arabasinin artik adama yetmemesi ile gozlenir... kirmizi spor araba burada normdur, ancak harley davidson da kabul goren bir secenektir... kimileri daha cok tekne almak isteyebilirler, tekne fiyatlarini gorenlerin ise buyuk bir cogunlugu aninda vazgecerler...

    bunalimin son - ve cogu zaman geri donulmez - asamasinda adam kendine genc bir sevgili bulmustur, zeka yasinda ciddi deteriorasyon gosteren takma adlarla sevgililerini cagiran bu sahislar icin henuz desifre olmadilarsa belki bir umit vardir... bunalimi son evrelerine kadar tasimis kisilerin buyuk bir cogunlugu hemcinsleri tarafindan kiskanilmakla beraber, toplumsal kabul standartlarini deldikleri icin sosyal cevrelerinde ciddi bir degisiklik yasarlar...

    sonunda ne mi olur? kimisi kendini kurtarir, kimisi geri doner, kimisi ucar gider... aynen diger hayatlar gibi... yasanan yasanmistir, geri donup de spekulasyon yapmanin kimseye hayri yoktur...
  • orta yaş bunalımındaki insanlar olgunlaşmamış, henüz yerine oturmamış, yeni bir kimlik arayan tüyü bitmemiş delikanlılar gibi olmayı isterler.
  • futbolcularda "orta kafa gol bunalımı" olarak tezahür eder.. (sinmedi içime bu tanım ama neyse)
  • dışarıdan aşırı denyolaşma gibi görünse de çok ciddi bir hormonal durumdur. iş stresiyle birlikte adamı delirtir bile. hormonlardaki değişiklikle beraber, saçların dökülmesi, zihinde bulanıklık, kendini bir şeylere geç kalmış, hatta ölüme yaklaşmış hissetme. ve bunu sonucu olarak hayatın peşinden koşmak, hayatı yakalamaya çalışmak (bu genelde genç kızları yakalamakla eş değerdir). ağlama krizleri, aşırı depresyon, mutsuzluk, yeni araba almak, karısının güzellik kremlerini yüzüne boca etmek, gidip 20 yaşındaki kızlara kozmoloji ve kişisel gelişim anlatarak ahkam kesmek, param yok diyip, köpeklerden nefret eden bir insan olarak 20 yaşındaki genç sevgilisinin köpeğinin bütün veteriner sorumluluklarını bile üstlenmek gibi bir hafıza kaybı durumu, yalan söylemek, karısını boşanmamak için tehtid etmek gibi sonuçları olabilir. bir gider, bir gelir.

    eşe çok büyük görevler düşer;
    bu da sabırlı olmak ve kontrolü kaybetmemektir. bu durumda bunalımdaki eşin üstüne gidilmemeli ve çirkefleşmemelidir. sonuçta o sizin kocanızdır ve sonuna kadar destek olmak gerekir. paniğe kapılıp evi terketmek yerine bu herif evden bir güzel kovulur telefonları filan açılmaz. yanına bir kaç eşya verilir ve aklı başına gelene kadar alemlere akılır, yurdışına gidilir hatta çine gidilir. fazla bu olaya tutulmadan kendi işine bakmak en güzelidir. çünkü şahsına yapılan hiç bir saldırı ya da yardım bir işe yaramayacaktır. "bokunda eşelen" denir.
    (bkz: kendi bokunda eşelenmek)
  • hayat devrinin mecburen dusmesi gereken zamanlarda, ki kanimca baslangic esigi cesitli degiskenlerle kisiden kisiye farklilik gosterir, iradenin eski ritme devam etmek istemesi, vucudun ve cevresel faktorlerin buna izin vermemsi ikilemine sikismis insan cikmazi. vucuduna iyi bakmis, ongoruleri saglam ve kendi kendinin efendisi olan bir insan icin airbag bile actirmayabilecek bir sarsintidir.

    (bkz: kisinin kendi efendisi olmasi)
  • bazi erkeklerde yaris motoru satin alinmasina vesile olan bunalimdir.