şükela:  tümü | bugün
  • ogrenilmesi ve ogretilmesi aslinda o kadar zor olmayan, ancak ogrenildikten sonra da ogrenciler arasinda asiri kullanima maruz kalan tense. ben bu zamani ogretirken 4 bolume ayiriyorum. hepsinin ortak noktasi, bitmeyen, devam eden bir surec. bu bitmeyen olgu zaman da olabiliyor, eylem de. ogrenci bunu sonradan kendi kesfederse sorun kalmiyor.

    1- kisisel deneyimler. have you ever been to london, have you ever eaten sushi, i have never made a cake, i have been to istanbul twice, vb. burada ogretilen soru kalibi ise how many times sorusudur.
    bu kategoride ogrenciler hayatlarinda olmus ya da olmamis eylemleri anlatiyorlar. sorun eylemlerin bitip bitmedigi degil, zaman kavrami olarak algiladigimiz hayatin surmesi. tecrube edilen eylemleri ve icinde bulundugumuz hayatta kac kere meydana geldigini bu tense ile aktariyoruz. burada past tense ile arasinda olan ayrimi yapmak icin when sorusu durumu da netlestirir. for example,

    + have you ever been to paris?
    - yes, i have.
    + how many times have you been to paris?
    - i've been there three times.
    + when did you last go to paris?
    - i went there two years ago.

    when sorusu bitmis eylem ve zaman dilimini bize gostermektedir. gecmiste kalmistir ve past ifadelerle kullanilmasi gerekir.

    2- eylem bitmis, etkisi hala devam etmekte olan durumlarda present perfect tense kullanilir. bu kavram belki de en cok karistirilandir. sonucta eylemin bittigi asikardir, neden past tense kullanilmadigi ogrenciler tarafindan irdelenmektedir. ogrencilere "henuz bitmis eylemin" zaman olarak nasil ifade edildigini sorarsak bu "henuz"un kisiden kisiye ve durumdan duruma goreceli bir zaman oldugunu aciklamis oluruz. burada ogretilen "just" ifadesidir. bu kategori resimlerle ogretilirse daha uygun olacaktir. for example,

    daginik mutfak, elinde pasta ile poz veren bir adam. "he has just made a cake". eylem bitti, etkisi devam etmekte. etki olarak daginik mutfak. eylem ne zaman bitti, henuz. henuzden kastimizin ne oldugu yukarida da belirtildigi gibi degisken. bes dakika da olabilir, 30 saniye de. bu yuzden bu tense kullanilir aciklamasi yeterli olabilir.
    ancak, "just" zaman ifadesi ogretilirken yeni bitmis eylemler icin kullanildigini soylemekte fayda var. mesela, ayagi kirilmis, alciya alinmis bir adam icin "he has just broken his leg" denemez. eger "just" deseydik adam agridan kivraniyor olmasi gerekiyordu. onun icin he has broken his leg deriz. burada neden perfect tense kullanildigi sorulur ogrenciler tarafindan. belli bir zaman ifadesine referans edilmedigi, eylemin bittigi etkisinin devam ettigi, ancak eylemin henuz yapilmadigi, uzerinden goreceli bir zaman gectigini soylemek aydinlatici olabilir.

    3- belli bir zaman dilimi icersinde yapilmis ya da yapilmamis eylemler icin kullanilir. onemli olan zaman diliminin hala icinde bulunmamiz gerektigidir. eylemler eger yapilmissa already, just, recently vb. zarflar kullanilir. yapilmamissa "yet" kullanilir. yet, ayni zamanda sorularda kullanilir. wh questions olarak bilinen sorularda daha cok so far tercih edilir.
    bu tensein bu kategorisi genelde gunluk rutin islerimiz uzerinden orneklerle gosterilir. mesela, read a newspaper, have dinner, speak to mum, brush teeth, talk on the phone, drink coffee, vb. gunluk rutin eylemlerin ogrencilere hangilerinin yapilip hangilerinin yapilmadigini sorarsiniz. daha sonra biten ve de daha yapilmamis eylemler icin kullanilan uygun zaman zarflarini sunarsiniz. burada aciklamaniz, zaman dilimimiz olan gunun halen devam ettigidir. bu kategori sadece gun degil, icinde bulunan yil, ay, hafta, mevsim gibi bitmeyen zaman dilimlerinde yapilan ya da daha yapilmamis eylemlerde kullanildigi hatirlatilmalidir. bu yonuyle 1. kategori ile benzerlik tasimaktadir.

    4- gecmiste baslayip, hala devam eden eylemler icin kullanilir. mesela live in turkey, have a car, be a student/a worker gibi eylemlerin gecmiste basladigi zamanlar sorulur. eylemin hala bitmedigi, gunumuzde de surdugu icin present perfect tense kullanildigi aciklanir. zaten ogrenci diger uc kategoriyi gordukten sonra bunu kolayca kavrar. burada ogretilen zarflar "since" ve "for" zaman zarflaridir. wh sorusu da "how long" dur. since icin baslangic zamani, for icin de bir zaman periyodu oldugunu aciklamak ve ayni ornek uzerinden gostermek faydali olur. for instance,

    i've had a car since 2003. (since kullanilmistir cunku 2003 bir baslangic zamanidir.)
    i've had a car for 6 years. (for kullanilmistir cunku 6 yil bir baslangic zamani degil, bir tarih araligidir.)

    aralarda bir yerlere been/gone ayrimi sikistirirsaniz daha acik olur. been, gitti geldi, gone, gitti henuz gelmedi olarak kisa sekilde uzerinden gecilir. for example,

    where have you been? you are late : been kullanilmistir cunku konusmaci karsimda. bir yerlerde bulunmus, gitmis gelmis.
    where is ali? he's gone to the supermarket. : gone kullandik cunku ali yok burada. gitti supermarkete, su an burada degil.

    goruldugu gibi belli basli 4 kategorisi var. hepsinin de ortak noktasi devam eden, bitmeyen eylem ve zamanlar arti goreceli bir zaman olgusu. ogrenciler bu zamana biraz tedirgin yaklasiyorlar, ancak iyi yontemlerle ogretilirse sorun kalmiyor. diger tenselerin aksine, birden fazla durumda kullanildigi icin gereksiz kullanima acik bir tense. yani bitmis olaylar icin de kullaniliyor, past tense yerine.
  • bir dilin gelişiminde toplumun adetleri, ihtiyaçları alışkanlıkları ve günlük yaşamının çok büyük etkisi olduğunu okumuştum. örneğin türkçe'deki öğrenilmiş geçmiş zaman ("miş"li geçmiş zaman) eklerinin türklerin dilden dile gezen sözlü edebilayatı, rivayet ve masal anlatma geleneğini ile beraber oluşturğu söylenmekte.

    kulağa mantıklı geliyor tabi. ama ingilizlerin perfect tense'i hangi ihtiyaca göre oluşturduklarını anlamak mümkün değil. biraz yapay ve zorlama gibi gelmiştir her zaman kulağıma. sanki kendini beğenmiş bir edebiyatçı uydurmuş, adına da "perfect" tense demiş gibi.
  • "türkçe'de karşılığı yok." cümlesini söyleyen insanlar, bu zamanın türkçe ifade edilemeyeceğini söylemiyorlar. türkçe'de, present perfect tense'yi* tam karşılayan ona eşdeğer bir zaman yoktur. bu zamanın türkçe karşılığını verebilmek için çoğunlukla fazladan kelimeler kullanırız. (az önce, henüz, şimdiye kadar, zaten, çoktan, hiç, sadece vb.)

    simple present tense: geniş zaman
    past tense: di'li geçmiş zaman
    present continuous: şimdiki zaman
    past continuous: di' li geçmiş zamanın hikayesi
    past perfect: miş'li geçmiş zaman, miş'li geçmiş zamanın hikayesi
    future tense: gelecek zaman

    present perfect:

    -bazen miş'li geçmiş zamanın hikayesi olarak türkçe karşılık bulabilir.

    i have been to paris: paris'e gitmiştim, çok güzel bi' yerdi.**

    -bazen di'li geçmiş zaman olarak ifade edilebilir.

    i haven't done my homework, yet: daha dönem ödevimi yapmadım, ne play station oynaması lan?

    -bazen bu zamanın tam karşılığı için fazladan kelimeler kullanırız.

    i have fried two of them: "şimdiye kadar" 2'sini pişirdim. geriye kaldı 9998 tane sigara böreği. ulan bu catering işi zormuş yav.

    i have broken the vase: anne ben çok pis bi' bok yedim. az önce senin o çok sevdiğin vazoya topum çarptı. (örnek kelimemiz "az önce"dir. kullanılan diğer fazla kelimeler, anneyi duruma alıştırma amacımıza hizmet etmektedir.)
  • açıklanmasına ihtiyaç olan bir durum daha var bu tense hakkında.

    eğer eylem, içinde bulunduğumuz zaman periyodunda olmuşsa present perfect tense kullanılır.

    this year
    this month
    this week
    today
    this morning (eğer hala sabahsa)
    this evening (eğer hala akşamsa)
    in 2010
    in the 21st century
    in the last week (son 7 günden bahsediyor, bir önceki haftadan değil)
    in the last year (son 365 günden bahsediyor, bir önceki yıldan [2009] değil)

    gibi ifadelerle present perfect tense kullanılır.

    today, i have fucked your uncle.
    in the 21st century, people have invented new sexual toys to satisfy themselves.

    yukarıdaki cümleler mükemmel şekilde kurgulanmış present perfect tense örnekleridir.
  • tense'in diğer bir kullanım noktası ise geçmiş tarihte eylemin bittiğini anlatan herhangibir zaman ifadesiyle birlikte kullanılamamasıdır.

    yesterday
    last year (in the last year değil)
    in 2009
    in the 20th century
    2 days ago
    2 seconds ago

    gibi ifadelerin hiçbiri present perfect ile kullanılamaz.

    örneğin,

    "it has rained"

    cümlesi güzel bir present perfect örneğidir. neden? yağmur yağmış ve yerlerin hala ıslak olduğunu ya da yağmurun verdiği hasarların ortada belirgin şekilde durduğunu ima eden bir cümledir bu. ancak bir de şu örneğe bakalım:

    "it rained 2 minutes ago"

    yağmur 2 dakika önce yağmış, isterse ortalığı sikip atsın. önemli değil. orada adam "2 minutes ago" dediyse, orada present perfect kullanılmaz. simple past tense kullanılır.
  • cümle içinde kullanımına bir örnek vermek gerekirse (bkz: since i've been loving you)

    edit: present perfect continuous tense'e bir örnek vermişim. cehaletim affedile. special thanks to ccc mayalilithowsky reyiz ccc
  • present perfect tense'n olayım geçmişte olup bugünümü etkile dedirten zamansallık olayı.
  • neymiş efendim bu tensin türkçe karşılığı yokmuş. bir zaman olarak değil bir kavram olarak düşünecekmişiz. gelde 28 yıldır üç zaman dilimiyle hayatını idame ettirmiş benim kafama sok bunu.
  • bu zamanı anlatmam gerekseydi şu örneği verirdim;
    '' i can't go back to where i have been. ''

    kişi, cümlenin anlamını anlayıp ardından neden present perfect kullanıldığını anlayana kadar bir bunalım içinde kesin olacaktır, diyelim bunlar anlaşıldı bu seferde cümlenin o lanet dumur edici depresif anlamında kaybolacaktır. bunlar da olmazsa yani anlamı kavrayıp tepki vermeden devam ederse hayatına kişinin kendisi present perfect olmuştur ki bu çok üzücü. geçmişi devam ediyor, geçmişini şu anda yaşıyor, gelecekte de yaşayacak gibi...
  • kadim kelimesi, bu zamanı anlatmak için bir anahtar sözcük olabilir belki. elbet önce kadim'i anlatmak gerekir.
hesabın var mı? giriş yap