şükela:  tümü | bugün
  • sabah ezanının değişik bir etkisi, hissettirdiği değişik bir duygu var. özellikle evde yalnız yaşayan biriyseniz.
  • çocukluğumdan beri korkardım sabah ezanından.

    bilenler oldu, genelde gitmeyeceğini söyleyenlerdi. hepsi gitti.

    ben de alıştım.
  • 3 yıldır aynı:

    - müezzinin çok yaşlı olduğu,
    - büyük ihtimalle konuşmakta bile zorlandığı
    - bu nefessizlikle bu yılı çıkarsa dahi gelecek yılı çıkarmasının çok zor olduğu.

    amma velakin adam tam bir survivor çıktı. ezan kalitesi hala yerde ama dayı azrail'e çalım üstüne çalım atıyor.

    edit: imla
  • tam olarak hissettiğim şey huzur ve güvenle karışık bir mutluluk.
    uzun zamandır sabahlarım anlamsız güvensiz huzursuz ve mutsuz . hiç telefonda okunan ezanla pencereyi açtığımda yüzüme çarpan serinlikle beraber mahalle camisinde okunan ezan bir olur mu? kahrolsun mesafeler.
  • "sabahın köründe bu ne gürültü!" seklinde bir histir.
  • (bkz: saba makamı)
  • servise yetişebilecek miyim acaba?
    yoksa yine arabayla mı gidicez işe?

    yetiştim..
  • balkona çıkıp ezanı dinleyerek sigara yakma isteği.
  • bir keresinde annemle babam, o zamanlar içme suyunu marketten almak lüks olduğundan, sırada beklememek için, gecenin kör karanlığında çeşmeye gitmişlerdi. normalde o saatlerde mışıl mışıl uyurken ben, bidonların sesine uyanmış, annem kızar diye de ses etmemiştim. onlar evden çıkarken yaşadığım korkuyu net hatırlıyorum. derken sabah ezanı okunmaya başladı, yavaş yavaş, uzun uzun. korku, yerini huzura bıraktı, annemler gelene kadar bitmesin diye dua ettim. dalmışım. şimdi sabah ezanı her sabah aynı huzuru verir diyemesem de, o sabahı hatırladıkça huzur doluyorum. makamından dolayı, kesinlikle rahatsız olmak değildir benim için bu his.