şükela:  tümü | bugün
  • internetin ve bilhassa sosyal medya ve sözlüklerin çalışma hayatında kazandırdığı bir kavramdır. mesaisinin önemli bir kısmını internette geçiren işgörenler için kullanılmaktadır. günümüzde belli oranlarda her işgörende sanal kaytarma potansiyeli bulunmaktadır.
  • sosyal bilimin, fen bilimlerindeki gelişmelerinden etkilenmesidir bir çeşit. şu makaledeki tanımı ile: "sanal kaytarma genel olarak iş amaçlı kullanım için sunulmuş olan bilgisayar ve internet sistemlerinin kişisel amaçlar için kullanılması anlamına gelmektedir." yine aynı kaynakta literatürdeki tipleri şu şekilde sayılmış:

    a) lim (2002) denen bir arkadaşa göre iki çeşittir:
    i) işyerindeyken iş dışı amaçlarla sörf yapma faaliyetleri (sporla ilgili haber sitelerine girme, iş dışı doküman indirme gibi)
    ii) e-mail faaliyetleri (e-mail kontrol etme, alma ve gönderme gibi)

    b) anandarajan, vd. (2004) ekibine göre ise dört çeşit amaçla kaytarma söz konusudur:
    i) eğlence amaçlı (amaçsızca sörf yapma gibi),
    ii) zarar verici (müzik indirme gibi),
    iii) kişisel öğrenme (işletmeye faydalı makaleler indirme gibi)
    iv) belirsiz (chat odalarında diğer işletmeler hakkında bilgi edinme gibi)

    c) mastrangelo, vd. (2006) ekibi de ikiye ayırmış sanal kaytarmayı:
    i) üretken olmayan/üretkenlik karşıtı (online bankacılık işlemleri yapma gibi)
    ii) zarar verici/yıkıcı sanal kaytarma (yasadışı uygulamalarla meşgul
    olma gibi)

    d) blanchard ve henle (2008) de ikiye ayırarak demişler ki:
    i) önemsiz (iş dışı e-mail alma, haber sitelerini ziyaret etme gibi)
    ii) önemli (yetişkin içerikli sitelere girme, kumar oynama
    sitelerini ziyaret etme gibi) sanal kaytarma söz konusudur.

    literatürün türk modeli* ise şu şekilde tasnif edilebilir, edilmelidir:
    i) eski sanal kaytarmacılar: solitaire oynayan eski kulağı kesik, göbeği geoit kaytarmacılar. bunlar çağa ayak uyduramayıp sanal kaytarmadan ziyade ölü taklidi yapıp gerçek kaytarmacılık peşindedir.
    ii) yeni sanal kaytarmacılar: android vs. apple büken feysbuk, tivitır ve stalk kaytarmacıları. bu grup önlerine bakmaz, kitap tutamaz, selfie çeker ve ahuahahauhau diyerek gün boyu ellerinden telefon bırakamazlar.
    iii) her daim sanal kaytarmacılar: banka hesaplarıyla borsa oynayıp emlak-döviz-hisse değerlerini takip eden kaytarmacılar. ensesi kalın olan bu grup için iş hayatının anlamı, yan gelir kaynakları için bir internet erişim noktasıdır. sabah kahvaltısını yaparken ve akşam yemeğine hazırlanırken uzunca bir süre bu konularda deneyim kazanırlar.
    iv) eskiden yeniye geçebilen kaytarmacılar: iddaa, altılı ganyan, milli piyango gibi oyunların kuponlarını alıp gazete ilanlarını telefondan takip eden sanal kaytarmacılar. bu grup sanal ve gerçek kaytarmacılığın flu bir alanında kendilerine yer bulurlar.
  • son zamanlarda üzerinde okuma yapmaya çalıştığım kavram. ancak henüz literatürde yeterli sayıda araştırma yok, hatta türkçe bir kitap da yok yanılmıyorsam.
    başka bir ismi ile (bkz: siber aylaklık) olarak bilinen bu kavramla psikolojideki (bkz: hazzı erteleme) arasında ters orantılı bir ilişki olması kuvvetle muhtemeldir. haz erteleme oranı düşük bireylerin daha fazla sanal kaytarma eğiliminde olacakları (en azından önemsiz kaytarmalar) düşünülebilir, eğer kanıtlanabilirse işe alımlarda yeni bir boyut olarak kullanılabilir bile belki de.
  • sanırım günümüzde işverenlerin en çok sorun yaşadığı şeylerden biri.
    burada çalışan iş saatleri içerisinde kişisel ihtiyaçları için interneti kullanıyor. sorun da burada başlıyor çünkü çalışan verimliliğini düşürdüğü düşünülüyor. tabii aksine verimini yükseltir diyenler de var. sanal kaytarmayı önlemek için iş yerindeki bilgisayarları izlemek, iş için verilen telefonların takibini yapmak gibi birçok yola başvuruluyormuş. bu katı uygulamaları normal bulmamakla birlikte bazı çalışanların da iyi niyetli yaklaşıldığında bu durumu suistimal ettiğini düşünüyorum. kişisel telefonunu izleyemeyecekleri için o konuda zaten isteyen istediğini bir şekilde yapar. tabii henüz iş hayatına girmedim. dolayısıyla bunlar sadece benim gözlemlerim, fikirlerim.