şükela:  tümü | bugün
  • bu snoop dogg denen herif 2 ağustos'ya konser vermek üzere alaçatı'ya geleceğini söyledi. arkadaşım ile heyecanliydık , giris biletleri kisi bası 170 eur. ıdi. pahalıydı ama yine de önceden biletleri almıştık ancak snoop mazeret olarak ülkenin iç savaş halinde olduğunu, sokaklarda veya vereceği konser alanında bomba patlar mı korkusu ile iptal etmiş.adam gansta geçinir, yok şöyle tabancam yok böyle kokainim var diye hava atar. burası ilginç beyler. adam korkak. neyse konumuz bu değil.

    dışarı arkadaşımla çıktığında, kendisi eve gidip dinleneceğini söyledi. "sen ne yapacaksın dedi?" , garip garip bakıyordu bana. 1 süre devam etti bu bakışma, sonra "ben dışarı çıkarım heralde"dedim.. "yarın sabah görüşürüz" dedi be ayrıldık. bana neden uzun uzun garip bir şekilde bakmıştı? herkesten şüphelenmelerim yeniden başlamıştı, üstü ne üstlük snoop dogg korkakça konser alanına gelmemişti. üzülmüştüm ama hem kendi adıma hem de arkadaşım adına. bir çıkmaz içerisindeydim.

    arkadaşım bana neden öyle bakmıştı. bana bir şey yapacak gibi tavrı olduğunu hissettim, net olarak bana zarar verecekti. ıyice şüphelenmeye başlamışm yine, paranoya düşüncelerim denizinde yüzmeye de başlamıştı bile. şehirde kafamda düşüncelerle yürümeye başladım. hava oldukça sıcaktı. bir otelde oda kiraladım. 1 gün kalacak ve ertesi sabah planlarımı yapmaya başlamalıydım.tabi sabaha kadar olan sürede uyumayı düşünüyordum, çok yorgunum. . uyku problemlerim sebebiyle uyumadan hemen önce bir avuç xanax 1mg içtim. beni oldukça rahatlattı. ancak uyku bastırdı. sanırım on dakika içinde ruyalara dalmıştım.

    rüyamda snoop doggy doggy'yi gördüm. üzerime yürüyor, beni etkisiz hale getiriyordu. sonra adamları geldi, ellerinde 3 tasmalı pitbulllar vardı. bi anda üzerime rahatsiz edici çığlıkları ile sıçrayarak üzerime atladılar. ilk gelen küçüktü onun karnına bir yumruk ve sağ bacağına 2 tane tekme attım . küçük bayilmıştı, daha sonra ortanca olan geldi. bu biraz daha dişliydi rakibim. direkt boynunu kollarımla sardım, boğuşmaya başladık. yerde sürükleniyorduk. ama ona attığım son tekmeyle etkisiz hale getirdim.

    sırada 3. vardı ama o pitbull'un yüzüne bakınca sabah bana tuhaf tuhaf bakan kız arkadaşımın suretini gördüm. pitbull üzerine onun yüzünü implant etmişlerdi. bana direkt, büyük bir hırsla saldırmaya başladı. beni bogmaya çalıştı kollariyla. daha sonra da boynumu koparacagini söyledi, başardı da çünkü kafamın koparıldığı sırada kabustan uyandım.

    nefes nefese kalmıştım, korku ve panik sardı beni. 5 dakika içinde hazırlanıp sokağa çıktım . yollarda boş boş dolaşırken dışardan güzel görünen bir bara girdim. girdiğimde halil sezai'yi farkettim, bir masada oturmuş bir şeyler içiyordu. yanına gittim, gülümseyerek "otursana " dedi. oturdum rakı söyledim. içmeye başladık. çok güzel bir sohbet geçti aramızda.ona son yaşadığım durumları anlattım. lanet olsun dedi. sonra da üzülme dedi. kafama takmamamı söyledi. sarıldık ve ben oradan ayrıldım ve boş boş yürümeye devam ettim.

    hava çok sıcaktı, t-shirt'ümü sahile atarak atletle yürümeye başladım. cebimden çıkardığım mataradaki absolut-martini'yi, kanarak yudumlamaya başladım. bir yudum daha aldım, son yudum ağzımdan taştı ve sakallarıma ve göğsüme martini bulaştı. yapış yapış olmuştum. hemen bir bara girdim ve lavaboda kurulandım. bardan çıkarken 70 cc'lik blue walker'ımı aldım ve yudumlamaya başladı. yolculuğum boyunca insanları ikişer ikişer görüyordum, üzerime atlıprlardı, sanki bana zarar veceklerdi. doğruca evime koştum. kız arkadaşım evde değildi, tüm odalara baktım, tüm eşyalarını toplayarak beni terketmişti. önce o tuhaf bakışlar şimdi de terkediliş ortaya çıkmıştı. evde elveda notu aradım ama bir türlü bulamadı. telefonunu aradım, açmadı sonra da engelledi.

    evde olayları düşünürken colerado'ya gitmenin ve snoop dogg ile konuşmanın uygun olacağını düşündüm. valizi hazırladım ve ertesi günkü biletimle amerika'ya doğru yola koyuldum. uçağa binmeden evvel 6 adet 5mg'dan nervium aldım, uyandığımda colerado'ydaydım. 16 saatlik kabuslarımın büyük kısmını snoop dogg ve sevgilim oluşturuyordu. rüyamda cinsel ilişiye girmeye başladılar, dayanamıyordum, çığlıklar atıyordum ama o rap söyleyerek sexe devam ediyordu. bani bir sandalyeye bağlamışlardı, hareket edemiyordum. snoop, kız arkadaşımla işi pişirirken, kızın yüzüne baktım ama bir memnuniyetsiz gözükmüyordu, yani o da zevk alıyordu. daha sonra bağlı olduğum sandalyeyle birlikte üzerime bu kez 2 tane aslan attılar. aslanlar psikopat şekilde üzerime yürümeye başladı, iki pençe darbesiyle öldüm ve tekrar uçağın içinde çığlıklarla uyandım .

    havaalanından indikten sonra snopp'u araştırmak ve evini bulmak için bir süre gezindim. bağlantılarım olduğu için evini ve iş adresini bulmam zor olmadı. onu bulmak zorundaydı çünkü, bütün bu kötü olaylar, konserin iptal olduğu günden sonra başlamıştı. bana tuhaf tuhaf bakan kız arkadaşım ve beni daha sonrasında terk etmesi, 2 gündür gördüğüm kabuslar... resmen bedenimde bunaltı hali vardı. adres elimdeydi ancak bunu yapmaya korkuyordum. düşündüm ve doğru olanı yapmaya karar verdim. 3 saat sonra snoop doogg'un malikanesinin önündeki büyük demir parmaklıkların önündeydim. peki şimdi ne yapacaktım?

    bir adam geldi, batman'deki alfred gibi bir adam. "buyrun beyefendi size nasıl yardımcı olabiliriz" dedi. oldukça kibar konuşuyordu. kendisine snoop dogg ile görüşmek istediğimi söyledim ancak alfred mümkün olmayacağını dedi ve alfredin telefonu çaldı, 5 saniyelik bir görüşmeden sonra , "özür dilerim bayım, mr.dogg sizi ofisinde bekliyor. buyrun" dedi.

    ofisine girdiğimde snoop sırtını bana çevimiş, yüzüme bile bakmadan neden burda olduğumu sordu? anlatmaya önce vodka ikram etti, ikramı yapan kadın kız arkadaşımdı. aklımı kaçırıyor olmalıyım diye düşündüm. kız giderken peşine takıldım ama beni omuzlarımdan tutarak havaya kaldırdı, sonra da snoo0 omuriliğime tam 3 kez tekme attı. bilincimi kaybetmiştim.

    gözümü açtığımda bir sandalyeye bağlanmıştım. bilincim yerine gelince çözdüler beni. bu sırada odaya 3 tane hayvan getirdiler. bunlar şempanzeydi hemen bana, üçü aynı anda saldırdılar, birini savuruyordum ama diğerleri tırnaklarıyla, dişleri ile bana saldırmaya devam ediyorlardı. 2.sini de ekarte ettim, boğazını uzun bir süre sıkarak rahmetli ettirdim. ama büyük olan şempanze bırakma niyetinde değildi. pes ettiğimi söyledim ama dinlemedi. uçan tekme ile beni yere serdi,olaydan 5 saniye sonra bayilmıştım.

    gözümü açtığımda snoop ve hiç ummadığım şekilde dr. dre oradaydı. bana burdaki son 48 saatim olduğunu ve eğer bir daha burada görülürsem olayların çok büyük bir sıkıntı haline geleceğini söyledi. ayrıca kızı unutmamı söyledi.hiçbir şey soyleyemeden başımı eğip uzaklaştım.

    çok kötü bir depresyon durumu yaşıyor, süreli aklımda "kız arkadaşım neden bu ganstalarla? bana neden tuhaf tuhaf bakıp daha sonra beni terketmişti? rüyalarının bir anlamı var mıydı? intikam ateşi ile yanıp kavruluyordum. bir şeyler yapmalıydım, ama ne?

    bara girdim bar taburelerinin birine oturdum. burbon söyledim kendime. bayilana kadar doldur dedim barmene. kafam iyice karmakarışık bir hale geliyor ve çıldırmak ve ölümle ilgili korkularım alevlendi. barda sanki herkes bana bakıyor, benim hakkımda konuşuyor diye düşünmeye başladım ve 6 mg rivotril aldım. bu ilaç beni rahatlattı, hafif sersem hale getirdi. artık daha sağlıklı ve mantıklı düşünebiliyordum

    keyifsiz ve karamsardım. pharmacy 'nin içine girerek tezgahtaki güzel kadına intihar etmek için en acısız ve amaca çabuk ulaştıran ilaçlardan istediğimi söyledim. kız "tamam ama o ilaçlar alt kattaki depoda. ben hemen alıp geleyim dedi. tam beş dakika sonra eczanenin etrafında polis sirenleri duymuştum. dışarı çıktım hemen "ellerini basınınızın üstünüze koyunuz bayım ". dediğini yaptım. araca yerleştieildim. suçumu sordum onlara , o ise beni eczacı kızın ihbar ettigini belirrti.
    .
    daha sonra ifademi alarak psikiyatri kliniğinde yatmam gerektiğini söyledi makbul ettim, hem kabul etmezsem ne yapabileceğim hakkında en ufak fikrim yoktu, kendimi değersiz hissediyordum, karamsardım ve daha önceden yaparken keyif aldığım aktivitelerden artık alamaz olmuştum.ama intihar etmemeliydim. bunu ancak zayıf karakterli insanlar yapar.

    menajerini arayarak snoop' a ulaşmam gerektigimi söyledim. telefonu direkt yüzüme kapattı dalyarak. doğruca jay-z nin yanına gittim, new yorktaydı o zamanlar.fikirle almak için ona olayları anlattım. bana bir buluşma ayarlamasını ricacettim. bağlantılar kurarak buluşma konusunda ikna oldu. ikimiz konuşurken tatsızlık çıkmasın diye jay-z ve dr.dre yanımızda kalacaktı. konuşmaya başladık, o bir yandan yemek (balık kavurmas) yapıyor diğer yandan beni dinliyordu. ona; " 2 aydır kız arkadaşımla beklediğimiz konserinizi 3 5 bomba patlaması sebebiyle iptal ettiriyorsunuz. sözde kokain satarsınız, millete sataşır, çete kavgaları yaparsınız. ölmek adına bir çok zararlı işler yapan sensin ancak terör olabilir diye iptal edip, 10.000'lerce insanı yüzüstü bıraktın. ikinci konu bana hiç birşey demeden şempanzelerine saldırttın.. bir 3.konu sevgilimin senin yanında ne işi var?? "

    sana tek cevap vericem homie dedi. diğer sorularına cevap vermiycen ama son soruna gelice 'esra' bizimle kalacak. onu burdan götüremeyeceksin dedı. bana bir miktar para da vereceğini söyledi. kabul etmedim. z ve dre den fikir aldım ancak zorlamamam gerektiğini söylediler. bu kez kan beynime sıçramıştı. sırtımdan çıkardığım iki çekoyla onlara vurmaya başladım. snoop'a ayarı yemişti ve yerde dakikalarca çekoladım.
    jay ve dre sakin kadınlar. snoop yerde acılar içinde kıvranırken hemen esra'yı alıp oradan uzaklaştırdım.

    doğuca bir hostele gittik. yol boyunca tek kelime etmemiştik. eve gelip mubahbet için salona geçti. olayları sordum. şu anda konuşamayacağını söyledi.ben de ona olsn öfkemden bağırarak çabuk buraya oturup bana olayları anlatmasını istedim. son 2 haftadır iyi hissetmediğini, ölüm düşünceleri olduğunu, snoop dogg'un aslında o gün alaçatı da olduğunu ve konseri iptal ederek abd'ye birlikte gidebileceklereni ve snoop'un kendisinden çok hoşlandigini söledi" dedi.

    üç gün içinde bu ilişkiyi sonlandırdım.

    2 gün sonra galata"da bir meyhaneye girdim, halil sezai çalmaya başlamıştı. o sabaha kadar 200 cc rakıyı tek başıma bitirdim. saol sun halil beni artık boş olan evime attı. kıyafetlerimi bile çıkarmadan yatağa sırt üstü uzandım. aklimdaki karışıklık sona ertmişi.
  • güzel hikaye. okuyun.
  • psikotik gerilimle dolu cool bir hikaye. gerçeklik payı var.
  • mal misin ?
  • snoop dogg'un çocukluğundan mı başladın anlatmaya? kaç satır lan orası?
  • uzun bir hikaye.herkes sabredemez okumaya.
  • tldr demek istedigim ayarimsi