1. dilimizin ucuna gelen ama bir türlü hatırlayamadığımız kelime genellikle budur. her ihtiyacı karşılar, bu yönüyle tam bir hededir. misal ben kendim o kadar şey bir insan değilim cümlesindeki şey yerine sofistike deriz; hem ağza oturur, hem kulağa hoş gelir hem de ferahlık verir. bunu duyan arkadaşımız da eve gidince ben bugün sofistike gördüm demek suretiyle, bu kelimeyi ataletten kurtarır. hem bir beden büyük laf etmiş olduğumuzdan seneye de anlaşılabiliriz. bundan dolayı da satisfekte oluruz. güzel olur.
  2. kahve markasını tanımlayabilecek derecede yamuk/yamultulmuş bir sıfat.
  3. bu kelime fransizcadan [sophistiqué] ingilizceye [sophisticated] geçmeden, oradan da ayaga düsmeden önce 14. yüzyil latincesinde sophisticari denilen bir fiilden türemisti ki bu fiil de bir sivinin, genellikle de sarabin kivamini hile ile degistirmek demek oluyordu. "saraptan anlayan sophistike" nasil oluyor, bu takdirinize kalmis.

    (bkz: sophistiquer)