şükela:  tümü | bugün
  • insanlar, tanrının varlığının ispatı üzerinde çalışırken aslında yokluğunun ispatı için çalıştıklarını anlamaları sonrasında yaşanacak ispattır.

    (bkz: gelecekte herkesin ateist olacağı gerçeği)

    not: ateist değilim.

    edit: masanın üzerinde görünmez kalem var. varlığını nasıl ispat edersin? bilim o kalemin varlığı için fiziksel temas'a girmeye çalışır değil mi? giremezse başka yollar dener ama yine de ispat edemez. aslında ben uydurdum o kalemi. milyonlarca yıl geçse yine orda bir kalem olmayacak sadece var olduğunu düşünüyorsun ve ispat etmek için çalışıyorsun.

    edit2: ispat gerektirmez diyorsunuz sonrada açan çiçek bir ispat değil midir diye mülayim mülayim muhabbetler. yada tanrı bir mesaj gönderse al sana ispat bak bilim de doğruladı diye haykırırsınız. birşeyin varlığını ispat etmek de gerçeğe ulaşmak değil midir?
  • bu kafa ile yokluğunu ispat edebileceğimiz çok şey var. diyebilirimki sonsuz sayıda. olay şu: yoklukları ispat edildiği zannedilirken var oldukları gerçeği ortaya çıktığında bir çok ıspat için sıkıntı çok büyük olacaktır. bilim ve teknoloji varlık ispatı ile gelişmektedir. yokluk ispatı ile bir yere varamayız. mesela: marsa yolculuk yapamayız bunu ispatlarsın şu anda ama bu seni bir yere götürmez.
    kolay gelsin...
  • pek çok inanan için tanrı güneş kadar gerçektir. ispata gerek yoktur.
    (bkz: güneşin yokluğunun ispatı)
  • yoktur.

    kitabi dinlerin yazıtlarına baktığımızda çok mantıklı olmadıkları aşikar. günümüzde belirli bir zeka ve kültür seviyesi üzerindeki herkes bunu kabul edecektir. yüzlerce çelişki ve primitif anlatıma sahip, masaldan başka bir şey sunmayan kitaplar gayet açıktır.

    muazzam bir galaksi var ve mesela müslümanların tanrısı kitabında "ben yıldızları gece yolunuzu bulun diye yarattım" diyor. bu anlatım; yukarıdan yarattığı kainata bakan bir tanrının değil, gece çölden gök yüzüne bakan bir bedevinin sözleridir bunu da azıcık kafası çalışan herkes kabul edebilir.

    "tanrı" kavramını bu kitabi dinlerin soktuğu şekillerden birisi olan cezalandırıcı ve ödüllendirici sıfatından ayırarak "yaradan" sıfatına soktuğunuzda bundan 300 milyon ışık yılı evvel çok gelişmiş galaksiler arası bir imparatorluğun birisinde deneyini tamamlamış birisinin bir takım uyum sağlayabilen evrim özelliğine sahip organizmayı uzaya fırlatmadığını bilemeyiz.

    tanrının olmadığı veya olduğu ise aslında önemsizdir. çünkü homo deus'un veya transhümanistlerin hükmetme zamanı yaklaşmaktadır.

    çok uzak olmayan bir gelecekte aynen yapay zeka kodları yazan yapay zeka gibi, kendi tanrılarını yaratan tanrı yaratabilecek güce erişeceğiz.

    bu, insanlığın veya insanlığın evrimi getirdiği noktadan devam edecek olan transhümanist, homo deus veya yapay zeka formlarının istikbalidir.
  • tanrının varlığının temeli inançtır. bilim değil. inanan için vardır, inanmayan için yoktur.
    bilim kendini yanlışlayabildiği için sürekli gelişmektedir. bugün eldeki verilerle var dediği şey yarın yeni bulgularla yok olabilir. aynı şekilde tersi de. bilimin amacı kendini doğrulamak değil gerçeğe ulaşmaktır.
    inananların amacı tanrının varlığını doğrulamaktır ki aslında buna ihtiyaçları yoktur. inanç kişiseldir ve ispat gerekmez. bilimse evrenseldir ve tanrının varlığını yada yokluğunu ispatlamak amacı üzerinden ilerlemez.
  • eğer tanrı var olmasaydı, insanoğlu onu yaratmak zorunda kalacaktı. şimdi var, çünkü bizler yaratmış olabiliriz.
  • bir şeyin yokluğu ispat edilebilir mi? bunu denemek saçma olmaz mı?
  • am, göt, meme üçgeninden çıkmış einstein’lar tartışıyor, bu da bir şey hadi bakalım.

    allah vardır.
    kim dedi?
    muhammed dedi.
    muhammed’e kim dedi?
    kuran’da yazıyor.

    bu da mı gol değil?
  • iyilerin hep acı çekip kötülerin hep müfakatlandırılması...
  • bizi ve dünyayı tanrıdan başka kim yaratmış olabilir ki sorusunun cevabını "belki de ve büyük olasılıkla x gezegeninde yaşayan y adında akıllı bir uzaylı velet" olarak vermenin çok daha mantıklı olduğu kabul edildiğinde büyük bir adım atılacak ispat...