şükela:  tümü | bugün
  • kendisi bir şekilde doğuramayan veya doğurmak istemeyen kadın kendi döllenmiş yumurtasını başka bir kadının rahmine yerleştirilmesini sağlıyor.böylece çocuğu taşıyıcı anne doğuruyor ve daha sonra biyolojik annesi alıyor onu.
    tıptaki gelişmelere hukuğun ayak uydurmaya çalışmasıyla iyice karışık hale gelen durum haline gelmiştir bu.
    mesela vaktiyle avrupa semalarında bir taşıyıcı anne " ben çok sevdim bu çocuğu 9 ay taşıdım hayatta vermem kimselere" minvalinde bir gerekçeyle çocuğu vermeyi reddedince baya sorun yaşanmış,çocuğun annesinin kim olduğu tartışılmıştı
    türkiyede iste medeni kanun a göre çocuğun anası onu doğuran kadındır o yüzden ister taşıyıcı anne olsun isterse gerçek anne olsun bu bir şey değiştirmez.eksik tabii böyle bir şeyin düzenlenmemiş olması
  • taşıyıcı annelik görevini üstlenecek şahıs anlaşma metnine dikkat etmeli, taşıyıcılığın doğum sonrasını da kapsayacak şekilde yorumlanmasını engellemelidir. aksi takdirde aşağıdakine benzer diyaloglar yaşanabilir:

    -taşıyıcı anne! çocuğu getir altını değiştircem
    -hemen getiriyorum efendim

    -taşıyıcı, getir bebeyi hadi mamasını yedircem
    -peki efendim getiriyorum(of sabahtan beri kollarım koptu be nerden girdim bu işe)
  • sephrenia'nın bahsettiği olay galiba fransa' daydı ve mahkeme çocuğun taşıyıcı annede kalmasına karar vermişti. tabi ki bu çok tartışıldı ve hala tartışılıyor bu karar. ayrıca işin miras hukuku ve mirasçı olup olamama ile ilgili bir boyutu daha var ki o da en az anneni kim olduğuna karar vermek kadar zor.
  • herhangi bir sebeple rahmi alınmış,yumurtlama işlevi olmayan ve/veya sağlıksal durumu çocuk doğurmaya elverişli olmayan kişiler için "annelik" şansıdır.
    teoride olağan ama uygulanması maddi ve manevi anlamda biraz zor bir süreçtir.
  • yabancı bir kadının rahmini başkalarına ait döllenmiş yumurtanın gelişip büyüyeceği hamilelik süreci hizmetine adayıp doğum ile sonlandırarak bir bebeği dünyaya getirmek.

    doğumdan sonra bebeğin kime ait olduğu karmaşaları hukuksal olarak çözülmüş olsa bile, karmaşık kadın psikolojisinin devreye girerek taşıyıcı anne ile biyolojik anne arasında sorun çıkarabilecek bir durumdur...

    oysa gerçek anlamda annelik; ne biyolojik ne de taşıyıcı anneliktir, çocuğu sevgi ve sonsuz özverilerle emek vererek büyütmektir...

    (bkz: anne)
  • herhangi bir sağlık sorunu yoksa saçmalıktır. vücudu bozulmayacak diye çocuğunu taşımayan anne nasıl özveri gösterebilir, nasıl büyütebilir o çocuğu? bebeye yazık.
  • torununuzu doğurma şansı verir.
    http://www.hurriyet.com.tr/planet/24524925.asp
    bayılıyorum bu tür şeylere. bayılıyoruummmmmmm....
  • içerisinde fason embriyolar, gebelik turizmi gibi ilginç kavramları da barındıran yeni bir ticaret alanı.

    abd'de bir taşıyıcı anne 100 bin tl kazanırken, piyasanın pahalılaşması nedeni ile sektör hindistan'a kaymış. orada fiyat 12bin dolar.

    ancak her yerde olduğu gibi bu sektör de yoksul kadınları vurmuş. iş piyasasında çalışamayan kadınlar, ayda 13 dolar kazanacakları işler yerine taşıyıcı anne olmayı seçiyorlarmış.

    anlaşma 12bin dolar iken yine aracılar nedeni ile kadınların eline 6bin dolar geçiyormuş.

    ancak sürecin yasal zeminleri kaygan olduğu için kadınlar (özellikle okuma yazma bilmeyen kadınlar) anlaştıkları parayı alamadıklarında buna karşı çıkamıyorlarmış.

    ayrıntılı bilgi için şu anda ntv'de bu konuda çok güzel bir program var.

    (bkz: #55250469)
  • şu sıralar kafamı kurcalayan şey.

    erkek olmanın bazı zorlukları var. çocuk doğuramamak gibi *. illa bir kadına ihtiyaç duyuyorsun bunun için.

    tabii çocuk esirgeme kurumu diye bir kurumumuz da var da, pek çekici gelmiyor bana.

    nasıl oluyor, ne bitiyor pek bilgi yok bu konuda ama yasal olarak yine annesi o oluyor herhalde. burası kötü mesela. verdik parayı spermi, enjekte ettiler doğurdu moğurdu, 2 sene sonra evladımmmm dediğinde göt gibi kalıyoruz amk. böyle saçmalık mı olur lan?

    kız çocuğu istiyoruz diye illa bi' kadınla ilişki kurmak, seviyormuş gibi yapmak zorunda mıyız? ya da evlenmek? hayır, cidden kız çocuğu istiyorum ben. cinsiyeti illa kız olacak. yavşayan erkekleri falan döveyim ne bileyim, baba olayım yani kızım olsun. ilkokula falan gitsin, barbie giydirsin. böyle şeyler. saçlarını öreyim.

    ben kadın seviyorum aslında -hatta erkeklerden daha çok severim- de çocuk doğurabilmeye giden sürece gidebileceğimi düşünmüyorum. tanımıyorum zaten artık pek kadında, ilgim alakam yok. hee meme hee göt deyip geçiyorum. napayım ben kadını aga? sevgili istemiyorum, seks istemiyorum; bi kullanım alanı yok kadının benim için. yemeğimi ütümü temizliğimi ben hep kendim yapıyorum. parasına falan da ihtiyacım yok. napayım yani amk.

    şöyle 180'lik yabancı bi ablayla taşıyıcı annelik konusunda anlaşayımda at gibi kızım olsun. belki yurt dışında farklıdır hukuki boyutlar. yunan annesi olsun hatta. halkların kardeşliği yaparız. evet.