şükela:  tümü | bugün
  • morrisseyin dinleyeninin icine civi cakarcasina mihladigi sozlerle akillarda kalan smiths sarkisi. and when you want to live how do you start where do you go who do you need to know? seklindeki kayda deger saptamanin yani sira ask ve cinayetvari durumlari yanyana koyarak a murderous desire for love dan bahsetmesi ayri bir onem tasir. (bkz: britanyanin kopegiyim ondan ingilizce yaziyorum) (bkz: ask ve nefret arasindaki ince cizgi) (bkz: morrissey kardesligi)
  • top of the popsun bildik kitsch dekoru ve sahnede the smiths. morrissey, siyahlar içinde ve yine çok kırılgan görünmektedir. arka cebinden çiçekler sallanmamaktadır bu defa ancak boynunun sol tarafında siyah büyük harflerle bad yazılıdır. güzel bir bbc performansı olarak akıllarda kalır.
  • " and when you want to live; 1)how do you start? 2)where do you go? 3)who do you need to know? " sorularıyla zamanında zihinleri meşgul etmiş (aslında hala da etmeye devam eden) 1985eylül'ünde single olarak çıkmış bir the smiths parçası.
  • martin and me' de lord of loud' da bu parcayi yorumlamistir. jeff buckley, bu parcanin en bilinen coveriyla sevdigimiz bir is yapmis olsa da, j mascis ile morrissey arasinda cok farkli bir bag vardir. soz konusu olan neseliymis gibi gorunen sarkilar ise... iki buyuk dunyanin-endustrinin, iki buyuk patronu soz konusudur. aman diyorum...
  • "when you want to live ...how do you start ? ....where do you go ? .......who do you need to know ? "
    gelecekle ilgili kaygılar bacayı sardığında akıllardan çıkmayan;

    bir dönem-

    how can they look into my eyes
    and still they don't believe me?...
    will they ever, believe me ?.....

    - dizelerinin defalarca rüyamda, şeytani varlıkların insan ırkı üzerinde etki kurmaya çalışırken söylediğini gördüğüm hipnotik smiths efsanesi.
    (bkz: 3 kere the x files izleyenin paranoyak olmasi)

    "the boy with the thorn in his side" morrisseyin kendisi olabilir, "thorn" diğer insanlarla ilişkilerinde yaşadığı problemler, zorluklar
    ancak bütün bunların arkasında kalbindeki o büyük sevgisi var ve insanları anlayamıyor, "ona inanmamalarına-onu dinlememelerine " bir anlam veremiyor aslında.(bkz: the world wont listen)

    şarkının öznesi bir yerinden sonra çoğul hale geliyor: "the love in our eyes" bir topluğu simgeliyor gibi: the smiths grubu? ekolü? ortak görüşteki herkes aslında...

    şarkının belle and sebastian, jeff buckley coverlari hep şukela ama the smiths yorumunun yanından bile geçemiyorlar ki.
  • the smiths in türkçe meali morrissey i seven götünde taşıdığı güllerin dikenine katlanır atasözlü şarkısı.
  • şarap, tabi ki kırmızısı- gibi bir şarkı, dinlemediğiniz zamanlarda guzelleşiyor, kelimeleri, melodisi yıllanıyor sanki, yarısı içilmiş bir kadeh, ve onun yanında bırakılmış solmuş çiçekler, inanmayanlar hep olacak, daima..
  • sözleri şu şekilde olan güzel şarkı;

    the boy with the thorn in his side
    behind the hatred there lies
    a murderous desire for love
    how can they look into my eyes
    and still they don't believe me ?
    how can they hear me say those words
    still they don't believe me ?
    and if they don't believe me now
    will they ever believe me ?
    and if they don't believe me now
    will they ever, they ever, believe me ?
    oh ...

    the boy with the thorn in his side
    behind the hatred there lies
    a plundering desire for love
    how can they see the love in our eyes
    and still they don't believe us ?
    and after all this time
    they don't want to believe us
    and if they don't believe us now
    will they ever believe us ?
    and when you want to live
    how do you start ?
    where do you go ?
    who do you need to know ?

    oh ...
    oh no ...
    oh ...
    la ...
  • sittin senedir sözlerini analiz etmeyi başaramamış olsam da her duyduğumda "şimdi bana inanmazlarsa ne zaman inanacaklar ki hiç inanırlar mı ki" ifadesi, şarkının kendisinin süperliğiyle birlikte, ruhumu titreten smiths şarkısı.

    ne demek ister, ne anlatır, o inanmayanlar kimdir, bir muammadır tabii.
    (bkz: ruh titremesi)