şükela:  tümü | bugün
  • melissa mccarthy'nin insanı gülmekten yere düşürdüğü film.
  • beklentilerimin biraz altında kalmış, başrollerinde sandra bullock ve melissa mccarthy'nin olduğu paul feig filmi. dediğim gibi beklentilerimin altında kalsada kesinlikle vasat bir yapım değil. ayrıca bu filmin sinemalardaki türkçe altyazısını kim hazırladıysa gerektiği önemi vermemişler, baştan sağma bir iş yapmışlar.

    --- spoiler ---

    melissa mccarthy'nin patronunun taşaklarını* aradığı sahne de çok güldüm.

    --- spoiler ---
  • çok eğlenceli film. seriye bağlasalar bir sonrakini izletecek kadar iyi. yıllardır büyük bir melisse mccarthy hayranı olarak onun böylesi bir komedi yıldızına dönüşmesini büyük bir sevinçle takip ediyorum. oscar adaylığından bu yazın en büyük gişe yapan filmlerinde oynamaya kadar nerelere geldiğini gururla izliyorum, sanki payım varmış gibi. o öyle bir oyuncu ki, nerede oynarsa onu izlerim. mike & molly dizisine bile 2 sezon dayanbildim, o kadar seviyorum kendisini. o yüzden bu film ortalamanın üstü mizahı ile gayet eğlenceli bir seyirlikti. sandra bullock da kendine has komedi oyunculuğunu yine konuşturmuş, yan yana harika bir ikili olmuşlar. gerçekten de "buddy cop" filmi dediğimiz türün iyi bir örneği olmuş hikayesi, aksiyonu ve karakterleriyle. yönetmenin bir önceki filmi "bridesmaids" kadar fenomen olmayacağı çok açık, zaten onun kadar yenilikçi ve orijinal değil. ancak bu, gayet iyi bir seyirlik sunduğu gerçeğini değiştirmiyor. her sezona bir çok çok iyi komedi yeter, bu sene o kontenjanı "this is the end" ile doldurduk zaten.
  • sinemada film izlemek pahalı sayılabilecek bir aktivite olduğu için, evinizde, yurdunuzda, işinizde izlemenizi ama izlemenizi önereceğim komedi filmi. özellikle canınız sıkkınsa sizi klişe tabirle 2 saatliğine dertlerinizden uzaklaştıracak. filmlerde sürekli tekrarlanan sahnelerle geçtiği dalgalar, yaptığı ironilerle sizi inanılmaz güldürecek bir film. spoiler sayılmayacağı için yazabilirim, diskodaki sahneler de olağanüstü komikti.
  • cuma gecemi keyifle geçirmemi sağlayan filmdir. daha yarısına gelmediğim halde gülmekten kırdı geçirdi beni.

    --spoiler--

    +bana bir viski ver
    -14 dolar
    +14 dolar mı? bu sıçtığımın viskisi sihirli mi? içinde uyuşturucu mu var? isa'nın ayakkabısında servis etsen daha iyi.

    --spoiler--
  • --- spoiler ---

    evde boş bir zamanda izlenebilecek türden çıtır çerez bir film. kahkahalar attırıp yerlere yatırmaz, ancak yüzünüzde hoş bir tebessüm bırakacaktır.

    --- spoiler ---
  • gayet eğlenceli ve bazen yaran diyalogları ile cumartesi gecenizi şenlendirecek filmlerden birisidir.

    --- spoiler ---

    mullins'in albino fbi ajanı ile konuşurken ona kızıp şu lafı sarfetmesi sesli güldürmüştür:

    - afedersin ama karın kim? ortasında delik olan 2.5 kiloluk un torbası mı?

    --- spoiler ---

    aslkdhsajksa mullins süper ya. bir çene var ablada mübarek sokup sokuşturuyor herkese. hastasıyım.
  • this is the end sonrası 2013 yılının en başarılı 2. komedisidir.

    --- spoiler ---

    adamlar resmen sağ gösterip sol vurdular. filmin başındaki çikolata kıvamındaki yağız delikanlı "kahverengi gözlü ve büyük memeli bir kadın" tanımlaması sonucu herkesin aklı bu iri memeli ablaya takılmıştı ama filmin sonu birçok kişiyi ters köşeye yatırmıştır.

    sandra bullock, mullins' in hapisten çıkan kardeşini görmeye gittiklerinde gayet rüküş bir iş kıyafetiyle gitmiş ve erkek kardeş mullins sağlam laf giydirmiştir:

    - incil mi satıyorsun?*

    malum gece kulübü sahnesi, telefona erişmeye çalışırken yaşanan trajikomik olaylar koca koca adamların altına işetebilecek kadar başarılı bir şekilde filme monte edilmiş.

    sandra bullock ve çılgın mullins' in kafayı çekmeye gittikleri barda başından geçenleri baştan sonra defalarca kere izlesek de yine sıkılmayız. efsane olmaya adaydır.

    bahsettiğim bar sahnesinde herkes içip sızmış ve sabah olmuştur. ama kafadan arızalı mullins sanki hiçbir şey olmamış gibi kumar oynamaya devam etmektedir. ve o sırada sevgili ortağının ceketini para niyetine ortaya sürmüştür. ve bombalar patlamaya başlar:

    mullins: ceketi koydum gitti. bir şey eder elbet.
    ashburn: nasıl gidiyor?

    mullins: ağzın resmen çöplük gibi kokuyor, bir nane ye.
    ashburn: yoksa dün akşam sigara mı içtim?

    mullins: milletin ağzından kapıp duruyordun, baca gibi içtin.
    ashburn: çok iğrenç. neden ceketim ortada?

    mullins: merak etme. şimdi geri alacağım. elleri görelim.

    ve eli kaybeder...

    mullins: lanet olsun.

    ashburn suratı alkoünde etkisiyle iyice ekşimiştir. bunu gören mullins yine boş durmaz:

    mullins: cekete bu kadar üzüleceğini düşünmemiştim. arabanı verirken hiç umurunda değildi.
    ashburn: kime verdim?

    mullins: wayne'e! az önce çıkan adam! bütün gece kucağındaydın. dilin de adamın ağzından çıkmadı.

    kısacası bu ve bunun gibi sayısız sahneyle dolu dolu 2 saat geçirmek için tam isabet bir yapım.

    --- spoiler ---
  • muhteşem bir film değil lakin oyunculuğun kattığı bir samimiyet var filmde. boş vaktiniz olduğunda izlenilebilecek hoş bir film bence.