şükela:  tümü | bugün
  • aşk mesnevileri içerisinde kahramanlarının birbiriyle kavuştuğu tek hikayedir:

    çin hükümdarı talmus defalarca kez evlenir ama bir türlü çocuğu olmaz. daha sonra resimlerini görüp beğendiği turan şahının kızıyla evlenir ve bu evlilikten mütevellid bir erkek çocukları olur. adını vamık koyarlar. vamık son derece yakışıklı biridir. haliyle bu güzelliği tüm dünyada duyulur. gazne hükümdarının dünyalar güzeli kızı azra da bundan haberdar olmuştur ve vamık'a daha görmeden vurulur. dadısı ressamlarca yapılmış azranın resmini vamık'a ulaştırır.artık vamık da azraya aşıktır ve sırdaşı behmenle yola çıkar.bir sürü mücadeleden sonra ateşperestlerin eline düşerler.azra da boş durmamış biricik aşkına ulaşmak için yola çıkmıştır lakin o da zencilerin eline esir düşmüştür. nihayetinde hikaye içerisinde birbirine aşık olan bir çok kişi vamık ile azra gibi birbirine kavuşurlar.
  • hikayenin antik yunan'a dayanan kökeni ve fars edebiyatındaki biçimi ile ilgili ciddi bir karşılaştırma için the virgin and her lover adlı akademik çalışmaya bakılabilir.

    http://books.google.com.tr/…d=0#v=onepage&q&f=false
  • eski kayıtları çok dik ve hışırtılı bulanlar ahmet erdoğdular'ın kaydını dinleyebilir.
  • bir ayrılık ve kavuşma öyküsü...

    prof. dr. gönül ayan'ın konuyla ilgili bir yazısı:
    vamık ile azra / prof. dr. gönül ayan

    --- spoiler ---
    türk edebiyatı'nda vâmık ile azrâ denince, yaptığı tercümelerden ve çok yazmasından dolayı, zamanında anadolu'nun câmî'si diye adlandırılarak, iran şairi abdurrahmân câmî (ö. 1492) ile eş tutulan xvı. yüzyılın velûd şairi bursalı lâmi'i çelebi (1) hatıra gelir. lâmi'î, 5981 beyitlik vâmık u azrâ mesnevisini, kanunî sultan süleyman'ın emriyle yazmaya başlamış ve altı ayda bitirmiştir. lâmi'î'nin bu eserinden, latîfî dışında, bütün kaynaklar söz etmişler ve türk edebiyatı'nın meşhur vâmık u azrâ mesnevisi olduğunda birleşmişlerdir. edebiyatımızda, bu konuyu; behiştî ahmet sinan çelebi (ö. 1507), kalkandereli mu'îdî (lâmi'î'nin çağdaşı), manisalı çâmi'î, havâyî mustafa (ö. 1608), kubûrî-zâde abdurrahmân rahmî (ö. 1715) ve hamzavî gibi şairlerin yazdıklarına dair bilgilere rastlamaktayız.
    --- spoiler ---