şükela:  tümü | bugün
  • trt2 de bi amca var
    güzel güzel resimler yapıyor...
    spatula ile:)
    o amcanın en çok sevdiği kahverengi bu.
    koyu kahverengi.
    fakat ne suretle bu isim verilmiş buna ben de bilemiycem..
  • van dyke gercekten cok pahali bir boyadir , hollanda men$eilidir
    resim yaparken normalde bu trt2`nin adamindan daha cok boya gitmektedir
    o yuzden keseye , butceye zarar bi olaydir yagliboya cali$mak
    suluboya ucuzdur mesela
  • bütün boyaların böle ön adları vardır.
    mesela cobalt mavisi
    titan beyazı falan
  • öğütülmüş kahverengi kömürden elde edilip, yağla karıştırıldığında grileşen ve hatta fümeyle kahve arası bir tona bürünen bir acayip renktir -zaten uzmanlar da, kullanma kılavuzunda fresklerde kullanılmamasını öğütler bu yüzden..

    ona sorsanız, reçine verniğini yağdan daha çok sever; zaten yağlı boya çalışmalarına da gelemez, %70 oranında yağ tutar; tablo bir tarafınızda patlar, maazallah..

    daha çok rönesans ressamlarından rubens ve muadillerinin kullandığı bu rengin, günümüze kadar ulaşmasını sağlayanlardan biri de şüphesiz ki trt 2'deki ressam amcamızdır..

    peki öğütülmüş kahverengi kömür nedir? bir kere öğütüldüğü içün kahverengi değildir, düpedüz kumral bir kömür olup güney amerika (kahveyle doğrudan bir ilişiği var mıdır bilemiyoruz tabii) menşeilidir.. aslında rezervleri fazla olmasına rağmen, yakıt amaçlı kullanılmadığından kimse zahmet edip çıkarmaz; e malum bu sebeple de hayli pahalı olur.. onun içün de van dyck kahverengimizi, öyle badana boya işlerinde kullanmamamız yerinde olur, faideli olur..

    almanların "kasseler braun" dediği bu rengi biz neden van dyck ismiyle çağırıyoruz peki? ya da jean van eyck'in bu hadisedeki rolü nedir? bilemiyorum..
  • (bkz: bob ross)
  • trt 2 'de çıkan "resim sevinci" programında, ressam program başında hep kullandığı renkleri sayardı sırayla, bi de "van dayk kahverengi" si olurdu hep
  • van dyck,ayrıca fotografık ısler yapmak ıcın kullanılan kımyasala verılen addır.van dyck resım yapmakla kalmamaıs o donemlerde fotografada el atmıstır.tartarik asit ve gumus nıtrat esıt oranda su ıle karıstırılarak karanlık bır ortamda beklemeye bırakılır.kafı mıktarda bekledıkten sonra arzu edılen herhangı bır yuzeye* surulur.ardından pozlanmıs negatıf tire film ustune sabıtlenerek gunese cıkarılır.yeterı kadar pozlandırılan kımyasallı yuzey, sodyum tiyo sulfat ıle yıkandıktan sonra su ıle temızlenır ve kahverengı beyaz fotografık goruntu elde edılır.
    lekesı cok zor cıktıgından bu ıslemı yaptıktan sonra ellerınızı gorenler "kına gecesıne mı gıttın?" gıbı tepkıler verırler.aldırıs etmemek ve "evet oyle" demek en makbul bastan savma yontemıdır.
    (bkz: gunes baskı)
  • (bkz: paul van dyk)