şükela:  tümü | bugün
  • varoluşunun anlamsızlığını kavramak. hayatın içinde bir akış bulamadan savrulmak.
    varoluş kaygılarını aşamamaktan değil de daha çok ( tam tersine ) ne bok olduğunu bilmekle, farkındalıkla alakalı bir durum. varolmak ağırdır ve bunun farkına varan için de dayanılmazdır.
  • e verelim artik
    (bkz: varolmanin dayanilmaz hafifligi)
  • aslında kimileri icin varolmaya savasmakla*- varolma nedenleri arasında celisirken, kimileri icin tuketilmis bazı seylerin ardından, verilen mucadelenin -neden- sorusunun cevabının yitirilmesiyle ice yerlesen kurdun kisiyi icten yerken bunun beyinde olusan cumlecigi,yogunlugu, agırlıgı
  • bedeninin icinden cikip cevreni farkli bir sekilde gozlemleme istegine paralel bir istek
  • ontolojik bir problem, varolunan her gün her aktivitenin yarattığı su götürmez ağırlık. sartre buna bulantı diyordu sanırım.
  • sorumluluklar ve ya$anılan hayvani büyük acılar.....
  • varolmanın dayanılmaz ağırlığı sabah yüzünü yıkarken akşam gününün nasıl biteceğini bilmesidir insanın.

    sevmediği insanlara karşı kibar davranmak zorunda olması, istemediği halde mutualist bir ilişkiye girebileceği insanlara yamanmasıdır. hiç istemediği bir kitabı okumasıdır. istediği yerde olamamasıdır. sabah kahvaltısını acele ederek yemek zorunda olmasıdır. içi ağlarken gülümsemesi, mutluyken mutsuz görünmesidir. istemediği işte çalışması, istemediği okulda okumasıdır. istediği kişiyle yaşayamamasıdır. gönül rahatlıyla tembellik yapamamasıdır. bisikletle gezememesidir.

    varolmanın dayanılmaz ağırlığı insanın yaşarken yaşamadığını anladığında omuzlarına saplanıp ruhunu dibe çeken yüktür.
  • amaaaan bir fıkra anlatiyim de bu yük nasıl atılır gösteriyim:

    temel kıç* nakli yaptırmak için amerika'ya gitmiş. orda ancak bir homoseksüelin kıçı nakil için elverişli bulunmuş ve temel'e takılmış. türkiye'ye dönen temel zamanla yeni uzvunun bir o yana bir bu yana sallandığını farketmiş. tabi bunu farkeden gayler de sarkmaya başlamış. durumdan rahatsız olan temel dursun'a dert yanmış "ula tursun, benim yeni cöt iyi hoş da, bi ipnenin cöymüş. yerinde durmuyo, kençi kencine sallanıp duruyo, ipneler de peni ipne sanıp yanaşyler daa.. napıçağumu şaşurdum". tursun olaya çözüm düşünür
    -ula temel, cöt kimin cötü?
    -e ipneniiin
    -o zaman sictir gitsin

    yıllar ötesinden edit: 2005'te ne kadar şakacı bir insanmışım!
  • hayatın akışını yakalayamayan, yolunu bulamayan, göremeyen, yapmak istedikleri ve olmak istediklerini binbir bahaneyle kendinden uzaklaştıran, kendini sıkıştırdığı köşeden kurtulamayan, kendi kendini modern hayatının kölesi yapan, parçası olduğu modern uygarlıktan rahatsız olan ama onu terkedemeyen, her yemekten önce anti-depresanını alıp sabah nefret ettiği işine giden, kendini sadece egosunu doyurmak için mutsuz aşkların koynuna atan... modern bireyin tragedyası...
  • yitirdim bütün karşıtları. ne umut...
    ne umutsuzluk, ne de hiç bir şey...
    kurtaramaz varlığımı benim... *