şükela:  tümü | bugün
  • amerika'daki gösterim tarihinin 18 kasım 2005 olarak açıklanmasına bakılacak olursa, yapımcılarının önümüzdeki yılın oscar'larında söz sahibi olacağını düşündükleri filmdir.
  • walk the line'da joaquin phoenix tarafindan canlandirilmak bizzat johnny cash'in tercihidir.filmin otobiyografilerden de destek alarak uyarlanmis senaryosu da dikkate alinirsa; johnny cash'i* kendisinin icine sinebilecek bir guzellikte beyaz perdede de gorebilecegiz;tabi memnuniyetini ogrenebilmemiz imkansiz olsa da.
  • bbc'nin haftalık film programında da dendiği üzere her fırsatta ray ile karşılaştırılması kesin gibi görünen film.
  • joaquin phoenix ve reese witherspoon filmdeki bütün şarkıları kendileri seslendirmişlerdir hatta reese witherspoon auto harp denilen aleti çalmayı bile ögrenmiştir, ikisinden birinin oscar alacağına kesin gözüyle bakıyorum.
  • biyografik film.
    filmin adı, 2003 yılının eylül ayında kaybettiğimiz ba$ak burcu johnny cash'in ünlü $arkısı i walk the line'dan gelmektedir. http://www.walkthelinethemovie.com/

    10 $ubat 2006'da türkiye'de vizyona girecekmi$. ray'i sevenlerin ho$una gidecek bir film.

    (bkz: ray) hatta, neo kim abey? biz burda sade sidi satıyoz.
  • toplamda 5 dalda oscar'a aday olmasına (ki kuvettle muhtemel reese witherspoon'a bir oscar heykelciği de getirecektir) ve 3 önemli dalda altın küre almasına rağmen, pek az sinemada gösterime girmiş olmasına bir anlam verilemeyen filmdir. halbuki iyi bir pazarlama ile johnny cash'in kim olduğunu bilmeyen bir kısım izleyici bile salonlara çekilebilirdi. meraklısı yine de gidecektir ama içinde önemli miktarda müzik barındıran bir filmi mecburen yetersiz ses sistemi olan salonlarda izleyecek olmak, hiç hoş olmasa gerek.
  • filmi tarif etmek için en doğru kelime sanırım "temiz". bir çok sahne abartıya kaçmadan, iyi ama göze asla sokulmayan misansenle kotarılmış. ama söz konusu olan temizlik filmi yer yer çiğ yapmakta ve tatsız yazılmış herhangi bir biyografiyi okurken alınan tattan ancak biraz daha fazlasını verebilmekte. reese witherspoon ilk sahnesiyle beraber filme o ana kadar sahip olmadığı bir enerji katıyor. sahnedeki june ve gerçek hayattaki june'un ses tonundan aksanına, bakışlarındaki illa samimiyet barındıran yapaylığından, -o makyaj ve görüntüyü hiç kaldıramayacak bir tipi olmasına rağmen- julie christie ayarındaki fizikselliğine kadar iyi düşünülmüş ince bir oyun çıkarmış. hep canavarlaşan, çirkinleşen kadın rollerine ödül vermekten muhtemelen sıkılmış olan akademi için iyi bir seçim olabilir, evet ama bu, filmi 10 üzerinde 5lik bir film olmaktan kurtarıyor mu? hayır.
  • kliselesmis, siradan bir behind the music hikayesinin bile isini ciddiye alan iki oyuncunun elinde ne denli keyifli ve izlenebilir hale gelebileceginin kaniti james mangold filmidir.

    --- spoiler ---

    johnny cash in elvis presley ve jerry lee lewis ile turnede oldugu sahneler, bu ucluyu ayni gece de gazoz parasina izleme sansina sahip olmus veletler ne denli bir harikaliga sahit olduklarinin farkindalar miydi acaba sorusunu akillara getirmistir.

    --- spoiler ---
  • james mangold birbirinden alakasız ama temiz işlerle yönetmenlik kariyerinin onuncu yılını geride bırakırken bu kez zor bir işe girişmiş ve bu işten alnının akıyla çıkmayı başarmış. walk the line yönetmenin ve başrol oyuncularının üstün performansıyla ve tabii ki eşsiz soundtrackiyle başarılı bir film olarak ödül toplamaya da devam edecek gibi görünüyor.

    joaquin phoenix yakın zamanlarda johnny cash ile vakit geçirme, dolayısıyla katılımlı gözlem yapma imkanı olmamasına rağmen canlandırdığı karakteri en ince ayrıntılarıyla rolüne yansıtmış. şarkı söyleme tarzından gitarı tutuşuna, keskin bakışlarından sahne hakimiyetine kadar yepyeni bir johnny cash olmuş hatta johnny cash’i diriltmiş demek abartı olmaz.

    bu filmdeki rolüyle en iyi kadın oyuncu oscarına aday olan reese witherspoon belki ilk kez bir rolüyle böylesine ciddiye alındı. özellikle film ilerledikçe canlandırdığı june carter karakteri üzerine daha da oturmaya başlamıştı. tam döktürmeye başladığında da ne yazık ki film bitti. ama yine de cash’in hayatını kurtaran, önce sahneleri sonra da hayatını zorla da olsa paylaştığı kadını kendisinden beklenenin üzerinde bir performansla canlandırmış.

    sonuç olarak walk the line geçtiğimiz yıl gösterime giren ve son derece başarılı, bir başka biyografik film olan ray ile karşılaştırıldığında bile ezilmeyen kesinlikle görülmesi gereken bir film.
  • basit bir biyografiden öte sanatçının fırtınalı yaşamında içinde bulunduğu psikolojiyi izleyiciye oldukça başarılı biçimde verebilmiş olan akıcı bir film. dışarıdan basit bir levis' reklam müziğiymiş gibi duran ring of fire'ın aslında ne denli bir tutkulu aşk hikayesinin ürünü olduğunu anlatan film.

    --- spoiler ---
    en başarılı bulduğum sahnelerden birisi johnny cash'in ilk stüdyo deneyiminde tökezlemesinin hemen ardından stüdyo sahibinin "hit şarkı nasıl olur?" sorunsalı üzerine yaptığı öz konuşmadır. eğer gerçek hayatta da öyle bir diyalog yaşanmış ise düşünün ki bu diyalog johnny cash gibi bir adamı ortaya çıkarmıştır.
    --- spoiler ---