şükela:  tümü | bugün soru sor
  • onlar ki genelde "geniş" insanlardır.
    genelde farklı deger yargıları olan tiplerdir.
    onlar ki her sey insanlık icin, bencil ol, hayatı yasa, uc gunluk dunya yasam felsefeleridir. bunu kotuluklerinden yapmazlar, kafaları boyle calısır, onlara gore en dogrusu budur.

    en onemli ozellikleri: -yargılamazlar!
    bu sebeple zaten en mahrem seylerin, en buyuk yanlısların ona anlatılır.
    ve o hep sana guven veren sesiyle: -sakin ol, olabilir boyle seyler diyecektir.

    fakat uzgunum dostlar, onları cok sever ve ihtiyac anında ilk onlara gidersiniz; ama sol dekolteniz en derininden yalnız hayata sizinle aynı pencereden bakanların yanında titrer.
    cunku onlar yanlısınıza utanmadan sıkılmadan "burada yanlıs yapmıssın dostum. bu sen degilsin. bir daha yapma." derler ve dibine kadar haklılardır, bilirsiniz.
  • bir insanoğlunun -kızlar sakin olun seksistlikten demiyorum oğul moğul diye- içinde bulunabileceği her durumda bulunmadığını ve her durumda da zaten bulunamayacağını bildiğinden -ömrü yetmez- "iki ay sonra benim bunu yaşamayacağım ne malum" diyen insan olabilir. bu düşünce tarzı klişe. ama klişeler önemli.
    gazetede bir cinayet haberi okurken "bu cinayeti işleyen bir insandı" diye düşünür mesela. gibi gibi.

    ı. analiz
    ıı. gözlem
    ıii. empati
    ıv. öğrenme hevesi

    bunlar yargıyı önler.

    severim.

    not: tabi ki her boku da yargılamayacak değil. bilim adamı gibi düşünmek lazım bu insanları. bilim adamının da bir düzeni, inandıkları var elbet.
  • huzuru bulmuş insanlardır.
    insanlar çeşit çeşit mottosunu hayatına yedirmiş insandır.
    hele ki türkiye'de yaşayan çoğu aydının akli melekelerini yerli yerinde tutmak için olması gereken insan modelidir, yaşanmıyor azizim başka türlü.
  • bende bundan var bi tane. yaptığım bütün salaklıları anlatırım, güler, yorum yapar, fikrini söyler. ama bunları yaparken hiçbir zaman kırmaz, yargılamaz. bazen kafam bozukken arayıp sormam onu ama bu onun da sinirini bozmamak için. 10 gün boş bıraktık yine mi vukuatın oldu der. yani yapabileceği en ağır eleştiri bu.*

    insan, insana göre ruh hali takınıyor bence. yani biri size karamsarlık aşılıyorsa, onun yanında mutlu olduğunuzu sansanız bile aslında karamsar olursunuz. kimisi sadece sömürür, tüketir. kimisi sizinle saçmalar, eğlenir, eğlenceli yanınızı ortaya çıkarır. ya da zaten onunla diyalog halindeyken hep eğlencelisinizdir. kimisi sadece yargılar, sizi suçlu hissettirir.

    yargılamayan insanları kırmayın, üzmeyin, kıymetini bilin. bir de iğrenç esprilerinize bile gülüp eğleniyorsa, hatta size uyup o da benzerini yapıyorsa, onu baş üstünde tutun. bu, neşeli olan insanlar için bir nimet çünkü. birlikte gülebilmek çok çok önemli. **
  • baya güzel insanlarız bence. ve o kadar azız ki. doğuştan mı geliyor, insanın kendini ve dünyaya, insanlara bakışını geliştirip eğitmesiyle mi oluyor bilmiyorum. böyle bir insan olduğumu lise yıllarımda, en yakın arkadaşım sayesinde fark etmiştim. sonrasında da karşısındakini her fırsatta yargılayan, yaftalayan, herkesi kendi ahlak değerlerine göre değerlendirmeyi kendilerine hak gören insanlara ne kadar tahammül edemediğimi gördüm. öyle olmamak için çok uğraşmam gerekmedi, çünkü yargılamak bir karakter meselesi sanırım. varsa öyle bir kumaşın başka türlü yapamıyorsun.

    güzel insanlardır yargılamayanlar, örnek alın, sevin.
  • insana iyi gelen insanlardır. yargılamadan dinlemeyi, konuşmadan düşünmeyi ve empati kurmayı bilirler.

    anlatılan durumla ilgili tarafsız olmazlar. ne düşündüklerini söylerler ama bunu yaparken karşısındaki insanı yargılayarak değil, onun iyiliğini gözeterek yaparlar.
  • "insan başkasından kaynaklanan bir sorun yaşadığında, sıkıntı ve acı içinde kalıp canı yandığında, tıpkı kendisi gibi karşısındaki insanın da günahkar, bozuk ve saçma bir varoluşa sahip olduğunu göz ardı etmemelidir.
    herkesi affet!"
    -arthur schopenhauer-
  • "kimse sınanmadığı acının kahramanı sanmasın kendini" mottosuyla yaşarlar. empati denen şey yalandır çünkü. yaşamadığımız, deneyimlemediğimiz şey için empati yapamayız. sadece bir benzeri olarak gördüğümüz şeyle örtüştürür, anladığımızı sanarız.

    bunun farkındalığına erişen, yargılamayı bırakır ve "gerçek anlamda" dinlemeye başlar.
  • bu benim demek isterim.

    bir insanı veya insanları olduğu gibi kabul etmek bir diğer tanımı da. kesişim kümesi var ki görüşüyorsun. o sınırlarda buluşmayı tercih ederim. ayrıca diğer tarafları tanımak da eğlenceli. küme dışına çıkmak fakat kurcalamadan.

    bazen o farklılıklar puzzle parçaları gibi birleşir ve inanılmaz tablolar çıkar ortaya.

    ama herkesle aram iyi olsun insanları yaftası da yersiniz zaman zaman. kıskananlar çatlar. çekemeyen anten taksındır o zaman :p
  • güzel insanlarızdir iyi hissettirdiğimiz için insanlar sadece iyi olmak için gelir bır uğrarlar iyi hissettirmeye çalışmazlar.
    iyi geliyorsun bana derler ve içlerindeki her şeyi dökerler empati kurariz onun açısından olaylara bakmaya çalışır yardımcı olmaya çalışırız ama aslında olamayız da.
    bu tamamen insan olmaktan kaynaklı bir durum, insan yaşanmışlıklardan ders almaz başkalarının dediğine göre hareket etmeyi de sevmez yaşayarak görmek ister deneyimlemek ister ve sizin sonu kötü olacak dediğiniz şey kötü biter.
    çevrenizde böyle insanlar var ise biraz laf dinleyin hep basibuyruk hareket etmek güzel değildir. tabii ki kendinizi keşfetmiş bir bireyseniz ve hayatı bu şekilde yaşamak istediğinize bilinçli bir şekilde karar vermişseniz buna lafimiz yok kaldı ki öyle bir durumda bu tarz dertler de olmaz.

    en önemlisi insanız iradesiz varliklariz ve hepimiz yanlış yapabiliriz bunu kabullenin hayatı kabullenin emin olun her şey çok daha güzel olacak.