şükela:  tümü | bugün
  • tam olarak yumurta gibi değilse de yumurta kadar ağır ve kendilerinden hiç beklenilmeyecek bir koku yayıyor armut ve salatalıklar. armut gibi, salatalık gibi değil kokuları, çoğu zaman tiksindirici bir koku. her zaman da değil ama, çoğu zaman. genetikleriyle oynana oynana mı bu hale geldiler yoksa kullanılan gübre ve ilaçlardan mı, bilmiyorum. salatalıklarda belki daha eskidir ama armutlardaki bu bozuk kokuyu ikibinli yıllardan itibaren duymaya başladım.
  • kabzımal bok yemesidir.

    meyveleri dalından hamken koparıp şokluyorlar. böylece daha uzun sure dayanabiliyor. normalde 3 günde çürüme sürecine girecek organizma haftalarca raf ömrüne sahip oluyor. öncesine vurulan kimyasallar cabası.

    pazara, markete, rafa çıkmadan hemen önce kükürt banyosuyla olgunlaştırılıyor. cıvıl cıvıl rafları süsleyen sebze ve meyveler eve gidince iki güne pörsüyor.

    kükürt çürük yumurta gibi kokar.
  • armut hakkında bir bilgim yok ama bu mevsimdeki salatalıktan iyi koku ve tat bekleyene müstehak olan durumdur.
    patlıcanın kış aylarında zam şampiyonu olmasına üzülmek gibi yersizdir.
    mevsiminde aldıklarımız da çok mu sütten çıkmış ak kaşık? - hayır değiller ama yine de mevsiminde tadı ve kokusunu hakkıyla veren ürünlere ulaşmak daha kolay.

    5 yıldır mevsiminde olmayan hiç bir meyve-sebze girmiyor evimize. domates salataliksiz kahvaltı mı olur diyenlere bıkmadan olur tabi diyoruz yıllardır. sizlere de tavsiye ederiz.

    edit: aşağıda bir yerlerde yazdiklarimi eleştiren birileri olmuş. yanin sadece bu yazdıklarımdan beyinsizligim damgalandi, tahsil hayatım tahmin edildi, vizyonsuz olduğum dillendirildi.
    asıl bu yazdıklarımdan bu çikarimi yapanin vizyonundan şüphe etmeli.

    ben amerikayi yeniden keşfetmiyorum ki.. mevsiminde yeyin ne yiyecekseniz diyorum. galiba arkadasin serası var. damarina bastim o halde. ben dedim diye kitleler pesimden suruklenmeyecek hiiç merak etme sayın ego balonu.
    ne halt yerseniz yeyin be. bana ne.

    umarim o cok bilmis yazar en sevdigi insani kanserden kaybetmez. sacinizi taradiginiz tarak bile sagliginizi tehdit edebilir bir dunyada yasiyiruz maalesef ve kotu tecrubeler her sunulana temkinli yaklasmaya sebep oluyor.

    kendisine isterse bir cuval hıyar yollayabilirim en sunisinden.
  • yazarın muhtemelen bir sonraki başlığının "yeni nesil maydanoz ve şeftalilerin çok saygısız olması" olacağının yeşil ışığını yakmış olan başlık.

    nesil : sülale soy köken
  • ben bu gerizekali, kum tanesi kadar kücük vizyonlu insanlarin yazilarina tesadüf ettikce bunalima giriyorum. bir noktadan sonra engellemek yeterli kalmiyor. üzerine bir seyler yazmak icap ediyor.

    "bilmem kac senedir mevsimi olmayan seyi yemiyormus da, yiyenlere müstahakmis."

    müstehak degil o müstahak diye yaziliyor. ilkögretim türkce dilbilgisi mode off.

    buna göre mevsimine göre böyle seylere yiyenlere bir nevi cezadir, layik olan budur demek istiyor, o kücücük dünyasindan.

    her mevsimde her sey yetistirilebilir. yeter ki dogru kosullar ve imkanlar saglandigi takdirde.

    türkiye'deki vatandaslara kontrolsüz bicimde her türlü kepazelik iceren ürünleri pazarlara sunanlarin sucu yok, denetimde bulunmayanin sucu yok. ama buna ancak ulasabilecek garibana her sey müstahak öyle degil mi?

    ne güzel siyrildi ama cakma bilirkisimiz isin icinden. böyle rahat ve huzurlu soktu lafini ve cekildi yapay dünyali kösesine.

    madem mevzu salatalik oldu, ortaya atilan götten önlem recetelerine ben de biraz gercekleri yazayim.

    salatalik bugün eldeki zirai donanim ve imkanlari ile ( mevzunun gectigi ve yakin yerler diye söylüyorum bu genisletilebilir) orta asya ve avrupa'nin cesitli yerlerinde rahatliklika her mevsim üretilebilmektedir. hatta citayi daha da yükseltelim, salataligin hormonsuz, katkisiz, dogal gübre ve üretimi yapilan topragin laboratuvar ortaminda denetimi yapilmis icinde yetistirilen ürünlere bio sertifikasi almis salataliklar avrupa pazarinda her mevsim yillardan beri satilmaktadir.

    demek ki neymis; artik bazi sebzelerin eskisi gibi mevsimi diye bir sey yokmus. zirai teknoloji cok ilerlemis, mevzu zihniyet ile alakaliymis. hileyi yapan da, buna ses cikarmayip, tüketiciye sikik argümanlarla bok atanlarin yüzündenmis.

    "biyz sekizzz seneydir efimize mevseym disii biy sey aymiyoyouz" demekle bu isler düzelmiyor. sen kendi imkanlarinla olusturdugun yapay dünyana sakla o tavsiyelerini. "sizlere de tavsiye ederiz" diye yazmis bir de. ailecek mi yaziyorsunuz buraya?