1. tarih kendisini ''aşırı masumum'' ve ''aşırı mağdurum'' tavrı yüzünden kitleleri birbirine düşman eden, kamplaşmaya ve kutuplaşmaya çanak tutan insan olarak hatırlayacak!

    maalesef ki öyle...

    kendisine saldırılmıştır. bu bir tartışma konusu değil. eğer kendisi gerçekten dayak yediyse, sürüklendiyse, çocuğu yanındayken üzerine işendiyse, küfür edildiyse vs insan olarak, birey olarak, kişi olarak, vatandaş olarak herkes gibi herkes kadar hakkını arayacaktır, aramalıdır.

    tekrar ediyorum bu tartışılabilir bir mevzu değil.

    ama...

    tartışmayı açan ve yön veren mesele kendisinin türbanlı olduğu için bunlarla karşılaştığı iddiasıdır.

    zaman zaman türbanlılardan nefret eden insanlara rastlıyorum! nasıl ki kürtlerden, ermenilerden, yahudilerden, hristiyanlardan, araplardan, ingilizlerden, amerikalılardan, fenerlide, galatasaraylıdan vb. nefret eden insanlara rastladığım gibi, türbanlı insanlara da böyle bir bakış açısına sahip kişilerin olduğu doğru.

    fakat buna karşın ''ben türbanlıyım'', ''ben iktidarım'', ''iktidara yakınım'', ''dokunulmazım'', ''özgürüm'', ''kazananım'', ''üstünüm'', ''kalabalığım'' tarzı hareketler içerisinde bulunan insanların da olduğu bir gerçek!

    problemin özü budur ve bunun gerçek sorumlusu aslında bilinçsiz, bilgisiz ve nasıl bir kelebek etkisine sebep olduğunun farkında olmayan ''zafer'', ''kazanmışlık'', ''intikam'', ''güç'' ve ''yenme - yenilme'' söylemleriyle halkı içindeki bir grup zümreyi alta itme bir grup zümreyi de yukarı çıkarma çabasında olan ''körü körüne akpli ve akpci'' hayata ''biz ve onlar'' olarak bakan insanlardır.

    bu tehlikeyi yaratanlar ve bu söylemlerden siyasi rant elde edenler bu sonuçların da mecburen sorumlusudurlar.

    unutmamak lazım ki; 28 mayıs 2013'de taksim'de yaşanan ve beraberinde başlayan direniş, ayaklanma, halk hareketi adına ne derseniz deyin bunların son bulması ve bu kısır çemberin içerisinden çıkılması içindir. kamplaşmanın, kutuplaşmanın, nefretin son bulması içindir. anlaşılamamış, görülememiş, algılanamamış olabilir fakat amacı budur!
  2. kendisini siddet goren bir kadin olarak degil, turbanli, anne ve dindar olarak nitelendirmesi sorundur.

    bir kadina siddet gosteren her kimse cezalandirilmalidir. diger sifatlara luzum bile yok.
  3. kanıt olmadan gözümde provokatörden başka bir şey olmayacak kadın.

    yeter artık bu ülkeyi kutuplaştırdığınız, yeter.

    kanıt gelirse özür de dilerim ama artık inanmıyorum. inanmamamın sebepleri mi;

    + vali mutlu'nun, gezi parkı'na müdahale edilmeyecektir lafına inanıp, parka hazırlıksız gidip tam yanıma düşen gaz bombaları ile fenalaşmam.

    + ulusal tv'nin; keşke ölüm olsa, dediğini iddia edip, gelen tepkiler üzerine haberlerini yok etmeleri.

    + ailesi dahi gerçeği açıklamışken polisi direnişçilerin öldürdüklerinde ısrar etmeleri.

    + %50 oy almadıkları halde azınlık lafını ağızlarından düşürmemeleri.

    + camiyi putlaştırıp, orada insanların neden yaralandığı ya da rahatsızlandığı ile ilgilenmeyip ayakkabı ile girilmesini ağızlarına dolamaları. içki içilmesi gibi yalan bir haberi ağızlarına sakız etmeleri.

    bunlar ilk fırsatta aklıma gelenleri.

    yeter artık, yeter!
  4. #kabataşeşkıyalarıbulunsun hashtagiyle şu an twitterda görülebiliyor ki, insanların gezidekilerden nefret etmesi için yeni bir sebeptir.
    yazılan nefret söylemlerini yine nefesim kesilerek okuyorum. sakin olun diyorum ama umursadığı yok kimsenin tabii.
    bu insanları tekrar birbirine düşürmeye çalışanlar utansın.
  5. gerçekten "ne olduğunu anlayamadığım bir anda üzerleri çıplak, elleri deri eldivenli, başlarında tuhaf bantlı 70-100 kadar adamın ortasında kaldım" dediyse, ve bunu ortalığı karıştırmak için değil de inanarak söylüyorsa, acilen psikolojik yardım alması gerekiyor.
  6. hadi mobese kameraları kayıtlarını geçtim -belki de oradaki mobeseler kapalıydı çünkü-, adli tıptan aldığı(!) darp raporu bile tayyip tarafından hala gözümüze sokulmamış kişidir.

    uyan ülkem uyan!
  7. kaşesinde chp veya gezi parkı ilişkisi bulunsaydı sözlükte fenomen olurdu. akp'li olduğu için "kesin sallıyor amk" oluyor.
  8. saldırıya uğrayan kadının zehra develioğlu olduğu ne zamandır malumdu, ama anladığım kadarıyla bir süredir isminin gündeme gelmesini istemiyordu. bugün kayınpederi ilk kez televizyona çıkıp kimliğini açıkça beyan ettiği için bu başlığa yazmakta sakınca görmüyorum.

    bu kadına yapılan saldırıyı alay konusu yapanlar, ciddiye almayanlar, hatta tersine provokasyon ithamlarına dönüştürenler hata ediyorlar (savunanları, oh olsun diyenleri muhatap almakta bile zorlanıyorum). burada yapılması gereken, kadına yönelik şiddet ve taciz eylemleri konusunda dünyanın en bereketli topraklarından biri olan türkiye'de bütün özgürlük mücadeleleri için elzem olan taciz ve tecavüzde kadın beyanı esastır ilkesini hiç bulandırmadan, net bir biçimde savunmak ve bu aşağılık saldırıyı lanetlemek, sorumluların derhal ortaya çıkarılmasını ve cezalandırılmasını talep etmektir.

    gezi parkı direnişindeki feminist kadınlar bu haberin hemen ardından başörtülü kadınlara yönelik saldırılara karşı bir eylem örgütlediler ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler. bunlar, gezide seks işçiliğini ve lgbt bireyleri aşağılayan küfürlü duvar yazılarını temizleyenlerle, geçtiğimiz pazar trans onur yürüyüşüne katılanlarla aynı kadınlardı. ezilen ister başörtülü bir kadın olsun, ister translar olsun, ister lice'deki kürt, ister izmir'deki grevci olsun, ezilen ne zamanda ve neredeyse orada yanında olmak gerekiyor, özgürleşme mücadelelerini ortaklaştırabilmenin koşulu bu. bir kadına bu şekilde saldırmanın savunulabilir bir tarafı yok. bir kadın, böyle bir saldırıya uğradığını söylüyorsa, bunu ciddiye almaktan, lanetlemekten, tekrarını önlemek için harekete geçmekten ve samimiyetle üzerine gitmekten başka alınacak bir tavır, sola ait değil. gezinin kitleselleşebilmiş olması bize bunu anlatmaya çalışıyordu.

    laikliğin insanların inançlarını ve inançsızlıklarını özgürce yaşayabilmeleri anlamına geldiğinin gözden kaçırılması işin ayrı ve bir o kadar da önemli bir boyutu.

    kendisine geziden geçmiş olsun dileklerimi yolluyorum. bilsin ki yalnız değil. bilsin ki, gezide de yalnız değildi. umarım yaşadığı travmayı bir an önce atlatır ve bu saldırıyı yapanlar yakalanır ve hakettikleri biçimde yargılanır.
  9. ya yalan söyleyen ya da star gazetesinin katakullisine gelen kadın.

    13 haziran tarihli haberde "ne olduğunu anlayamadığım bir anda üzerleri çıplak, elleri deri eldivenli, başlarında tuhaf bantlı 70-100 kadar adamın ortasında kaldım" diyor.
    http://haber.stargazete.com/…a-konustu/haber-762093

    ancak bugünkü haberde
    1- zehra “eli eldivenli adamlar” demedi bana, bir adamın elinde deri eldiven vardı dedi.
    2- iki ya da üç adamın üstünün çıplak olduğunu söyledi, diye yazıyor balçiçek ilter.
    http://haber.stargazete.com/…cel/zehra/haber-768001

    star'a mı inanalım yoksa star'a mı?

zehra develioğlu hakkında bilgi verin