şükela:  tümü | bugün
  • #kabataşeşkıyalarıbulunsun hashtagiyle şu an twitterda görülebiliyor ki, insanların gezidekilerden nefret etmesi için yeni bir sebeptir.
    yazılan nefret söylemlerini yine nefesim kesilerek okuyorum. sakin olun diyorum ama umursadığı yok kimsenin tabii.
    bu insanları tekrar birbirine düşürmeye çalışanlar utansın.
  • gerçekten "ne olduğunu anlayamadığım bir anda üzerleri çıplak, elleri deri eldivenli, başlarında tuhaf bantlı 70-100 kadar adamın ortasında kaldım" dediyse, ve bunu ortalığı karıştırmak için değil de inanarak söylüyorsa, acilen psikolojik yardım alması gerekiyor.
  • hadi mobese kameraları kayıtlarını geçtim -belki de oradaki mobeseler kapalıydı çünkü-, adli tıptan aldığı(!) darp raporu bile tayyip tarafından hala gözümüze sokulmamış kişidir.

    uyan ülkem uyan!
  • kaşesinde chp veya gezi parkı ilişkisi bulunsaydı sözlükte fenomen olurdu. akp'li olduğu için "kesin sallıyor amk" oluyor.
  • saldırıya uğrayan kadının zehra develioğlu olduğu ne zamandır malumdu, ama anladığım kadarıyla bir süredir isminin gündeme gelmesini istemiyordu. bugün kayınpederi ilk kez televizyona çıkıp kimliğini açıkça beyan ettiği için bu başlığa yazmakta sakınca görmüyorum.

    bu kadına yapılan saldırıyı alay konusu yapanlar, ciddiye almayanlar, hatta tersine provokasyon ithamlarına dönüştürenler hata ediyorlar (savunanları, oh olsun diyenleri muhatap almakta bile zorlanıyorum). burada yapılması gereken, kadına yönelik şiddet ve taciz eylemleri konusunda dünyanın en bereketli topraklarından biri olan türkiye'de bütün özgürlük mücadeleleri için elzem olan taciz ve tecavüzde kadın beyanı esastır ilkesini hiç bulandırmadan, net bir biçimde savunmak ve bu aşağılık saldırıyı lanetlemek, sorumluların derhal ortaya çıkarılmasını ve cezalandırılmasını talep etmektir.

    gezi parkı direnişindeki feminist kadınlar bu haberin hemen ardından başörtülü kadınlara yönelik saldırılara karşı bir eylem örgütlediler ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler. bunlar, gezide seks işçiliğini ve lgbt bireyleri aşağılayan küfürlü duvar yazılarını temizleyenlerle, geçtiğimiz pazar trans onur yürüyüşüne katılanlarla aynı kadınlardı. ezilen ister başörtülü bir kadın olsun, ister translar olsun, ister lice'deki kürt, ister izmir'deki grevci olsun, ezilen ne zamanda ve neredeyse orada yanında olmak gerekiyor, özgürleşme mücadelelerini ortaklaştırabilmenin koşulu bu. bir kadına bu şekilde saldırmanın savunulabilir bir tarafı yok. bir kadın, böyle bir saldırıya uğradığını söylüyorsa, bunu ciddiye almaktan, lanetlemekten, tekrarını önlemek için harekete geçmekten ve samimiyetle üzerine gitmekten başka alınacak bir tavır, sola ait değil. gezinin kitleselleşebilmiş olması bize bunu anlatmaya çalışıyordu.

    laikliğin insanların inançlarını ve inançsızlıklarını özgürce yaşayabilmeleri anlamına geldiğinin gözden kaçırılması işin ayrı ve bir o kadar da önemli bir boyutu.

    kendisine geziden geçmiş olsun dileklerimi yolluyorum. bilsin ki yalnız değil. bilsin ki, gezide de yalnız değildi. umarım yaşadığı travmayı bir an önce atlatır ve bu saldırıyı yapanlar yakalanır ve hakettikleri biçimde yargılanır.
  • ya yalan söyleyen ya da star gazetesinin katakullisine gelen kadın.

    13 haziran tarihli haberde "ne olduğunu anlayamadığım bir anda üzerleri çıplak, elleri deri eldivenli, başlarında tuhaf bantlı 70-100 kadar adamın ortasında kaldım" diyor.
    http://haber.stargazete.com/…a-konustu/haber-762093

    ancak bugünkü haberde
    1- zehra “eli eldivenli adamlar” demedi bana, bir adamın elinde deri eldiven vardı dedi.
    2- iki ya da üç adamın üstünün çıplak olduğunu söyledi, diye yazıyor balçiçek ilter.
    http://haber.stargazete.com/…cel/zehra/haber-768001

    star'a mı inanalım yoksa star'a mı?
  • (bkz: ahahahahahahaha ben buna gülüyorum ya)

    üniversite okuyan insanların bile inandığı ya da inanmak "zorunda" kaldığı yalan. direnişi sevimsizleştiriceğiz diye sarıldığınız yalanlara bakın.

    video koy diyen yok, bir fotoğraf paylaşsınlar yeter. ama yapamazlar, çünkü yok öyle bir şey.
  • ben bu kadının tartaklanmış olma ihtimalinin çok yüksek olduğuna inanıyorum.
    öncelikle, gezi parkı direnişine katılanlar arasında muhakkak ki normal şartlar altında kürtlerden nefret edenler de vardı, homofobikler de vardı, başörtülü kadınlardan zerre miktar hazzetmeyenler de vardı, kadına şiddeti içselleştirmiş olanlar da vardı. sonuçta sokağa çıkan kimse o günlerde sınava tabi tutulmuyordu. ikincisi, keyfi, hali vakti yerinde bir kadının çocuğunu da kullanarak hemen o gün sıfırdan, ortada hiçbir şey yokken böyle bir hikaye uydurmuş olma ihtimalinin çok düşük olduğunu düşünüyorum.

    ama buradaki sorun, daha sonra bunun siyasi bir mevzi kazanma aracına, iğrenç bir dezenformasyon çalışmasına dönüştürülme çabasıdır. benim şahsi görüşüm, o kadını birkaç kişi tartakladı, itip kaktı, muhtemelen vurdular ve belki de gruptan birileri “yapmayın, etmeyin” dediler. sonra kadın da bu durumu yetkili mercilere bildirdi, olay yargıya intikal etti ve joseph goebbels’e rahmet okutan (lafın gelişi, yoksa ne rahmeti, hafızanbrahma) medya devreye sokuldu hemen. (bkz: #34982557) şurada da bahsedildiği gibi, bırak çeşitli iktidar borazanlarını, aynı “gazete”de (star gazetesi) farklı tarihlerde çıkan konuyla ilgili haberler bile birbiriyle çelişmekte, olma ihtimali binde bir bile olmayan hikayelerle süslenmektedir olay. elif çakır gibilerin ne oldukları, kim oldukları zaten ortada da, onlar doğal olarak başrole soyunacaklar da, balçiçek ilter, ismet berkan gibi sahte vicdan mastürbasyoncularının da bu uğurda emeklerinden faydalanmazlık edilmemektedir, gördüğümüz gibi. aslında zehra develioğlu’na herkesin destek olması gereken bir durum her iki tarafta da ikincilleştirilmekte, öteki taraf son sürat goebbels’e rahmet okutmaktayken (lafın gelişi) beri taraftaki hemen hemen herkes doğal olarak iğrenç bir dezenformasyon çalışmasına, gezi parkı direnişinin aslında bir vandalizm olduğunun ispatı için zerre miktar çekinilmeden sindirilen iğrençliğe odaklanmakta, onunla mücadeleyi ön plana çıkarmaktadır. bu dezenformasyon çalışmasında zehra devecioğlu’nun kendisi de gönüllü katılımcı olunca – müezzin fuat yıldırım’ın aksine – insanlar olayın doğru olup olmadığını düşünmeye pek fırsat bulamıyorlar.

    zehra devecioğlu gibiler için asıl hazin olan, büyük olasılıkla tartaklanma şeklinde başına gelmiş olanın muhafazakar basın için neredeyse tek öneminin yalanlarla süslenerek – aynı camide içki içme ve sevişme görüntüleri gibi – iktidarın konumunun sarsılmamasına yardım etmesidir.
  • fantastik beyanı olan kadındır. ya; "ben bunları yaşarken birden süpermen geldi ve beni kucaklayıp beylikdüzü'ne kadar götürdü" deseydi. diyebilirdi yani.. hatta bunu başbakandan da duyabilirdik. neyse ki üstleri çıplak ve deri eldivenli insanlarmış.

    zöge: hani nerede hala çıkmadı görüntüler..