şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bu tip film tadında oyunları çok sevdiğim ve elimde xbox olmadığından youtubeda oynanışını bölüm bölüm izlemeye başladığım oyundur.
    (bkz: walkthrough)
    (bkz: gariban olmak)
    (bkz: ucuz popülizm)
    (bkz: sözlük bana para bul lan allahsız)
  • son zamanlarda oynadığım en sağlam senaryolu oyun. remedy iyi ki pc üzerinden de para kazanmaya karar vermiş dedirtiyor. sinematik oynanış, bölüm yerine episode'lardan oluşması, her şeyiyle, oyunların artık interaktif film/dizilere dönüştüğünün çok başarılı, ve fazlasıyla korkutucu bir kanıtı.

    --- spoiler ---
    oyun boyunca lovecraft adını mı duymuyorsunuz, stephen king alıntıları mı dinlemiyorsunuz, göndermeler havada uçuşuyor. ama bana kalırsa aralarında en muhteşemi, episode 4'ün başındaki das cabinet des dr. caligari göndermesi olmuş. hoş, oyunu o noktada bıraktım, daha neler gelir, merak içindeyim.

    --- spoiler ---
  • max payne'den yaklaşık 10 sene sonra çıkmış olsa bile kilitli kapıları açmaya çalışınca çıkan ses max payne'deki ile aynıdır.
  • kötülüğü, gözüne fener tutarak yok ettiğimiz oyun. kanımca normal bir insanın da gözüne yeteri kadar fener tutsak yok olur.
  • sinematik havasına ve bir dizi gibi ilerleyişine sözüm olmayan ama oynanışında ciddi sıkıntılar barındıran oyun. peşimizden gelen taken dediğimiz ibneler çevikken atlayıp zıplarken kazma kürekle delik deşik ederken ben sınırlı pil sayım ve yok denecek kadar az kurşunumla onlarla mücadele etmeye çalışıyorum. kamera açıları o kadar kötü ki ne nişan alabiliyorum ne bişey yapabiliyorum. ha diyeceksiniz ki kabus dediğin böyle olur da bre aq bu yazar bozuntusu niye bu kadar karamsar? niye biraz olsun kabuslarını avantaja çeviremiyor anlamak güç. mis gibi karısı, arabası var, şöhreti de azımsanmayacak derecede sana ne oluyor da bu kadar mutsuzsun alan?
  • bayıldım ben bu oyuna, bayıldım. buram buram stephen king kokuyor. ulan remedy, verdiğin sözleri tutmamış olsan da gözüme girdin it, bravo sana..
  • atmosfer mükemmel (haddinden fazla mükemmel hatta), hikaye bir harika, efektler muntazam, evet evet evet. oyun yeterince övülmüş. taze bitirmiş biri olarak her birine katılıyorum. gerçekten müthiş bir oyun. ancak defalarca dile getirilmiş övgüleri tekrardan yazmak yerine kendisinin kulağını biraz çekmek istiyorum.

    oyunu xbox 360'ta, full hd çözünürlüklü ve hdmi girişli monitöre bağlayarak oynadım. çözünürlükte ciddi bir sıkıntı vardı. kenarlar bir acayip ve bulanık, resmen küçük resme zoom yapılmış gibiydi. ve ortaya çıktı ki remedy oyunun 720p olduğunu iddia etse de (ki hud ve dolayısıyla frame buffer gerçekten de 720p) normalde çözünürlüğü tanımlamakta kullanılagelen opak geometri aslında 960x540'lık bir buffer'a çiziliyor. oysa oyun motoruyla kaydedilmiş ara videolar gayet 720p, gayet mükemmel, detaylı, harikulade. yani oyun motoru bunu yapamıyor değil. dolayısıyla daha beşinci dakikada, oyun daha açılışını doğru dürüst yapamamışken bir hayal kırıklığı, bir can sıkıntısı başgösterdi. oyun boyunca da maalesef yer yer bu duruma ve etkilerine takılmadan edemedim. zaten konu oyunseverler arasında da alevlenmiş. remedy'den markus maki ise çıkıp "bugün oyunlar tek render target kullanmaz. biz elli tane target kullanıyoruz, bunlar 20 tane 720p kadar bellek harcar haberiniz var mı sizin" demiş (n4g.com) ancak değişen birşey olmamış elbette. ben de markus'a sormak isterim, alemin bir grafik uzmanı siz misiniz? ekranın dörtte birine resim çizdirip tamamına gerdirip next-gen oyun yaptım diye ben çıksam, 50 target'ı ben kullansam, video belleğini bilmemkaç kat aşmaya kalksam; optimizasyon yapmasını bilmiyorsun, bu ne biçim programlama, senin eline kod teslim edenin kafasına sıçsınlar diye ayar yerim.

    bir başka sıkıntı alan'ın yere sağlam basmamasıydı. daha doğrusu bir yerden atladıktan sonra biraz eğimli bir taşın, uçurumun, balkonun kenarına -yine de gayet rahat durabileceği bir noktaya- inen alan'ın zaman zaman aşağı kaymayı hobi edinmesi. hatta bazen, durmayı başardıktan sonra geriye dönüp koşmaya çalıştığımda kenardan bir karış içeride olan ayakların bir anda kenarın bir karış dışına ışınlanması, çizgi film fizik kurallarına uyarcasına bir an kalakalması ve akabinde inişe geçmesi. paha biçilemez.

    bir de şu "sakince yürürken bir anda etrafımı sarmışlardı" anlatımlı, zamanın yavaşladığı, kameranın uzaklaşarak ağaçların arasından fırlayan, yandaki çitlerden tırmanan, üst pencereden atlayan gölgeleri gösterdiği "şimdi sıçtın" sahneleri. hayır sahnenin kendisi, girme sıklığı, kamera açısı falan değil sıkıntı. benim derdim, bu sahne oynarken kontrolün elimden alınmakta, fakat yavaş da olsa zamanın akmaya devam etmekte olduğu gerçeği. normalde refleks dahi gerektirmeyen bir hareketle saldırıdan kaçabilecek veya bir fişek yakabilecekken, bir taken'ın bu sahne boyunca depar atıp kontrol bana geçtiğinde çoktan yanıma varabiliyor hatta vurabiliyor olması can sıkıyor. bir değil iki değil, defalarca bu terbiyesizin kombo vuruşlarını yiyerek etrafımı sardırdım, hatta öldüm.

    bütün bunlara rağmen oyunu ve 2 dlc'yi çatır çatır oynadım bitirdim, gayet de keyif aldım. alın oynayın.
  • pc versiyonunda kamera açısına bir türlü alışamadığım oyun.adamı sanki ekranın sağına hayrına yapıştırmışlar.

    ek:tab ile yer değişebiliyormuş..thanks to (bkz: silhouette)
  • ps3'te çıkmayacak olması sebebiyle, daha çıkmadan bazı ps3 fanatiklerinde hazımsızlığa yol açmayı başaran oyun...

    -nerde kaldı lan bu alan wake?!!
    -abi senin konsolunda çıkmayacak ki, sen niye bu kadar dert ediyorsun?
    -görev bilinciyle rakip konsolda geç çıkan oyunları eleştiriyorum.
    -anladım abi...
    -oğlum zaten çıksa da oynamam, killzone 2 varken...
    -tabii abi... kolay gelsin sana...
    -sağ ol yeğenim...
  • yazılanları birer birer okuduktan sonra sözüm ona "ekşi sözlük hiç bir şeyi beğenmeyenler klübü üyeleri" oyunu yerden yere vuruyorlar. benim sözüm sana sevgili resident evil ve silent hill sever oyuncu arkadaşım, aynı atmosferi hissetmek istiyorsan bu oyunu satın al ve oyna. çoğunluğu buram buram bebe ve ergen kokan, torrent sitelerinin müdavimleri arkadaşların gereksiz yorumlarına aldanma. atmosfer, senaryo harika, sesler ve grafikler iyi. emin ol seveceksin. tavsiye ediyorum.

    aynı ekibin marjinallik adına yerden yere vurduğu ama şaheser tadında bir çok yapım daha gördü bu gözler. (bkz: l.a noire)