şükela:  tümü | bugün
  • aslında önemli olan bir konudur ve üzerine de araştırmalar yapılmıştır. bu durumun var olması osmanlı'nın anadolu'ya bakış açısını salt sömürü gözüyle oluştuğunu kabul etmemizi gerektirmez. evet osmanlı bir rumeli devletidir. bu yadsınamaz gerçeğin yanı sıra selçuklu'da çağının en uygar devletlerinden biri olarak zaten anadolu'yu imar vazifesini bir hayli yerine getirmiştir. kendi memleketim olan sivas özelinden bahisle; bir selçuklu şehri olan sivas'ta bir çok fakülte ve külliye iç içe, çami han köprü gibi eserler de keza vihtyaca cevap verecek her noktadadır. ulu camii, gök medrese, buruciye medresesi, şifahiye medresesi, çiftaminareli medrese, divriği ulu camii vb eserlerle donatılmış bir şehre osmanlı daha ne yapacakti ki. buna rağmen halen ayakta olan han ve camiiler de yapılmıştır osmanlı zamanında.
    ben de şahsen osmanlı'dan ziyade bir selçuklu hayranı olarak osmanlının çoğu zaman anadolu'yu salt asker deposu gibi gördüğü ve üst yapı hizmetlerinde yeterince önem vermediği düşüncesinde olmakla beraber, eserler özelinde fazla suç atamıyorum. zira ruhları şad olsun selçuklular yeterince imara girişmişler.
  • doğru bir tespittir ve bir çok tarihçi tarafından dile getirilmektedir.

    anadolu'yu kalkındırıp, eser bırakan diğer medeniyetler için :
    (bkz: roma imparatorluğu)
    (bkz: bizans imparatorluğu)
  • doğru tespittir ve nedeni anarşinin faydalarına dayanmaktadır. beylikler döneminde anadolu'da birbirinden değerli yüzlerce selçuklu eseri inşa edilmiştir. kökenleri selçuklu'ya dayanan bir sürü bağımsız beylik, bir sürü kültür, gerçek bir anadolu mozayiği. halbuki beylikler dönemi bitip osmanlı merkeziyetçiliği başlayınca önemli eserlerin de ardı arkası kesilmiştir. mimarların mimarı, dünyanın en büyüğü mimar sinan olmasaydı, osmanlı iyice fakir bir kültür mirası bırakmış olacaktı, burası kesin..
  • kpss tarih sorularının çözümü için insanın aklının bir köşesinde olması gereken, doğru cevaba yönlendirebilecek tespittir.
  • özellikle, türkiye cumhuriyeti devleti’nin kurulduğu anadolu topraklarında, osmanlı çokta yoktur. birtakım isyanlar ve olayları saymazsak, gölge tabirini tam da anadolu için kullanabiliririz. anadolu geçmişinde daha çok selçuklu’nun gerçeğidir. anadolu’nun önemli şehirleri, yaklaşık 225 yıllık selçuklu döneminde bir gergef gibi işlenmiştir. ama osmanlı’nın altı yüz küsur yıllık hakimiyetinde, böyle bir dönemden ve başarıdan söz etmemiz mümkün değildir. anadolu’da her on selçuklu eserine karşılık, bir osmanlı eseri bulamazsınız. iddiamı afaki bulanlar, bugün anadolu şehirleri; diyarbakır, erzurum, konya, sivas ilçeleri ile birlikte gezip resimleyebilirler. bunlar devrin önemli şehirleridir.
    demem o ki, türkiye cumhuriyeti devleti, bu fakir ve bakir topraklarda kurulmuştur. daha önemlisi; örneğin; benim bölgemin insanına, rus işgalinden dolayı devlet önemli ölçüde iki kez gerekli olmuştur; iki işgalde de imparatorluk, halkını koruyamamış ve bugün uğruna türküler yaktığımız, göç-seferberlik olayları yaşanmıştır. yani gölgelik görevini de gerçekleştirememiştir. bunu, osmanlı modeli diyenleri, yeniden düşünmeye davet için söylüyorum.
  • osmanlı hanedanının saray ve harem entrikalarından başını kaldıramadığını gösteren acı gerçek.
  • osmanlı'nın türkleri iplemediğini gösteren acı gerçek.
  • kendini osmanlı torunuyum diye adlandıranların yine kendine sorması gereken sorudur. her şeyden önce osmanlı bir soydur ve o saray efradı bir deden yoksa osmanlı torunu değilsin. ayrıca o çok sevdiğin osmanlı döneminde demiryolu bile batılı ülkelere verilen imtiyazlar ölçüsünde ve onların ticaret alanını kapsayacak biçimde inşa edilmiştir. 1900 lü yıllara gelindiğinde ankara'dan öteye demiryolu yoktur. o koskoca, yüce, ulu denilen osmanlı'da 1856 dan 1923 e kadar 67 yılda 8.619 km inşaat edilmişken 1923-1940 yılları arasında yani sadece 17 yılda ve bir yandan osmanlı'nın bıraktığı borçları ödeyen gencecik bir cumhuriyette 3.208 km. yol tamamlanır.