şükela:  tümü | bugün
  • yönetmenlik koltuğunda gürcü asıllı isveçli levan akin'in yer aldığı 2019 yapımı film.

    dünya prömiyerini bu sene gerçekleştirilen 72. cannes film festivali'nin ''yönetmenlerin on beş günü'' bölümünde yapan film, yetenekli dansçı merab'ın halk dansları ekibine yeni katılan karizmatik bir gence kapılmasını anlatıyor. merab, baskıcı bir toplumda hem aşkı keşfediyor hem de kendini ve cinselliğini buluyor.

    yetenekli dansçı merab, yıllarını verdiği gürcü devlet halk dansları ekibinde partneri ve kız arkadaşı mary ile birlikte kendini kanıtlamaya çalışmaktadır. süreç hem sert eğitmenleri hem de geleneksel dansın gerekleri yüzünden katı ve sıkıdır. merab, ekibe yeni katılan yakışıklı ve karizmatik bir gence kapılınca önce çok zorlansa da sonrasında aşkı keşfeder, kimliğini ve cinselliğini bulur. 1980’lerin dans filmlerinden esinlenen gürcü asıllı isveçli levan akin'in yönettiği film dünya prömiyerini cannes'da yönetmenlerin on beş günü bölümünde yaptı. isveç'in oscar adayı seçilen film, abba'dan robyn'e ve gürcü halk melodilerine bolca müzik ve dans sahneleriyle dolu hareketli, duygusal ve dokunaklı bir büyüme hikâyesi anlatıyor.

    filmin afişi
  • bugün izleme şansı buldum. lgbt filmi olarak call me by your name'den daha iyi olduğu kesin.

    --- spoiler ---

    kendini keşfetmeye çalışan bir gencin hikayesi daha. film harika başladı. gayet akıyordu, gürcü dansları, kültürleri çok güzel izletiyordu. ama sonra yan karakterlerin tutarsızlığıyla film kopmaya başladı. yada senarist şaşırtmak istedi fakat bunu çok ani ve net bir şekilde yaptı.

    alışılmışın dışında, tokat gibi final sahnesiyle yeniden kalbimi kazandı. başrol levan gelbakhiani nasıl oynamış öyle, inanılmazdı. 7/10

    --- spoiler ---
  • gürcü usulü call me by your name.
    ama "call me by your name" ne kadar posh ise, bu film de o kadar onun tersi, ecnebiler nasıl diyordu? hah, evet: down to earth.
    çok beğendim!
  • and then we danced, gençlik enerjisini vermek için bar sahnelerinden başka çözüm bulamayan toy bir film. bu halini de çok sevdim o ayrı mesele ama call me by your name ile kıyaslanması anlamsız geliyor bana, bu film biraz eksik kalıyor. inanılmaz bir başrol performansı, şahane bir son 15 dakikası var. filmi yukarı çeken şeyler de bunlar olmuş bana göre. unutmadan, başroldeki çocuk çok güzeldi.
    7.5/10
  • film ekiminde izlemiş olduğum "and then we danced" bir hayli alkışlandı. kesinlikle alkışı hak ediyor! danslar ve müzikler gerçekten beni benden aldı.
    not: bu filmden sonra gürcü danslarına ve müziklerine merak saldım.
  • başka sinema ayvalık film festivalinde izlem şansım oldu. film bir lgbt filmi olarak lanse edilse de, baş rolde gürcistan ve tiflis sonra da gürcü* dansları var. bulabilirseniz izleyin gösterime girmeyecekmiş gibi duruyor.
  • izlemeye değer, kaliteli bir film. 7.5/10
    filmde bir kaç sahne hariç abartılı şeyler yok, oldukça doğal. yönetmenin tarzı bana ilk başta değişik gelse de bir süre sonra alıştım. oyuncular da oldukça iyi oynamış. dans sahneleri beni çok çok etkilemedi ama konunun uzmanı değilim. eminim çok emek harcanmıştır. son olarak da filmin sonu iyi bağlanmış.
  • gürcü toplumundaki toxic masculinity'yi gözler önüne seren bir film. geri kalmış toplumlarda "namus, erkeklik, onur" gibi kavramlar kullanılarak insanlara nasıl mengeneyle sıkıştılırcasına işkence edildiğine şahitlik ediyoruz film boyunca.

    --- spoiler ---

    başından beri güzel dans etmesine rağmen yeterince sert, yeterince maskülen dans etmeyen merab dans hocasının ağır eleştirilerine maruz kalıyor. ona göre (ve toplumdaki genel kabüle göre) gürcü dansı serttir, maskülendir. sadece bir dans değil "toplumun özüdür." dansta kadınlar "bir bakirenin masumiyetini" (!) erkekler de gücü ve iktidarı göstermek zorundadır!

    sefil/fakir hayattan çıkış yolunu profesyonel dansçı olmakta gören merab tüm bu muhafazakar/milliyetçi baskıya rağmen bu ortamda dans etmeye devam ediyor ama kendinden de ödün vermiyor. profesyonel dans topluluğuna girebilmek için seçilen adaylardan biri oluyor. sonradan gelen ve merab'dan daha yetenekli olduğu vurgulanan ırakli ile önce sıkı bir rekabete giriyor, sonra aralarında oluşan duygusal ve tutkulu bağa kendini bırakıyor.

    merab'ın asıl yıkımı ağabeyinin ani ve zoraki düğününde yaşanıyor. abisi hamile bıraktığı kız arkadaşının "namusunu temizlemek" için kızla evleniyor. düğün anında kızın da gözlerinin doluluğundan etrafı susturmak, "namusu korumak" için yapılan bir evlilik olduğunu anlıyoruz. bu evlilikle yeni bir hayatın başlangıcına değil iki insanın cinayetine tanıklık ediyoruz. sadece bir hayatın, kullanabileceğin tek şansın var ama başkalarının kurallarına göre yaşıyorsun. tüm yaşamın, hayat tarzın ve medeni durumun ona göre şekilleniyor...

    bu arada bir süredir tutkuyla bağlı olduğu ırakli'dan haber alamayan merab onu abisinin düğününde görüyor. uzun zamandır arayıp sormadığı için özür dileyen ırakli batum'daki kız arkadaşı ile evleneceğini ve bir daha tiflis'e geri dönmeyeceğini söylüyor. bunun üzerine merab, ırakli'nin sakladığı küpesini geri veriyor ve artık ona ihtiyacının kalmadığını söylüyor. o anda düğündeki herkese ve her şeye yabancılaşması, bir odada tek başına ağladıktan sonra göz yaşlarını silerek düğünü terk etmesi, ardınan arkadaşı mary ile karşılaşıp bir de onun omzunda ağlayıp özür dilemesi gerçekten etkileyiciydi. ırakli'nin toplumsal normlara boyun eğip evlenerek kendini konfor alanına çekecek olması klişe gibi görülse de filmin gerçekçiliğine uygundu. bu tarz erkek egemen ülkelerde (ve ülkemizde) yok mu böyle onlarca hikâye?

    finalde, dansçı seçmelerinin yapıldığı son sahnede sakat ayağı ile kan ve acı içinde gürcü dansını kendi yorumuyla (daha kıvrak ve soft bir şekilde) sunması şahane bir başkaldırı örneğiydi. hocasına ve onu değerlendirmeye gelen ve "dansımızla alay ediyor" diyerek seçmeleri terk eden yaşlı herife inat durmaması, inatla ve gururla dansını bitirmesi finali bana göre unutulmaz kıldı.
    --- spoiler ---
  • muazzam bir film. bastan sona inanilmaz tempolu, inanilmaz samimi. hareketli kameranin ustaca kullanimi filme apayri bir hava katmis. kurgu, oyunculuklar, her biri ayri sahane. yilin en iyi islerinden. 9/10
  • yukarıda yazıldığı gibi danslarını ve müziklerini çok beğendiğim bir filmdi. son sahnesinde çıkmak zorunda kaldığım için ve bahsedilen dansı göremediğim için çok çok üzgünüm keşke sonunu görebilseydim.