şükela:  tümü | bugün
  • kahve kokan, kahve lekeli mavi bir kağıt parçasının üzerine yaldızlı kalemle yazılası sözler..

    angel, angel
    don't take your life tonight
    i know they take
    and that they take in turn
    and they give you nothing real
    for yourself in return

    but when they've used you
    and they've broken you
    and they've wasted all your money
    and cast your shell aside

    and when they've bought you
    and they've sold you
    and they've billed you for the pleasure
    and they've made your parents cry
    i will be here
    oh, believe me
    i will be here
    ...believe me

    angel, don't take your life
    some people have got no pride
    they do not understand
    the urgency of life
    but i love you more than life
    i love you more than life
    i love you more than life
    i love you more than life
  • (bkz: morrissey)
  • biri* tarafından size yazılıp verilirse, hayatınızın sonuna kadar kalbinizden cıkamaz o insan.
  • oscar wilde'a seslenir burda moz.
  • "i love you more than life" sözünün[ya da çok benzer bir halinin] paul mccartney tarafından sevgili vejetaryen karısı linda mccartney için sarfedildiği biliniyor. bu morrissey'e epey dokunmuş ve şarkıyı yazarken aklına düşmüş olmalı* "herkes sana sırtını dönmüş olsa da ben burada/yanında olacağım; bana inan" sözünü veren biri varsa intihar etmek de zorlaşır zaten diye düşündüren; viva hate'in en kısa ama belki de en düşündüren parçası.
  • bir dakika kadar bir surede ne kadar etki yaratabilir bir sarki? ancak sozleri moz'dan gelmis bir sarki becerebilirdi bunu. bu kadar acik konusup bu kadar fazla kisiyi vurmak nasil bir yetenektir bilinmez. insani surunduren, aglatan, parcalayan, olduren bir sarki.
  • gümüşi melekler. takılıp kalan dakikalar. yatcaz kalkcaz geceler. mide bulandıran sabahlar. bi günlük yaşamlar. giden insanlar. gelen korkular. geri dönüşüm kutularında yalanlar. uyuşturulan gerçekler. kullanılan nefes görünümlü sigaralar. parçalanan rüyalar. harcanan uykular. beklenen / verilen / tutulmayan sözler. tüketilen peçeteler. anlamamazlıktan gelinen telaşlar. daima kesintili mutluluklar.
    tek bi tane şarkı.
  • ismini 1969 tarihli başrolünü jennifer jones un oynadığı angel angel down we go isimli filmden almıştır.
    kısa öz bıçak gibi bir morrissey şarkısı.boğaz düğümlenir.hemen ardından late night,maudlin street le birleşince insanın isyan edesi senin benim canıma kastın mı var diyesi gelir.
  • ateş çemberini alevlendiren, geri dönüşlere katalizör etkili ve aslında yaşama beraber * çekmesi gerekenlerin açılış müziği.
  • bir cirpida baslayip bir cirpida biten, sanki soyleyecek son sozlermis gibi, daha fazla vakit kalmamis gibi* biten sarki. bir dususun bu kadar hizli ozetlenmesi yaralayicidir, merhem aratan/yaratan sarkidir.