şükela:  tümü | bugün
  • sigaradan nefret ederim. öyle ki dokunamam bile. abartılı olacak ama makinadan yeni çıkmış temiz kültablasına bile dokunamam fakat gerçek bu.

    babam çok sigara içerdi ve ben sigaradan nefret ederdim. bir cumartesi günüydü salonda oturmuş sigara içiyordu; odamdan çıktım mutfağa gitmek için, salonun önünden geçerken babam gördü, gel bir öpeyim seni dedi. salon duman altıydı. yok gelmem çok duman dedim. odama geri döndüm.

    babam bir toplantısı için evden çıkıyordu bir kaç dakika sonra. "oğlum ben çıkıyorum görüşürüz" dedi. odamdaydım ve kapım kapalıydı. halbuki babam onu uğurlamamı bekliyordu. ağzıma sıçayım ergenlik tripleri gitmedim.

    2 saat kadar sonra annem telefon etti; oğlum baban hastanede kalp spazmı geçiriyor, çabuk gel!

    daha önce 2 defa spazm geçirdiği için herhalde bir şey yoktur diyordum kendi kendime. hastaneye vardığımda babam çoktan vefat etmişti.

    babamla girdiğim son diyalog buydu. diyalog bile değil, allah benim belamı versin. hayatımda yaşadığım tek pişmanlığım ve hatırlamaktan bile korktuğum ama asla silemediğim hayatımın en acı anı.
  • evde sürekli okuyup okuyup anlattığım epik, romans, efendime söyleyeyim ortaçağ temalı eserlerin babanın zihnine nasıl da işlediğinin adeta bir göstergesidir.

    markette babanın olduğu yerden tangır tungur bir ses gelir.

    k - ne oluyor?
    b - bir şey yok, sör ağdayı devirdim
    k - neyi devirdin neyi?
    b - sör ağdayı.
    k - kırk yıllık sir ağdayı da yaptın bir ingiliz toprak asilzadesi, bir lordlar kamarası üyesi.
    b - sir miymiş o?
    k - sör ağdalot.
    b - o ne öyle?
    k - kral arthur'un ağdacıbaşısı.
    b - .....
  • lise zamanları;

    - baba ben bugün arkadaşa gitcem, yemeğe falan beklemeyin beni; geç gelirim.
    + amına koyiim senin, orospu çocuğu!
    - ne diyorsun sen baba!
    + ya oğlum kusura bakma, trafikteyim de...
  • donem sonu,

    o:(ozguvensiz bir sesle) baba ben yaz okulunu kazandim
    b:afferim benim aslan ogluma!
    o:(huhh) fakat biraz para lazim
    b:hallederiz yavrum yeter ki sen daha fazla oku...

    (olay gercektir ve babanin kendi arkadaslari arasinda oglum yaz okulunu kazanmis seklinde boburlendigi de gorulmustur.)
  • anne babayla oturuyoruz evde;

    ben:bi bira içeyim ben bari.
    annem:şu rahatlığa bak.biz babamıza hiç böyle şeyler söyleyemedik valla!
    ben:ne var ki canım bira içmek ayıp bişey mi?babaa bira içmek ayıp bişey mi?
    babam:değil.
    - rakı?
    - değil.
    - votka?
    - değil.
    - viski
    - değil.
    - ne içmek ayıp?
    - eroyin.
  • babam: dedesi ekşi erik yediyse torununun dişi kamaşır anouschka.
    ben: yani baba so what?
    babam: demem o ki salaklık biz de genetik, ata sporu bir nevi çok takılma
    ben: anladım baba sağol
  • - ben çok mu yakışıklıyım?
    + e heralde baba ne sandın.
    - istinye parka gidiyorum kadınlar hep bana bakıyorlar.
    + bakarlar tabi baba, yakışıklısın işte.
    - yok yani diyorum fermuarım mı açık, kontrol ediyorum ama kapalı.
    + ??
  • baba 70 yaşında, doğruyol partisinden gayrısına rey atmayan, ticaretle uğraşan bir bey. 6 ay önce by-pass geçirmiş, sinirlenmeye gelmiyor; doktor uyarısı var üzerimizde. babanın yanında oturuyoruz.
    babanın yanında ağabeyle birlikte gelmiş doğulu bir abi (e), yanında arnavutluktan misafir stiliano (birsürü dil biliyo ama türkçe yok) karşıda yine arnavutluktan gelmiş sadece kendi dillerini konuşabilen amcalar, teyzeler...
    baba: oğlum batmana gidiyo akşama ( her türk gibi bağırınca dil anlaşılır diye düşünüyo ve ellerle destekleniyo eylem)
    stiliano: what?
    b: batmana batmana
    stiliano: batman??
    b: çevirsene kızım, ne duruyosun? (bana dönerek)
    ben: vıdıd bıdı
    s: ok! where is the batman?
    ben: batman is a city in turkey. east of turkey (bende de el kol devreye girdi nolduysa)
    s: ooo, in kurdistan
    e: he, he, kürdistan
    b: ne diyo bunlar kızım?
    ben: ne kürdistanı abi ya, allah allah, yanlış bilgilendirme adamı
    b: ne kürdistanı (celallendi)
    ben: ya yok baba kürdistan filan, dur bi. batman is city of turkey.... anlatmaya çalışıyoz durumu
    e: ne diyorsun sen fatoş
    ben: abi türkiyenin ili diyorum, ne dicem.
    e: yok yok ingilizce öğrenmek lazım!
    b: de kızım, iyice anlat ha!
    ben: baba o kadar anlaamam sanırım.
    bu arada diğer misafirler habire arnavutça soruyolar, stiliano ingilizceye çeviriyor, kaç kürt var türkiyede ülkeleri yok mu, pasaportlarında ne yazıyo... filan. anlatıyoz dilimiz döndüğünce
    e: ne anlatıyosun?
    ben: sizi abi
    b: doğru anlat ha! bizim oralar de, bölmeye çalışıyolar de. vermeyiz de....
    e: yok yok, ingilizce öğrenmek lazım (kilitlendi)
    b: ne dicektin, kürdistan mı?
    e: yok baba, ne kürdistanı
    stiliano boyuna soruyor bu arada, babam boyuna fırçalıyor, abi boyuna kürdistan ve ingilizce deyip duruyor...
    b: iyi anlat kızım hah! bizim de oralar, ayıp de, olmaz de, vermeyiz de...
  • eve girildiği anda radyoda trt 4'ün açık olduğu ve gayet hareketli türkülerin çalıdğına ithafen:
    dkik: bu ne ya köy düğününe çevirmişsiniz evi nihahahah*...
    baba: uzay üssü mü bekliyodun pezevenk *...
  • babasını küçük yaşta kaybedenlerin buruk gülümsemelerle okuduğu diyaloglar.