hesabın var mı? giriş yap

  • "şu an karda yalnız başıma yürüyorum, teknolojiden uzak... mutluyum."

    bunu facebook'a yazdığının farkında mı acaba bu gerizekalı arkadaşım...

  • millet trafikte beklerken sıranın başına kaynak yapıp şeride girerek milletin hakkını yiyen birinin yakarması.

    edit: şu son anda kaynak yapanlar böyle cezalar yedikçe içimin yağları eriyor. biz mal gibi bekleyelim, beyefendi sıranın en önüne kaynak yapsın, sonra da şikayet etsin.

  • en son böyle biten bir ilişkimde,

    her bitti denildiğinde toparlamak için uğraşıyordum.
    ok dedim,

    kız tarafı tabi böyle bir hareket beklemiyordu benden,
    aylarca konuşmadım, o koştu bu sefer. ama bitmişti artık.
    o bitiremedi.
    seneler geçmişti yine de biteremedi.
    ama ben o gün bitirdim.

    şakaya gelmez bu işler, kızlar.
    sakız çiğner gibi yaşamayın aşkınızı.

  • kargasa, kaos, felaket, korku, panik , roket, silah, helikopter, jet sesleri, yollarda tanklar ve evacuation. mukemmel bir gurultu patirti esliginde kendimi kah counter strike kah battlefield tarzi bir kargasa icinde buldum ve inanilmaz heyecan duydum. canavar nereden geldi, sonu ne oldu umurumda degil. topluluklarin tam bir kaos icinde ortalikta kosturup kacmasi, dunyanin kac bucak oldugunu anlamasi muthisti. seyrettigim en iyi felaket filmlerinden biriydi diyebilirim. sinemadan cikitigimda yogun kar yagisinda yollarda yururken boyle bir felaketin tam o anda yasanmasini, kosturmacaya kendimi kaptirarak ayni korku panik ve kaosu yasamak istedim. ama sogukta boyle birsey yasamak oldurucu olabileceginden boyle bir olayin baharda yasanmasi daha makul gorundu.
    eve dondugumde hayatin normal akisiyla devam ediyor oldugunun farkina varmam gec olmadi. sikici olan da bu tekduzelikti, tv'de tartisilan konular, goruntuler, sesler, hersey anlamsiz gorundu.
    boyle bir uzayli istilasi yasansa da ne turban konussak, ne irak ne de baska guncel sorun, herkes tek bir felakete odaklansa. sokaklarda kostursak deli danalar gibi.

  • az önce tayyip kürsüde konuşma yapıyordu. konuşması bittikten sonra canımız ciğerimiz yeni göz bebeğimiz kanada'nın gencecik zeki çevik ahlaklı ve yakışıklı başbakanı justin trudeau, tayyip erdoğan ile tokalaşıp kulağına doğru yaklaşarak uzun uzun bir şeyler söyedi. tayyip de gergin bir şekilde kafa sallayıp durdu ve arkasını dönüp hızlı adımlarla uzaklaştı.

    sonra dedim ki kendi kendime; justinciğim, o ingilizce bilmiyor, öyle kulağına kulağına konuşma canım benim <3