hesabın var mı? giriş yap

  • şimdi size bir espri yapacağım sevgili gönül dostları;
    ---
    -evrenin ve canlının bilinmeyenlerini adnan oktar'dan öğrenmeye çalışan bir kitle var.
    ---
    espri bitti.

  • bir köpek yavrusunun poşet yiyebileceği. üç gündür ağlıyordu. ezik, kırık, bir şey yok. anne mi arıyor dedim sıcak su torbası, çalar saat falan koydum, yok. dış parazitlere ilaç yaptım pireler gitti, çok huzursuz ediyorlardı. iç parazitler için ilaç verdim, kakasını yaptığında kendi kurtlarından korkup kaçmaya çalıştı. çubuk makarna gibi çıkardı resmen, parazit kaynıyormuş hayvan. o değil bu değil, niye ağlıyor diye düşünüyorum, ağrı kesici veriyorum, etkisi geçince bir daha başlıyor falan derken sonunda aklıma geldi. dedim bir de kusturayım şunu bakalım ne var ne yok. bildiğin büyük migros poşetini yemiş sokakta açlıktan galiba. hem de bütün olarak. nasıl yutmuş anlamadım. derdi buymuş. ilk defa birkaç saattir aralıksız bir şekilde susuyor. sanırım ben de bu gece artık uyuyabileceğim rahatça. sert bir şey yedi mi acaba diye yoklamıştım karnını oysa. yoklamadığım yeri kalmadı zaten. tepki alamayınca silmiştim o kısmı. miden kadar poşeti yemişsin, daha nerene içiyordun acaba o kadar sütü...

    bu vesileyle bir şey daha öğrenmiş oldum sözlük. bundan sonra poşet moşet yedi mi diye de bakarım artık hayvanlara. yıllardır kliniklerde çalışıyorum hiç denk gelmedim. fakültede de duymadım. inek olsa poşet, çamaşır ipi, tahta mahta ne bulsa yer tamam, evdeki köpek oyuncak topunu yer, sokaktaki açlıktan taş yer, toprak yer, onları anlarsın da işte... tecrübe harbiden başka bir şey. üç gece uykusuzluğun sonrasında edindim, daha da unutmam. yaa ya işte böyle gregory house, gördün mü? bir hastane dolusu cihazım yok ama deneye deneye buldum. gerçi bula bula poşet buldum ama olsun. şu an senden büyüğüm bence kusura bakma artık. acayip havaya girdim kendi kendime. şu an bir gelin arabası olsam plakamda ''mutluyuz'' yazardı... (bkz: entry'nin sonuna doğru sapıtmak)

  • salak salak milliyetçilik kasan iki ülke vatandaşlarının ve siyasetçilerin dışında iki ülke halkının da birbiriyle derdi yok ki. zorla düşmanlık çıkartıyorlar.

    tanım: katıldığım önermedir.

  • genel sebep enerji bağımlığı meselesi gibi. rusya ukrayna savaşı tüy dikti. ab'de bu oran (ithal enerji kaynağı / tüketim) %60a varıyor. bir kısmı cezayir gibi nüfus alanından olsa da, çoğu arap ülkelerinden ve rusyadan (gaz ve petrol).

    abd ise tükettiğinden çok üretebiliyor. ithalatı da büyük oranda meksika ve kanada gibi yancılarından.

    ve avrupanın dışarı verdiği petrol parası ihracat yoluyla geri dönemiyor. para büyük oranda çin'e gidiyor ki arkasında gene çinde yatırım yapmış avrupa firmaları var. sistem yürümez böyle, bir şeyler olacak.

  • bunu diyen öğrencinin velisine "zeki ama çalışmıyor" denmez. "kafasına vurmayın" diye tembih edilir.

  • dakikalarca süren turnike sırası, turnikeye yaklaştıkça içeriden gelen tezahurat seslerinin de etkisiyle iyice artan heyecan; turnikeyi geçtikten hemen sonra sıkışıklıktan kurtulmanın verdiği güvenle, beraber gelinen babayı arkada bırakıp hızlıca çıkılan merdivenler; son basamaklarda artık yerinden çıkmak üzere olan bir kalbin güm güm sesleri ve işte o asla unutulamayacak manzara...

    dört koca ışık kaynağının gün ışığını aratmayacak derecede aydınlattığı yemyeşil çimler; o zamanki çocuk hal ile devasa gelen, uçsuz bucaksız insan topluluğunun içini doldurduğu tribünler; 5-10 metre öteden gelen dum dum dıdı dum vuruşlarıyla taraftarı ateşleyen davul sesleri, kolkola girmiş bir tribün insanın müthiş bir senkronla zıplamalarıyla oluşan olağanüstü manzara ve tüm bunlardan hangisine bakacağını şaşırmış, gözleri parıl parıl bir çocuk. birisi mutluluğun resmini mi istemişti?

  • 1100 tl kazanacaksa zaten hiç boşuna 5 yıl okumasın girsin burger king'e ayda 900 tl kazanıyor zaten boşuna 5 yıl kaybetmez. nitekim ayda 200 tl fazla kazanmak için 5 yıl kaybetmesin. hatta beş yılda terfi bile alır büyük ihtimalle.

  • melbourn-avusturalya müzesinde sergilenen 57nci alay sancaginin tanitim plaketinde sunlar yazmaktadir:
    "bu alay sancagi gelibolu savas alanindan getirtilmistir, ama esir edilmemistir. türk ordusu'nun geleneklerine göre bir alayin sancagi, alayin son eri ölmeden teslim edilemez. bu sancak, sonuncu muhafizin da altinda ölü olarak yattigi bir agacin dalina asili olarak bulunmustur. kahramanlik timsali olarak karsinizda duran bu türk alayi sancagini selamlamadan geçmeyin."

    kur'an-i kerim'de şehitler hakkinda söyle bir ayet var:
    "şehitlere ölüler demeyin. bilâkis onlar diridirler, fakat siz onu anlayamazsınız."

    selam olsun 57nci alayin kahraman erlerine.