şükela:  tümü | bugün
  • insanların denize gitmek için doldurduğu kilyos otobüsünde karşılaştığım anne ve oğludur. mezarlık durağında tek inen bu anne oğuldu. birbirlerine sımsıkı sarılmışlardı.
  • anne her seferinde feryat ederek ağladığı için nefret edilen eylemdir. ama yalnız gidilir ve baba ile iki çift laf edilirse durum değişir. çünkü mezardaki babadan daha iyi bir dinleyici yoktur.
  • - özel konuşacaksanız ben uzakta durayım anne?

    yıllarca yanımızda ettiniz oysa kavgalarınızı. güzel sözleri hep yalnızken mi söylediniz birbirinize? söylemişsinizdir değil mi mutlaka :/

    - anne sen karşıya geç hadi ben babamla özel konuşucam. erkekler arasında. (yalandan gül)

    olmuyor be baba. şimdi dinle bak, şöyle oldu böyle oldu sen öldükten sonra. balığa gidelim mi? ne de olsa hepimiz biraz amerikanız artık. olmuyor baba. kızacağım kimse kalmadı ardından. annem desen gördün işte az önce.

    -anne suları dolduralım yeniden, hava çok sıcak.
    +oğlum yeter, çamur oldu babanın üstü başı.

    ayaklarım çamurlu babamı gördüğüm her bayram. içim hep çamur. (annem yıkıyo ama geçmiyo)
  • bir insana yoğurdun kara, güneşin batıdan doğduğunu, erkeklerin doğum sancısını anladıklarını ve kavradıklarını hatta tanrı nın olmadığını ikna eder ve inandırabilirsiniz lakin anne babasının öldüğüne inandıramazsınız zira anılarında her daim yeterli özen ve kıymeti zamanında vermemesinin ve göstermemesinin pişmanlığından dolayı sürekli hatırladığından öldüklerini fark edemez taki mezar başına gidip ellerini dua için açtığı zaman idrak eder, düşünün ki mezarlık yolunu tuttuğunda bile bir tarafı hala idrak edemez ve kabul edemez
  • yıllardır yapamadığım şeydir..gizli gizli köye gidemediğimden yalnız da yapamıyorum diye avutuyorum kendimi..bu sene bayrama da gitmedim. bayrama da gitmedim ya..ablam annemi de almıış gitmişler..halbuki ben babama kızgınım, öldüğünde ne yapmamı istediğini söylemediği için, ne yapmamı istediğini söyleseydi anlayamayacaktım, o kadar küçükken bırakıp gittiği için...bazen kızgınlığım kırgınlığa dönüşür, ama özlemek istemem..göremeyeceği birini özlemek yorar çünkü insanı, yaşlandırır...
    yaşlanıyorum tabi bende, biri demiş inanamaz diye anne-babanın ölümüne insan diye..doğru gibi, terkedilmiş hissetmişim uzun yıllar, biri ölmek zorunda olduğu için öldüğü için değil öfkem, yalnız başına büyümeye çalıştığım içinmiş...insan küçüklükten bencil oluyor demekki...
  • babasını mezarda görmeye dayanamayacak kadar seven bir oğlu zorla ve ilk defa babasının mezarına götüren bir anne

    -neden buradayız anne?
    -babana anlatacaklarım var oğlum.
    - ne anlatacaksın, benim olmam şart mı?
    - şart oğlum, onun eksikliğini hissettirmediğini, beni üzmediğini, hayırlı bir evlat olduğunu anlatacağım.
    - hayırsız bir evlet olsaydım ama babam burada olsaydı anne kabul eder miydin?
    - onun yeri dolmaz be oğlum, o benim hayatımın en büyük anlamıydı, sende onun yadigarısın bana, ne olursan olu onuda senide de severdim be oğlum. ölünceye kadar.