şükela:  tümü | bugün
  • ben, yastığım, yorganım ve çarşafım.. biz tek kişilik yatakta, dört kişilik bir çekirdek aileyiz..

    yastığıma sarılarak uyuyorum diye, darılıyormuş yorganım.. biraz sitemkarmış bana..

    oysa yastığımı bu denli sevmemdeki etkisi, o'nun kaprissiz oluşuydu.. bunu gözardı ediyor..

    her aşk beraberinde körlüğü getirdiğinden; yorganımın aşkı da, ona olan sevgimi görmesini engelliyordu.. aşkının bencilliği, onu ihmal ettiğimi düşündürtüyordu..

    oysa ki, hüzünlü olduğum gönlümün kış gecelerinde, ne kadar da sımsıkı sarılarak, sanki dünyada yalnız biz varmışcasına uykuya dalıyorduk..

    en çok haksızlığı çarşafıma yaptığımı düşünüyorum.. kısa ama unutulmaz yaz aşkları gibi, yastık ve yorganı bir kenara kaldırıp onunla düşüp kalkıyordum.. ahhhh ne ahmaklık, onu en az sevmiş olmam.. oysa terli terli koynuna sokulmalarıma hiç sitem etmezdi..

    bazen bu üç kafadar öyle bir koyu muhabbete ve dedikoduya dalıyorlar ki, bölmeye kıyamayıp, salondaki ikili koltuğa kıvrılıveriyorum..

    ayıptır söylemesi, laf aramızda dedikodularına kulak kabartmışlığım var.. neymiş efendim, bazen geceleri sevdiğim kız aklıma düşüp de, uyku tutmadığından, yorganımı tekmeliyormuşum..

    kuzum allah aşkına, insan en sevdiği arkadaşlarının ona kırılmayacağını bildiğinden, en sert hallerini göstermez mi? en çok onların yanında rahat olmaz mı? ne var yani uyku tutmadığından sert bir tekme atıp da seni yataktan düşürmüşsem;))

    sorun o değilmiş, neden onu düşürüp de, bütün gece en sevdiği iki arkadaşından ayrı bırakıyormuşum.. elime mi yapışacak, bi zahmet tekrar yerine kaldırıverseymişim..

    ya yastığıma ne demeli!! başımın altında saatlerce kalması sorun değilmiş de, kitap okurken sırtımı ona dayamammış sorun.. kitabın en heyecanlı yerinde, sırtımın arkasında kalıp cümleleri okuyamıyormuş.. onun göremediğini düşünemeyip, duysun diye sesli okumamam ise başlı başlı bir ayrılık sebebiymiş!!!

    kuzum yastığım, lütfen biraz sakinleşir misin?? gel otur iki medeni insan gibi ya da iki medeni yastık gibi konuşalım.. insan hayat yoldaşına sırtını dayamaz mı?? seni hayat arkadaşım olarak görmekle hata mı yaptım??

    yoksa sen film setlerinde araya konan yastıklar gibi meşhur mu olmak istiyorsun?? bu küçük minnak evimiz sana yetmez mi oldu!!

    ya çarşafım; ahhhh yaz aşkım benim, senden hiç beklemezdim.. neymiş efendim her sabah yastığımla yorganımı düzeltirken, onu hiç de düzeltmiyormuşum.. çarşaf gibi dümdüz olmak istiyormuş..

    kuzum sen zaten çarşafsın, güldürme beni lütfen.. hem bilmez misin ki, gerçek dostlar, birbirini düzeltmez, kusurlarıyla severler.. bunu senin sırf altın günü dedikodularında dışlanmamak için, ortaya birkaç suni cümle atan, yeni gelinler gibi olmana veriyorum..

    yine de çok tatlısınız ve beni paylaşamadığınız için bu zararsız dedikoduları yaptığınızı biliyorum.. o kadar tatlısınız ki minnoşlarım;)

    sizleri o kadar sevdim ki, bundan sebeptir; benden başkasının bu yatağa girmesine izin vermedim..

    gerekirse ayrı eve çıkarız minnoşlarım.. ayrıca ben dışardayken, eve kız/erkek kimseyi atmayın tamam mı? ben sizi aldatmadım, siz de beni bir zahmet..

    4'ümüzün arasındaki mahremi buraya taşımış olmama da kızmayın.. yabancı yok, bu arkadaşlar sır tutmasını bilir..

    bir ara toplaşıp okey oynayalım.. yorgan o cüssesiyle kesin taş çalar ama olsun.. masaya da çarşafı sereriz;)

    orhan veli'nin şu dizeleriyle bitirelim;

    ben ki her gece yatağımda o'nu düşünüyorum,
    o'nu sevdiğim müddetçe yatağımı da seveceğim..

    zeynep ve çocukları anısına yazıldı..