şükela:  tümü | bugün
  • artik çocuklarin pek yapmadigi bir tür oyuncak. tamircilerden edinilen rulmanlarin tekerlek olarak kullanildigi kizak ve kay kay arasi eglence araci. ön tarafi saga sola dönebilen arka tarafi sabit minimum 3, normalde 4 adet rulmanin (bilyenin) insaatlardan çalinan tahta parçalariyla birlestirilmesiyle imal edilebilen otomobil eskizi. toprak ya da beton zeminde rahatlikla kullanilir. itme mekanizmasi yoktur. yokusun tepesine kadar sirtta tasinir ya da çekilir. tepeden asagi kadar kayilir. ritüel sabahtan aksama kadar devam eder, aksam toz toprak içinde eve dönülür, anneden azar isitilir..
  • geçmiş zamanlarda olayı abartıp tahta merdivene rulman takarak toplu halde bayırdan aşağı kayan, vızır vızır trafiğin içine dalarak nihayetinde telef olan piçler de görülmüştür***
  • bunların standart olanlarının önüne ayakla kontrol edilen direksiyon gibi birşey koyulurdu. babası marangoz olan ya da kasıp marangoza bilyeli yaptıran çocuklarınkilerde ise elle kontrol edilebilen bildiğimiz direksiyon ve arkaya yaslanmak için bir de ek parça bulunurdu. netekim sevilmezdi bu çocuklar. zaten adam gibi kayamayıp düşerlerdi hep, şişko olurlardı, güzel giyinirlerdi, üstleri hiç pis olmazdı, hava kararınca hemen eve giderlerdi. bu çocuklar şu sıralar, cubicle'ları, beyaz tahtaları olan ve tahtada hedefleri yazılmış işyerlerinde çalışan adamlardır.
  • akülü araba alamayacağım için küçükken hep sahip olmak istediğim, kafa parçalayan -hem mecazi hem gerçek anlamda- çocukluk oyuncaklarından birisi.
    en büyük sorunlardan birisi eşit büyüklükte 4 teker bulmaktı. hatta formula 1'deki farklı büyüklükteki ön ve arka teker fikrinin bu bilyelilerden çıktığı da söylenir. bilyelerin büyüklüğü arttıkça bozuk yolda gidilebilmesi kolaylaşırdı.
    asfalt olmayan mahallelere asfalt döküldüğünde buna en çok sevivnen bilyeli sahibi çocuklar olurdu. mahalle sakinleri ise bunları defetmek için elinden geleni yapardı.
    annem "aman başına bişey gelir" diye hiç izin vermezdi bana. ha sonra ne mi oldu. kaldırımda dolmuş beklerken dolmuş kaldırıma çıkıp çarptı. bari oynarken çarpsaydı hiç olmazsa eğlenmiş olurduk.
  • 4 tane bilya denilen içi dolu demir misketten oluşan zımbırtıyı boyunuza göre bir tahta bulup köşelerine monta edildikten sonra ortaya çıkan asfaltı ağlayan canavar alet. yokuş aşşağı giderken müthiş ses çıkarır. kulaklarınız boş çınlar komşuların size sarfettiği sözler sebebiyle.
    (bkz: 80lerin sonunda 90larin basinda cocuk olmak)
  • (bkz: tornet)
  • ilk defa yapanların yokuş aşağı hızla giderken "ben buna fren koymamışım" diyerek haykırmalarına sebeb ferrariden daha güzel bir ses çıkaran asfaltı ağlatan çocuk oyuncağı. şekli;

    0--------------o
  • belki de o yaşlarında çocukların hayatlarına renk katan, heyecanı öğreten güzel şeylerden biridir bilyalı. tahtaya çaktıkları bilyaları nereden buldukları her daim sır kalmıştır. yokuş aşağı müthiş bir gürültüyle kayan çocukları ilerleyen zamanlarda kötü süprizler beklemektedir. evet o çok sevdiği bilyalısının maalesef bilyaları dağılmıştır. gitmez artık o bilyalı. en büyük eğlencesi yoksa tarihe mi karışacaktır. hayır buna izin vermemeliydi. çareyi bulmuştu yaratıcı delikanlı. balıkçıların kullandıkları yuvarlak dubalar.. evet müthiş bir fikirdi bu. bilyalısını upgrade edip dubalıya çevirecekti. zaten bulunması oldukça kolay olan dubalardan 4 adet bulmuştu bile. heyecanla söktü bilyalarını monte etti dubalarını. fakat o da ne? çöpe atılmış üç tekerlekli bisikletin direksiyonu oracıkta gözüne ilişti.. hemen söktü direksiyonu çaktı dubalısına.. iyi güzeldi ama tahtanın üstüne oturmak çok rahatsız ediciydi. hemen üç tekerlikli bisikletin koltuğunu da söküp çaktı tahtasına.. aman tanrım ne de göz alıcı olmuştu.. sonra ne mi oldu? o çocuk büyüdüğünü farketti. artık dubalısına binemezdi. mahallenin yeni ufaklığına verdi içi burkularak. iki hafta sonra sobada yakılmak üzere kırıldığını gördü. bir kez daha burkuldu içi. yaşadığı onca anısı, harcadığı o emekleri gözünün önünden geçti.. gülüp geçti..
  • izmirlilerin çekirdeğe ciğdem demek adeti gibi bir kısım yerlerde ismi tornet olarakda bilinmekte olup, yapması basit sürmesi bisikletten bile daha keyif verici bol adrenalin salgılamanı sağlayan araç. ancak bilyalarını monta ettiğiniz ince çıta ve çiviler düzenli kontrol edilmediğinde dümen görevini yapan ipiniz yarış sırasında elinizde kalarak yokuş aşağı kayarken siz bir yere bilyalı bir yere şarampole uçabilirsiniz.
  • (bkz: rulman)