şükela:  tümü | bugün
  • az sayıda kopyayla underground sinemalarda gösterime girmesi diye bilirdik eskiden şimdi bayağı bayağı 350-400 kopyayla avm sinemalarında gösterilen filmlere de sanat filmi denmeye başlandı. eğer bir filmin içinde;

    - kasaba ya da şehrin kenar mahallesi yoksa,
    - yalnız bir adam, ondan daha yalnız başka bir adam, yalnızlıktan bile yalnız başka bir adam ve bu üç adamla herhangi bir alakası olmayıp her an olacakmış gibi duran bir kadın yoksa,
    - uzun uzun bakmalık düz bir alan ( tercihen bozkır ama deniz de olur ) yoksa,
    - film ikibuçuk saatten az sürüyorsa,
    - rüzgar, yağmur ya da kar veya bunların üçü birden olmuyorsa,
    - tren cufcufları, araba ışıkları, en azından bir uçağın iniş ya da kalkış anında çıkardığı o metalik ses duyulmuyor/görülmüyorsa,
    - hepsinden önemlisi ana tema bireyin kendine yabancılaşması değilse,

    o filme hangi akla hizmet sanat filmi denir, anlayabilmiş delirim.
  • (bkz: bir film)
    genelde sanat filmi getiriyorlar.
  • (bkz: sanat)
  • aklıma 2002 yapımı olduğunu bildiğim bir sanat filmi geldi.ankaradan istanbula aracın gidişini izletmişlerdi bize.ne bir konuşma ne de bir aksiyon boş yol.saatlerce..
  • karanlık çekimler,anlamasız bir konu,anlamsız diyaloglar ve dolayısıyla anlamsız bir son. ha bir de bolca sessizlik...
  • uzun bir yol görüntüsü ve uzaktan gelen araba.
  • sıkıcı olması...
  • insan sabrını sınayan sahnelere sahip olmasıdır.
  • yönetmeninin saç ve sakaldan yüzünün görünmemesi artı kalın çerçeveli gözlük ve tabii ki kareli fular.
  • anlaşılamaması. adam sanat diye affedersiniz, işte ondan yapmış, biz de yiğitliğe bok sürdürmemek için;

    "hımmm, sanat, adam sanatçı işte, biz anlarız zaten, piki" deyip konuyu kapatıyoruz.

    edit: nuri bilge ceylan, quantine tarantino, alfred hitchcok, paolo sorrentiono, atıf yılmaz, ingmar bergman, oh daha yazarım da, onlar gibiler için yazmadım efendim. onlar bence sağlam yönetmen ve sağlam filmler yapıyor.