şükela:  tümü | bugün
  • türk sinema tarihindeki tüm zamanların unutulmayacak sahneleri arasında girmiştir bence. ercan kesal ile bir zamanlar anadolu' da zirvesi' nde ercan kesal uzun uzun o sahneyi anlatmıştır ayrıca.
  • o kadar gerçekçidir ve nbc o kadar iyi işlemiştir ki siz de o sırada yer sofrasındaki biri gibi hissedersiniz kendinizi hatta böyle bir adamın evine misafir mi olunur yemeği mi yenir diye de hayıflanabilirsiniz.
  • trt tarafından kesilmemiş hali buradan izlenebilir.

    https://www.youtube.com/watch?v=ox93sf0-tpq

    edit: link yenilendi.
  • elektrikler kesilmiştir.
    "gelir gelir. allah can sağlığı versin. elektrik de gelir su da gelir birşey yok onda. yaa. euzi billahi..." diyaloğuyla akıllara kazınmış sahne.
  • "göç veren köy" - "götveren" sekansı ve o anda muhtarın yanındaki memurun mimikleri mükemmel doğallıktadır.
  • türk sinema tarihinde filme alınmış en doğal sahnelerden birisidir. ercan kesal ve yılmaz erdoğan'ın muhteşem jestleri sizi o sofraya hapseder ve diyalogları bir çocuk gözüyle izletir. her izleyişte ağzım kuzu eti ve lavaşla doluymuş da çiğnemeden 7 dk ortamı gözlemliyormuşum gibi olurum.
  • oyunculuk nedir gösteren sahne, oyuncular bu sahne için özel hazırlanmışlar.
    bu sene taner birsel'i bir konferansta izledim ve birsel konferansta bu sahneyi çekmek için nasıl bir yöntem izlediğini anlattı. hatırladığım kadarıyla rollerinizden önce herhangi bir hazırlık yapıyor musunuz kabilinden soruydu yöneltilen ve cevabı bu sahneyi anlatıyordu.
    geceden çekim için mekanda bulunduklarını ve sahne hakkında bilgi aldıklarını aktarmıştı, ardından nasıl en iyi çekeriz diye düşündüğünü ve sabaha kadar bir şey yemediğini. dikkatinizi çekerse 4.45'te savcı (taner birsel) soruyor, senin oğlan var mıydı diye muhtara muhtar bir kaç dakikadır oğlunu anlatıyor olmasına rağmen. bunun tamamen doğal bir muhabbet olduğunu ve o soruyu da farkında olmadan sorduğunu anlatmıştı yanlış hatırlamıyorsam.
    velhasılı kelam, üzerinde oyuncularca çalışılan bir sahne, gelişi güzel çekilmişe benzese de öyle değil.
  • daha önce bin kez aynı sıfatla tanımlanmış; fakat kesinlikle olup olabilecek en "doğal" sahnedir. ola ki bir gün köyün birine yolum düşer de muhtarca ağırlanırsam, zerre kadar yabancılık çekmem bu sahne sayesinde.
  • diyalogların yanı sıra diğer bir dikkat çekici olanı da, kenan'a bakmakla yükümlü polis izzet tıkınmakla meşgulken kenan'a yemek verenin doktor olmasıdır. böylesi de başarılı detayları barındıran sahnedir.
  • köye morg yaptırmak isteyen muhtar gerekçelerini anlatmaktadır.

    muhtar: yazın bilakis ölülerimizi biz ne yapacağımızı şaşırıyoruz vallahi billahi
    naci: niye?
    muhtar: kokuyor.
    savcı: sizde hemen gömün canım.
    naci: niye bekletiyorsunuz gömün gitsin
    muhtar: gömelim tabii gömmesine de, şimdi tabii göçveren köy burası yaşlı insanlar burda, özellikle istanbul'dan gelini kızı aradığında (almanya'da çok fazla vardır bizim şeyimiz) akrabaları gelip görmek istiyorlar cenazesini. adam ordan açmış telefonu diyor, babamı gömmeyin gelip öpeceğim. öp kardeşim de adam kokuyor nesini öpeceksin. ne diyeceksin mecburen bekleteceksin.