aditia

  • 1260
  • 0
  • 0
  • 0
  • 8 ay önce

sokağa çıkamadığı için isyan eden çocuk

annem babam öğretmendi. ben 6 yaşına gelinceye kadar köyde görev yaptılar. okulun bahçesindeki miniş lojmanımızda 3 kişilik pıtırcık ailemiz mutlu mesut yaşayıp gidiyorduk. birleştirilmiş sınıf ve tam gün öğretim olayından dolayı annemler akşama kadar okulda olur ben de o bahçe senin bu ev benim, o kümes senin bu yol benim gezerdim.
okul bahçesindeki tavuklar, kediler, köpekler arkadaşımdı. horozlarla kovalamaca oynardım. sarı kedi tavukların koruyucusu, benim uyku arkadaşımdı. yol kenarlarından çiçek toplar, susayınca köy kahvesine gider amcalardan oralet isterdim. bakkal amca minicik avucumu leblebiyle dolduruyor diye kızardım. karnım acıkınca birinin evine girer karnımı doyurur, çok sıkıldıysam evin delikanlılarıyla güreşir (sevineyim diye yenilirlerdi), yorgun düşünce de evin birinde uyur kalırdım.
aklımda en çok kalan, ışıl ışıl güneşin altında, baharda akmaya başlayan suların yol kenarında açtırdığı rengarenk, taptaze, güpgüzel çiçekleri toplayarak kendi başıma, yol beni nereye götürürse yürüyüp gittiğim günler ve hiçbir zaman bana zarar vermeyeceklerinden emin olduğum o güzel insanlar.
yalnız ve güzel bir çocukluğum oldu benim.

- - ikinci perde - -

şimdi sahne değişiyor.

okula başlama yaşım geldiği için şehre taşınıyoruz. evimiz bildiğin apartmanda. o güzel bahçeli, kamelyalı, çiçeklerle bezeli evden eser yok. çıkıp oynayacak bahçe yok. sokakta hiçkimseyi tanımıyorum. sürekli arabalar gelip geçiyor. dışarı çıkmama izin vermiyorlar. canım sıkıldığında şöyle dolanıvereceğim bir kapı yok. yok oğlu yok. resmettin mi kafanda? hapisteyim ulan!

2 ay boyunca pencerenin önünden kalkmamışım, sürekli gözüm dışardaymış, hep ağlamışım "biz evimize ne zaman geri döneceğiz? buraya neden geldik?" diye. "okula gideceksin" yanıtı hiç tatmin edici gelmemiş tahmin edeceğin üzere. "orada okul yok muydu? siz öğretmen değil misiniz?"

yaşadığım sıkıntıyı, mutsuzluğu tarif etmeme olanak yok.
o günlere dair annem hep şöyle der: "2 ay pencerenin önünden hiç ayrılmadan ağlayarak hayatındaki en büyük direnişi gösterdin bize o zaman."

30 yaşındayım, rüyalarımda ağaçları çiçekleri öpüyorum hala lan.

devamını okuyayım »
20.03.2013 14:45