balamir1

  • 1285
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 ay önce

ikinci abdülhamit

mirasının ne olduğunu anlamak istiyorsanız, mâzideki rol modeli olduğu düdük makarnası ortadoğu diktatörlüklerine bakınız (hatta güncel bir örneğini yazar galal amin üzerinden şurada vermiştim (bkz: #65811106). günümüzde sıklıkla kurucu ideoloji hanesine yazılan pek çok sorunun mambaı da ikinci abdülhamit'te saklıdır aslında; kıyamlarla (ermeni soykırımı meselesi 1915'te mi başladı sanıyorsunuz?), etnik çatışmayı teşvikiyle, kozmopolit yapıyı boğazlaşmaya çevirmesiyle, adam kayırma ve jurnallemeyi alışkanlık edinmesiyle, devleti ve yöneticiyi evrensel ölçüt yapmasıyla birlikte toplumun organik yapısının bozulmasının mümessilidir. günümüzde kürt-ermeni, müslim-gayrimüslim sorunlarının temelleri, sultan hamit'in çevirdiği geri dönüşü olmayan dümenlerde saklı. süleyman nazif'in ifadesiyle "terfi ve ataması yapılsın diye jurnallemenin adet olduğu" düttürük bir dönem bu; misal rusya'da parlamento açıldığını bile yazamadığınız, kendi mahremiyetinizde bile kendinize sansür uyguladığınız, tutuklanma riskinizin olduğu bir otoriter altın çağ. buradaki ilköğretim pedagojisi etkisiyle gelişen övgülere bakmayın, daha iktidara geldiği gibi aşağıdaki 1877 kararnamesi'ni aldıran birinin ülkesinde iş pratiğe geldiğinde islamcı da, milliyetçi de yaşamak istemezdi:

"askeri hükümet, gerekli görünen kişilerin gece ve gündüz evlerini aramaya; şüpheli ve sabıkalı güruhundan olup hükümetçe tutuklananları, sıkıyönetim altına alınan yerde konutları olmayan kişileri başka bir yere uzaklaştırmaya; zihinleri karıştıracak yayın yapan gazeteleri hemen kapamaya ve her türlü cemiyeti (toplantılar, kurullar, dernekler) yasaklamaya yetkilidir." (kudret, cevdet, 1977, abdülhamit devrinde sansür, milliyet yayınları, istanbul, s.17)

pek çok islamcı yazar-çizer, otoriter/militarist modernleşmesiyle kemalizmi haklı olarak eleştirir de onun öncülü olan hamit yönetimini baba yadigarı gördüğü için toz konduramaz. halbuki devlet tarikatı içinde yolsuzluk yapanın, cinayet işleyenin, usulsüzlük yapanın ödüllendirildiği, distopik bir çizgi roman gibidir dönem. ilköğretim pedagojisinin güzellemelerine biat edeni enayi pilakisine çevirir. imkan olsa iktidarını sigortalatacak sultan, sultanın haraç memuru gibi bürokratlar, devlet yetkilileri size istediğini yapabilir, kısık bir ses bile çıkaramazdınız; armenouhie kevonian'ın tanıklıklara dayanan tarih eseri gülizar'ın kara düğünü'nde, hamit döneminde olsa da günümüzde de tanıdık gelebilecek böylesi bir arketipi işliyordu örneğin. sultana yakın musa bey, dört karısı olmasına karşın güzelliğiyle nam salmış gülizar isimli ermeni kızı, ermeni mahallesine baskın yaparak kaçırır ve onu kendi hanesine kapatır. kadın kendisini teslim etmeyince de döver ve işkence eder kadına (gülizar'ın bir gözü dayak esnasında kör olur.) peki katliamda, tecavüzde, cinayette rakiplerini geride bırakan bu musa bey'e sonrasında sultan hamit yönetimi ne yapar?, ona ödül olarak terfi verir, hamidiye alayları üzerine yetkili kılar. kıyam, tecavüz, baskı ve el koymayı devlet adına yapacak kişiye de ihtiyaç vardır zira. bir asırdan fazla zamandır imbikten süzdüre süzdüre bu mirastan arınamadık, ondan beslenenlerin mirasından arınabilmek için daha ne kadar zaman gerekecek?.

devamını okuyayım »
19.11.2017 14:20