ben

  • 499
  • 0
  • 0
  • 0
  • 8 yıl önce

insan hakları evrensel bildirisi

gunluk hayatimiza bugune kadar ciddi bir yansimasi olmamissa da insanligin genel gelisim tarihinde onemli bir adim oldugunu dusundugum bir bildirgedir kendileri. hukuku iktidarin yaptigi yasalara indirgeyen pozitivist hukuk okulu'nun olum ilani gibi geliyor bana. modern devlet'in ortaya cikisindan beridir(yaklasik 2 yuzyil mi demek lazim?) tu kaka edilmis olan tabii hukukanlayisi'na bir tur donus surecinin baslangici gibidir. yani ki insanin bir kulturel, politik ya da yasal aidiyetinden degil sirf insan dogmus olmasi sebebiyle hakkin ve hukukun konusu olduguna olan inanci "niyet" baglaminda da olsa imzaci devletlerin cok hosuna gitmese de tekrar gundeme getirmistir. yani sonuclariyla olmasa bile dogurdugu tartismalarla onemlidir. ama butun bu dediklerim de dort dortluk bir bildirge ve insanlik faaliyetine muhatap oldugumuzu dusundugum anlamina gelmiyor tabii ki. 200 yildir dunyanin her yerinde iktidar olan ve yonettikleri ustunde tarihteki en buyuk krallarin firavunlarin padisahlarin bile ulasamadigi bir mutlak gucun sahibi olan modern devlet(ler)in 20. yuzyilda sahneye koydugu en buyuk oyunculuklarindan biridir bu bildirge bir baska acidan bakinca. bu rol yapma ozelligiyle oskarliktir, dort yildizliktir.

ikinci dunya savasinin yikimiyla, insan haklari konusunda topu ele geciren sivil toplumsal taleplere karsi, modern devletin kayarak mudahale'si ve topu tekrar ele gecirmesidir. topu orta sut karisimi bir vurusla tribunlerin gundeminin arkasina asiran modern devletin bu hareketiyle epey zaman kazandigini yasayarak gorduk. evet bu kadar yil gecince anladik ki sayin bildirge insan haklarini simdiye, hayatimiza dair bir "sahici ve mutlak talep" olmaktan cikarip, muphem ve utopik bir "ideal" haline getirmistir. ayni demokrasi gibi. demokratlik iddiasi en bagnaz orgutlerden en kapali toplumlara, en kanli diktatorlerin konusmalarindan en ucuz parti bultenlerine kadar herkesin ileri surdugu bir iddiaydi. karsi olani pek gormedik. herkes demokrasiyi hedeflemisti ama iste kahrolasica ic ve dis gercekler bu canim teoriyi bi turlu fiiliyata dokmeye izin vermiyordu. butun bi yuzyili pencerelde demokrasiyi bekleyerek gecirdik. gelmedi. simdi bu deneyimlerime bakarak bu bildirgenin de islevinin insan haklarini herkesin mazaretsiz olarak su anda sahip olmasi gereken haklar olmaktan cikarip, "valla olsa iyi olur, insanlarimiz en iyisine layiktir. binaenaleyh bu hedefe ulasmak icin ne lazimsa yapilacaktir" tadinda bir "ideal hedefe" donusturmustur. ornegin bildirgenin (bkz: #336619) 25. maddesi. "herkes, beslenme, giyim, konut, tibbi bakim ve gerekli sosyal hizmetler dahil blah blah blah... (sosyal) guvenlik hakki vardir" cumlesi. bunlardan bir suru serpistirilmis. biz de okudukca ne dusunceli adamlar, neleri neleri dusunmusler" diye etkileniyor durmadan kalbimizde sukela butonlarina basiyoruz. bir an icin bu adamlarin tebasi oldugumuzu unutup titreyip ozumuze donup insan oldugumuzu hatirlayalim. bir insan gibi dusundugumuzde yukaridaki cumlenin ne kadar suslu olursa olsun bir gerceklikten cok bir "niyet" bir "ideal" oldugunu anlayabiliriz saniyorum. yani o cumledeki seyler elbette olmasi lazim gelen seyler ama tarih 1948, gerci o konularda bi degisiklik yok tarih 2003 diyelim ama "ya bu bildirge simdi herkese konut ver, sigorta verin, ucretli tatil gibi guzellikler olsun diyor. simdi hemen bugun bunlari verelim de sayin bildirgeye yamuk yapmis olmayalim" diye dusunen bir tane imzaci devlet var midir? yoktur. ne olmustur sonucta? bildirgeye gerceklesmesi zamana bagli ekonomik ve sosyal guvenlik hedefleriyle doldurularak, bildirgenin basinda bir yerlere serpistirilmis, insan'in bugun burada ve suanda sahip olmasi gereken vazgecilmez ve hicbir gerekceyle ihlal edilemeycek haklari(mesela yasam hakki, mesela insan bedeninin kutsalligi, iskence edilemezligi, dusunce inanc ve ifade ozgurlugu) gibi sivil ve politik haklarinin verilmesini de zamana birakilarak ahlaki zorlayicilik alaninin disina cikarilmasi saglanmis, "birgun gerceklesse iyi olacak" tadinda utopik bi ideale donusturulmustur. bu arada devlet'in topu tekrar ele gecirirken yaptigi faulu ise hakem ve tribunler gormedigi icin oyun devam etti.

devamını okuyayım »
29.12.2003 03:01