broken

  • 4109
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

üniversitelerarası kurul yabancı dil sınavı

sadece ankarada yapıldığı için önce canımı sıkmış ama daha sonra ulan her sınav ankarada olsun be dedirtmiştir. ankarada tek başıma 9 saat sıkılmadan nasıl gezdim onu ben de bilmiyorum, otobüsten iner inmez kalacağım otele yerleştikten 1 saat sonra kızılay'ın coşkun kalabalığına attım kendimi. harika bir cumartesi gecesi insanlar çıldırmış, kafeler barlar sokaklar ağzına kadar dolu, ama yarın üds var.. ulan nasıl içilmez ki? ankarada yalnız başına içmeyip ne yapacaksın? yok ya içmemem lazım, sabah uyanamam.. otele döneyim yoruldum, ama önce bi kahve..
-alo kıtır diye bi bardan bahsediyodun, nerde orası?
-haha tunalıya çıkıcaksın nerdesin şu anda?
-bilmiyorum
-etrafında ne var?
-şu var.. bu var..
-kızılaydasın hala, bak şimdi bla bla..
..yürü yürü bitmiyor kızılay, cadeddeki insanların da yarısına sorduktan sonra bardayım, evet kahve söyleyeyim şimdi, sade olsun..
-bi tane miller verir misin?
çakır keyif olarak 1 saat kadar sonra ayrılıyorum, taksiyle otele dönüş, hoop sabah kalk, sınava gir, ver, çık.
tekrar kızılaydayım, aynı şehirden gelip farklı yerlerde sınava giren diğer arkadaşlarla buluşyorum, daha otobüsün kalkmasına 6 saat var, kahve, yemek, kitap, cd alışveriş vs.. 2 saat daha geçiyor, arkadaşların otobüsü benimkinden önce kalkacak, onlar gidiyor.. ankarada 4 saat daha yalnızım.
-alo tenedos diye bi yer var diyodun nerde orası?
-bilmem ne camii'nin karşısında , kime sorsan gösterir.. haa unutmadan, gizemli süt iç.
-tamam,eyvallah
kafenin elemanlarından biri beni 20 yıllık arkadaşıymışım gibi karşılıyor, alt kata iniyorum, kalabalık, herkes grup halinde, bir gizemli süt, bir de cheese cake istiyorum. gazete, dergi vs.. derken 1 saat de orda geçiyor, gitme zamanı yaklaşıyor tekrar kızılay'a inip metroya binmem gerek. metroya doğru yürürken bir kafenin üst katına gözüm takılıyor, izmitten yakın bir arkadaşıma çok benzeyen birisi oturuyor.. o mu değil mi? telefon.. çaldır, telefona bakarsa odur, bu kadar. evet o, barış?? ama barışın yanında 5 tane ilahe var.
-abi ne iş?
-gençlik programı hesabı bu 5 sırp hatunu yanıma verdiler, kamptayız ben 1 haftadır ankarayı gezdiriyorum bunlara.
..ahh ah be otobüse 1 saat kala olur mu lan bu, adaletin bu mu dünya?
tanışıyoruz hepsinin isminin sonu a harfi ile bitiyor, ama sadece bir tanesinin ismi:
-hi. i'm milita, but not militia :))
..esprisi yüzünden aklımda kalıyor
-oh yea? :))
yea ya, sktimin salaa az önce üds den çıktın, nooldu? sen de yapsana espri, nooldu doktora bilmem ne? hatunları görünce dilin tutuldu di mi?
eğlenceli geçen 1 saatten sonra sırbistan'a da davet ediliyorum. "oraya gelemem, oralarda benim oymağımı skerler" cümlesini ingilizceye çevirmeye kasmamak için sadece "sure" diyip kıza tebessüm, barışa da küfür ederek mekandan ayrılıyorum. yol boyu "5 tane lan, 5 lan 5 beşş" diye sayıklayarak izmite dönüyorum..
ha sınav değil mi? üds den bahsediyorduk.
kazanmışım..

devamını okuyayım »