delican

  • 10125
  • 23
  • 1
  • 0
  • 6 gün önce

burun ameliyatı

senelerdir korkudan atlattığım ancak vakti ve iyi doktoru bulduğumda cesaretimi toplayıp yaptırdığım ameliyat.
burnumun üstündeki kemer ve de sağ delikteki tıkanma problemi nedeniyle daha önce babamın çalıştığı şirketteki pek çok kişinin burnunu düzelten doktorumuzun kapısını çaldık.babam "hocam kızlar buna pas vermiyor" diye bir espri yaptı, o da boş durmadı tabi "görüşücez onlarla".

doktor: op. dr. osman karaaslan (haseki hastanesi kbb klinik şefi)

5 gün sonra sabahın sekizi, özel çapa hastanesi'nde yatış işlemimizi yaptık. doktor bazı operasyonlarını orada yapıyormuş o zamanlar. odaya vardıktan sonra hemşirelerin biri gidip diğeri gelmeye başladı, kan tahlli, tansiyon ölçümü, ekg, odadan çıkmak bir yana, yataktan kalkmadan tüm tahliller yapıldı.
sonra anestezist geldi.tanıştık kendisiyle.ne yapacaklarını anlattı.rahatlattı bir nevi, ardından soru yağmuruna tuttu. o gittikten hemen sonra gelen hemşire ise kolumdan açılan kanülden iki koca şırınga dolusu bir ilaç zerketti.ameliyat sorası mide problemlerini engelliyormuş.daha önceki deneyimimde yaşadığım narkozdan dolayı kusma olayını hatırladım, rahatladım. ve sonra, odaya dalan bir hastabakıcı bana o malum lacivert elbiseyi giydirdirirken ben de boneyi taktım.
ardından doktorum geldi odama.servisteki hemşireye "yukarıya söyleyin, hazırlansınlar" dedikten sonra beni mahkum gibi duvara dikip burnumun fotoğraflarını çekti.sonra bana gönderecekmiş onları, hatıra olarak.espriler muhabbet derken kapıda yeşil örtülü bir sedye ve 3-4 kişi göründü.doktor "hadi beraber gidelim" diye elimden tuttu ve koridordaki sedyeye yol aldık.uzandıktan hemen somra koluma bir güzel sedasyon zerketti uzun boylu ve esmer ameliyat hemşiresi hatun, bu yüzden leylalaşan bir kafayla yola koyulduk iki kat yukarıya.ameliyat olacağım salon oldukça kalabalıktı.bıyıklı ve şen şakrak hastabakıcı beni masaya bağlarken "kaçmayasın diye yapıyoruz bunu hehehe" diye o oda kadar soğuk bir espri yaptı.sonra o esmer hemşire koluma serumu taktı ve bomba düzeneği gibi renkli kabloları olan elektrotları hazırlamaya başladı.bir başka teknisyen tepedeki lambayı burnuma doğru tutarken bende film koptu.

hastabakıcının "delican beey, delican beey!" sesiyle odada açtım gözlerimi, o odadan çıkalı 3,5 saat olmuş. annem, babam ve doktorum vardı odada.burnumda acayip bir bandaj, tampon ve dikiş destekli, kolumda ise ağrı kesici serum.akşama kadar babamın patronları, amcam v.b. geliyor, moral veriyorlar bana.sızıntı şeklinde kanama oluyor burnumda, ama akşam duruyor nihayetinde.hemşireler tansiyonumu ölçtü iki kez: 12/7, sonra yemek geldi, annem bana yedirdi çorba, patates püresi ve tavuğu.sonra tuvalete çıkıp bi güzel oooooh çekip saldım sintineyi.hemşireye de haber vermek lazımmış bunu. raporuma işleyecekmiş bu ilk sintinemi, çünkü narkozdan sonra önemliymiş bu ihracat.geceyarısı koluma verilen antibiyotik, ağrı kesici v.b. maddeden mütevellit serumla o korkulan ilk geceyi mışıl mışıl uyuyarak geçirdim.

sabah sekiz gibi odaya getirilen, o ilk günkü endişesini atlatan anneyle karşılıklı yapılan, çay, ekmek, zeytin, kaşar, beyaz peynir, domates, salatalık, reçel, bal ve haşlanmış yumurtadan oluşan keyifli bir sabah kahvaltısı (özel hastane olunca böyle oluyor).sonra hemşire bir serum daha takıyor.kahvaltının üstüne denk geldiğinden olsa gerek, başım döndü, sonra yatağa uzandım, geçti.2 saat sonra doktor geldi.burun deliklerinde pıhtılaşan kanları temizledi sonra "gidebilirsiniz" dedi.hemşirelerle ısmarlaşıp öğle saatinde evin yolunu tuttuk.

4. günü devirdim.hiçbir ağrı sızım yok.geceleri rahatça uyuyabiliyorum.silikon tampon nefes almamı sağlıyor.ilk gün morluklar ve şişlikler vardı suratımda ama 4 gündür öğleleri yaptığım buz kompresiyle bu sorun da ortadan kalkmışa benziyor.deniz suyu spreyi*, antibiyotikli pomad, antibiyotik ve ağrı kesicileri vaktinde kullanmaya özen gösteriyorum.yatıyorum, tv seyredip nette takılıyorum, akşamları terasa çıkıp serinlyorum, entryleri ve çevremden duyduklarımı görünce halime şükrediyorum.haftasonu tampon ve dikişler alınırken acı çekeceğimi biliyorum ama umrumda değil artık, varsın olsun be sözlük!

edit:haftasonuna varmadan aldırdım tamponları. önce vakumla kan pıhtılarını süpürdü doktor.tamponlar çıkarken tuhaf bir acı hissettim ama önemli değil, vıjjt diye çıkıyor bu silikon meretler, öyle zor zor zorlamıyor.
yalnız, dikişleri aldırırkenn hopladım biraz.

ama burnumdan bir yük kalktı resmen, nefes almanın tadına varmak hakketten de güzel.

edit büdüt:18. gün itibarı ile sargı, plastik destek ve de kalan 20 dikiş alındı.doktor öyle içlere girmiş ki dikişlerin alınması bile başlı başına bir operasyon oldu.deyim yerindeyse tir tir titredim sedyede.
ama bu da işin tuzu biberi.
artık nefes alabilen hokka gibi bir burnum var.

1 yıl sonra gelen edit:

geçtiğimiz gün doktorumun yanındaydım. yeniden fotoğraflarımı çekti. bu işi daha önce yapmamıştı, çünkü yüzümde şişlikler vardı, artık o problemim hiç yok. onunla arkadaş olduk adeta. hatta o gün kulak kirimi de temizlettim gelmişken. bir de serkan çağrı cd'si hediye ettim ona, klarneti pek seviyormuş, onun icrasını da çok beğenmiş çıktığı programlarda.

sonuç olarak,

bu ameliyat sayesinde geçen süre itibarı ile,
-ilk kez bir kışı nezle olmadan geçirdim,
-daha rahat nefes alır oldum,
-aynaya daha çok bakar oldum,
-insanların bana olan bakışı bir nebze olsun değişti,
-iyi bir doktor tanıdığım oldu,
-ayrıca ilk defa bir sevgilim oldu, geçen gün eski fotoğraflarıma rastlamış, "çok çirkin görünüyomuşsun" deyiverdi.

kıssadan hisse:
eğer sağlık sorununuz da var, iyi de bir doktorunuz varsa yaptırın, kurtulun efem.

devamını okuyayım »
19.07.2010 16:21