kalemdefter

  • 1757
  • 12
  • 6
  • 0
  • 3 gün önce

bir ortaçağ kenti ankara

iç anadolu bölgesi insanının demografik özelliklerinin tamamının küçük ölçekli bir yerde birleşimi sayılabilecek bu kent, kendine özel mimari dokusuyla dikkat çeker. geçimini çoğunlukla solitaire üzerinden sağlayan kentin hatırı sayılır bir bölümü profesyonel fotoğrafçıdır.
kentin büyük bir bölümü dindardır. özellikle pazar ayinlerini hiç kaçırmayan bu kesim, ibadethane olarak belirlenen avmleri korumak, geliştirmek ve içinde turlamak suretiyle paranın dinine hizmet etmek için eline geçen tüm fırsatları değerlendirir.
kentin hafta içi ve hafta sonu yaşamı farklıdır. pazar günleri sadece rocker cemaatlerin dışarıda bulunduğu, sınırlı, karanlık bölgeler vardır.

kentin çoğunun kutsal kabul ettiği ortak şeyler, aynı zamanda ekonomik döngünün önemli bir parçasıdır.

simit , çay ve dönerden oluşan kutsal nesneler onları tüketenleri iç huzuruna eriştireceği düşünüldüğünden kentin hemen her yerinde odaktadır.

metroda, çiğnenirse uğur getirildiğine inanılan sarı çizgi kentin batıl inanışlara düşkünlüğünün net göstergesidir. bu çizgi, insan aklının etrafına çevirilmiş bir çit gibidir.
kentin, aklının sınırlarının bir çizgisi vardır ve bu çizgiyiyse kimse geçmez.

bazıları, kentin kirli olmasının nedeninin, bir devin kulaklarını temizlemek için oraya tepilmiş pamuğun üzerine kurulu olmasına dair hikayeler anlatır. bu, dünyanın öküzün boynuzlarında dönmesine benzeyen hikayeyi çağrıştıran, bölgesel bir hikayedir.
çıkıp dünya dönüyor derseniz "ama ankara dönmüyor" cevabını alırsınız.

insanlar çokça çiftleşiyor ama bundan daha çok çiftleşmek hakkında konuşuyor ve ilkel biçimde kurlaşıyorlar. bitkiye tahammülleri yok ve yere sadece çöp atmayıp balgam çıkarırsanız daha ruhani bir kişiliğe büründüğünüze inanılıyor.

kentte alimlik yalnızca para kazanıyorsanız alabildiğiniz bir sıfat. tv'den kapalı bir yayın yapılıyor ve herkesin aslında her şeyi bildiği, okumaması gerektiği, sadece itaat etmesinin iyi olduğu, kitaplarınsa fotoğraflarının çekilmesinin sevap olduğu yaygın bir inanış.

okumadığınız kitaplar üzerinden ahkam kesmenin şehri ankara. ankara'yı tanımayan bazı yazarlar burada bile bu kitabın satacağını düşünüyorlar oysa ankara, kentin her yerine kurulmuş üniversiteleriyle konunun en belirgin örneği olabilecek bir ortaçağ kenti.

asfalt kutsal sayılıyor ve bir yere asfalt döken belediyeler sanki işleri bu değilmiş ve bu bir marifetmiş gibi "asfaltınız hayırlı olsun" yazıp çeşitli bıyıklı amcaların fotoğraflarını koyuyorlar.
asfalta erişim hakkı, kentin ruhban sınıfında bile pek az insanın erişebildiği bir güç.

ankara, ticaret merkezi olmuş bir ortaçağ kenti. ancak insanların evlerinden çıkmaları gereksiz olduğu için metro seferleri gece 23:00'da sona eriyor. ayrıca kentte akşam olunca da gidip kahve içebileceğiniz bir yer bulamıyorsunuz, öyle yerler tenhalaşıyor ve hayaletler beliriyor. akşam olunca barlar kalabalıklaşıyor ve oralarda da sekse giden yolda söylenen yalanlar adlı kitabın hafızları, ezberden bu metinleri okuyorlar. insanlar bunun bir ritüel olduğunu biliyor, yani bu sözlerin gerçek olmadığının farkındalar ama duymaktan hoşnutlar.

yağmuru herkes seviyor ve kentin bazı bölgeleri yağmurda suyu toplayan havzalardan oluşuyor. su kutsal sayılıyor.

sigara içmek insanların dini inanışının önemli bir parçası. banka atmlerinin önünde, otobüs duraklarında, normalde sigara yasağı olan alanlarda bunu yapıyorlar ve herhangi biri tepki verdiğinde onu korkutmak, tehdit etmek gururlandırıcı bir olay. bu yüzden aileler çocuklarını böyle yetiştiriyor.
bir grup aktivist sigara yasağı olduğu halde buna uymayan bazı kafelerin listesini yapmaya çalıştılar ancak hayatlarını tehlikeye sokacağı için vazgeçtiler.

kentte doğalgaz kuyrukları oluyor. bu kuyruklarda çekilen çilenin insanlara uhrevi bir zenginlik verdiğine inanıldığından kimse rahatsızlık duymuyor ve kuyruklar uzayıp gidiyor.

kent, yeni yöneticilere açık değil. kenti yöneten hanedan çok uzun yıllardır aynı. yöneticiliğin babadan oğula geçtiğini düşünüyorlar ve ankara halkı da bunu benimsemiş durumda.

dolmuşçular taşımacılığın bel kemiği durumundalar ve şehrin kültür seviyesinin en üst limitini belirliyorlar.

kısacası, harikulade bir ortaçağ kenti ankara. dokusu hiç bozulmamış.

edit: metro seferleri 24:00'a uzatıldı. belediye bu düzenlemeyi yapmadan önce, yani önce 23:00'a çekmeden önce 00:30'du kızılay'dan son sefer.
ölümü gösterip sıtmaya razı ettiler.

devamını okuyayım »